Skip to: site menu | section menu | main content
KONUYA GİRMEDEN ÖNCE BAZI MAİLLERİ OKUYALIM:
İŞTE SON GELEN TEŞEKKÜR MAİLLERİNDEN BİRİSİ AŞAĞIDA
AKCİĞER KANSERİNDEN ATABAY
GÜVELOĞLU 3 YIL ÖNCE AŞAĞIDAKİ BU HASTANIN DA HAYATINI KURTARDI
----- Original Message -----
From: Dursun Aydın
To: 'Atabay Güveloğlu'
Sent: Tuesday, November 28, 2006 1:31 PM
Subject: RE: Akciğer Kanseri
Atabay Bey Merhaba,
Babam sizin hastanızdı, umarım hatırlarsınız. 3. iki aylık yani 6 aylık
tedavisini tamamladı. 2-3 günlük ilaçları kaldı. Akciğer kanseri idi. Şu an
durumu gayet iyi ama sanırım daha önce ameliyat olduğundan dolayı çabuk
yoruluyor. Tümör ilaçlarınızla kaybolmuş. Kilo aldı göbeği bile çıktı, kendisini eskisinden
daha sağlıklı hissettiğini söylüyor. Hocam bizim bundan sonra yapmamız gereken
nedir, nelere dikkat etmemiz gerekir. Bilgi verirseniz sevinirim. Bu arada
tavsiye ettiğim ve sizin ilaçlarınızı kullandıkları arkadaşımın kayınvalidesinin
karaciğerindeki kitle de iki ayda bayağı küçülmüş, doktoru bile şaşırmışlar.
Not: Ameliyat sonucunda iyileşeceğine lenf bezlerine de bulaşma olmuştu.
Hocam çalışmalarınızda başarılar
dilerim,Allah razı olsun, teşekkür ederiz
Oğlu Dursun AYDIN
AKCİĞER KANSERİNDEN KURTULUŞ ÖYKÜSÜ VE TEŞEKKÜR MAİLİ
----- Original Message -----
From: gonul incefikir
Sent: Friday, June 05, 2009 12:37 AM
Subject:
TEŞEKKÜR MAİLİMDİR
Merhaba hocam.Ben Adana'dan Sinem Boğa.
Bundan iki yıl önce anneme akciğer bronş kanseri teşhisi kondu.Adana'da
gitmediğimiz doktor kalmadı.Gittiğimiz tüm doktorlar annemin en fazla 9 ay
yaşayabileceğini kanserin olduğu bölgenin çok riskli olduğunu ve ameliyat olma
şansının bile olmadığını söylediler.Ben çaresizlik içinde başka yollar ararken
sizi karşıma Allah çıkardı.Bana verdiğiniz özel bitkisel ilaçlarınızla annem
günden güne iyileşti kendini toparladı ve kitle küçülmeye başladı daha sonra
doktorlar bile bu duruma şaşırdılar ve ameliyat olma şansı olmayan annemi
ameliyat ettiler.Ankara Atatürk sanatoryum hastanesinde ameliyatını yapan
doktorumuz bile bu kitlenin kemoterapi dahi görmeden bu kadar küçülmesine çok
şaşırmıştı.Doktor Atabay beye teşekkür maili göndermişti.Annem şu anda gayet
iyi sağlığından yana hiçbir şikayeti yok.önce Allah'ın sonra sizin sayenizde
kurtuldu annem.Benim hayatta ondan başka kimsem yok annemi iyi ettiğiniz için
size minnettarım.Allah sizin gibi bilim adamlarını başımızdan eksik
etmesin.Ayrıca benzeri kanserli insanlara hem telefon numaramı hem de ev
adresimi verebilirim isterlerse buyursunlar gelsinler annemi nasıl özel bitki
özlerinizle iyileştirdiğinizi bizzat görsünler..Size ne kadar teşekkür etsem
azdır.Minnettarlığımızı belirtir, başarılarınızın devamını dilerim...
Telefonum:0542 239 51 90
VE BAŞKA BİR BAŞKA İYİLEŞME ÖRNEĞİ...
AKCİĞER KANSERİ İDİ :
Adı: Reşit Akçan Tel:0532 414 22 26
Em. Emniyet Baş komiseri. 50 yaşında . Şu anda Denizli'de kalıyorlar.
Görev başında iken 2005 de şiddetli öksürük ve halsizlikler sonucunda yapılan
muayenelerden sonra
Akciğer kanseri tanısı konulmuş.Ağır KT ler görmüş ama ancak 6 ay gibi kısa bir süre zaman
sonra hastalık atılıma geçmiş.Kötüye giden ve adım adım ölüme yaklaşan
Emniyet Amiri Reşit Akcan alternatif tedaviler aramaya başlamış. Ününü duyarak başvurduğu Atabay Güveloğlu'nun
hazırladığı bitki özlerini kullanmaya başlamış. Üç ay sonra durumu çok
olmuş. Yeni üç aylık iki dönem daha bu özel bitki özleri kokteylleri olan
ilaçları kullanarak kanseri hücre ve kitle bazında temizleyerek doktor
raporları ile sabit şekilde kurtuldu.
Şimdi dennizli'de 4 yıldır hiç bir sorunu olmadan sağlıklı yaşıyor.
Televizyonda yaptığı açıklamada Güveloğlu'nu ödü ve hayatının borçlu
olduğunu açıkladı. Refik bey ve ailesi ünlü Herbalist Atabay
Güveloğlu'na minnettar...
![]() |
| Akciğer kanserinden kurtardığımız Emniyet Amiri Refik bey,eşi Türkan hanım ve Denizli'de Avukat olan kızı Seçil hanım, Güveloğlu'na teşekkür için geldiklerinde.2006 |
MEHMET COŞKUN DA AKCİĞER
KANSERİNDEN KURTULDU
Afyon' da oturan 60 yaşındaki emekli Mehmet
Coşkun'a Eylül 2006 yılında AKCİĞER KANSERİ tanısı konuldu.Bu hastalıktan
kurtulan olmadığı için aile yıkıldı.Doktorlar kemoterapilerle bir yıl kadar daha
yaşayabileceğini belirttiler ve kemoterapilere başladılar.Arada yapılan
kontrollerde tümörün küçülmediği görüldü. Belçika'da gurbetçi olan oğlu Kadir
bey, Türkiye'de, Adana'da olan Herbalist Atabay Güveloğlu'nun bitkisel ilaçlarla
kanser tedavilerindeki başarısını duyarak Güveloğlu'na başvurdu.Ocak 2007 de
kemoterapileri keserek Güveloğlu'nun bitki özleri ilaçlarına başlattılar
hastayı.3 ay sonraki MR da tümörün yarı yarıya küçüldüğünü gördüler.İkinci üç
aylık kürü alarak başlattılar ve 6 ayın sonundaki raporlarında akciğerlerde ve
tüm vücutta en küçük bir kanser belirtisi kalmadığını gördüler.Doktorları da
şaşkınlığa uğratan bu tedavi ile Mehmet Coşkun beyin de hayatı kurtuldu.Tüm aile
Güveloğlu'na minnettarlar.
From: Kadir Cosgun
Sent: Monday, September 08, 2008 2:30 AM
Subject: Akciğer kanserinden kurtulmuş bir hastanın oğlu
Selamun aleykum Atabay abi, ben akciğer kanserinden kurtardığınız Mehmet Coşkun'un büyük oğlu Kadir. Öncelikle sana ve bütün ekibine hayırlı ramazanlar dilerim ,.Diyeceğim şudur ki, şu an ben Belcika'dan yazıyorum size. Babam halen Afyon Emirdağı' nda kalıyor. Ekim ayının başında Allah nasip ederse Belçika' ya yanımıza gelecek, yani Emirdağ'daki evimizde kimse kalmayacak. Bizi referans olarak arayan vatandaşlardan telefon ev numaramız olan telefona kimse çıkmayacak.Sizden isteğim Belcika' daki ev telefon numaramizda ilanin yanına eklenmesidir.(.......) Atabay abi şimdiden ramazan bayramınız mübarek olr görüşmek dileğiyle Kadir Coşkun,
AKCİĞER KANSERİNDE TIBBİ TEDAVİLER
HER ZAMAN FİYASKO İLE BİTMEKTEDİR. AŞAĞIDAKİ GİBİ...
----- Original Message -----
From: "Bulent TUZCU"
Sent: Monday, February 16, 2009 11:02
Subject: AKCİĞER KANSERİ BEYİNE METASTAZ
Merhabalar ben Trabzondan yazıyorum.
Babam 62 yaşında 2006 subat ayında Adenokarsinom CA tanısı ile sag
akciger üst lobektomi ameliyati oldu.Ameliyat sonrasi radyoterapi ve
kemoterapi ye ihtiyac olmadigi,ameliyatın gayet basarılı olduğu ve 6
ayda bir kontrollerimizi yaptirmamız gerektiği söylendi.Babam bu
hastalıktan o kadar etkilenmiştiki her ay doktora gitmeye
başladık.Doktora gidince iyi olacağını söylüyordu.2007 temmuz ayında
babamın konuşmasında ve yürümesinde değişiklik olduğunu farkettik.Yapılan
kontroller sonucu beynin sol tarafına metastaz dolayısıyla tümör oluşumu
saptandı.Ameliyat ile tümör alındı radyoterapi ve kemoterapi tedavisi
yapıldı.Yapılan tedaviler sonrası babamın durumu gayet iyi olmaya
başlamıştı.Hatta araba bile kullanıyordu. 2008 Aralık ayında yapılan
kontrol sonucu kanser illetinin peşimizi bırakmadığı bu seferde beynin
sağ tarafına metastaz yaptığı anlaşıldı. Doktorumuz tümörün küçük ve
derinde olduğunu bu yüzdende bize gama knife yaptırmamızı tavsiye
etti.26 Aralık 2008 de İstanbul da Gama Knife yaptırıp Trabzona döndük
beklemeye başladık. Herhalde etkili olmamıştı 11 Ocak 2009 da babam
fenalaştı ve yoğun bakıma yatırdık. 27.01 de yoğun bakımdan çıktık
Doktorumuz tümörün derinde olduğunu ve ameliyatın riskli olduğunu
söyledi. Bekliyoruz.Nereye gidiyoruz, Ne yapmadık,Ne yapacağız
bilmiyoruz. Bizi bilgilendirirseniz seviniriz.
saygılarımla
Bülent TUZCU
KEMOTERAPİ
FİYASKOSUNA BİR ÖRNEK VAKA DAHA..
----- Original Message -----
From: şirin giyik
Sent: Sunday, February 08, 2009 7:27 PM
Merhaba Atabay Bey.
Benim anneme 1,5 yıl önce kolon ca teşhisi kondu ama erken evre olduğundan çok fazla korkmadık.Ameliyatla kanserli bölge(7cm) alındı.Ve kemoterapiye başlandı.Fakat kısa bir süre sonra akciğerde (sıçrama) metastatik bir durum saptandı ve bu defa akciğere yönelik kemoterapi verildi.Ancak uzun süredir kemoterapi almasına rağmen akciğerdeki kitlenin küçülmediği ve aksine büyüdüğü görüldü.Tıptan umut yok.Size nasıl ulaşabilirim.Yardımcı olursanız çok sevinirim.
----- Original Message -----
From: temiz@gazi.edu.tr
Sent: Thursday, June 18, 2009 1:23 AM
Subject: Akciğer kanseri
Sayın Hocam,
Ben Gazi Üniversitesinde Araştırma Görevlisiyim. Annem 55 yaşında sigara
kullanmamış ancak 35 yıldır pasif içicidir. 3 ay kadar önce nefes darlığı
şikayetiyle gittiği doktor sağ akciğer orta lopta kitle tespit etti.
bbronkoskopi ile yapılan 2 biyopsi sonucunda kesin sonuç alınamadı. Göğüs
cerrahı doktorumuz kitlenin %95 ihtimalle kötü huylu olmadığını kolay bir
operasyonla alınması gerektiğini söyledi.
15 haziran 2009 da yapılan ameliyattan sonra kitlenin tamamını alamadığını,
lenflerle birlikte bütün sağ akciğerin hasta olduğunu gördüğünü dolayısıyla
> kitlenin ve lenflerin bir kısmının patolojiye gönderilmek üzere alındığını
söyledi. Patoloji raporuna göre tümörün malign (yani kötü huylu) olduğu ve
metastatik karsinoma (diğer organlara yayılma eğilimli)olduğu anlaşıldı. 1 hafta
içinde nükleer tıpa gönderip diğer organlara yayılma olup olmadığını
tetkik etmemiz gerektiğini söyledi. Tetkikler sonucunda 3 aylık bir kemoterapi
ve ardından sağ akciğerin alınması gerekebileceğini belirtti. Bu durumda, sizin
ilaçlarınızı kemoterapiye başlamadan önce mi sonra mı kullanmamız faydalı olur?
Annemin bu hastalıktan kurtulması mümkün mü? Pozitif bilimin günümüzde bu
hastalıkla mücadelede pek başarılı olamadığını biliyorum. Kemoterapinin
genellikle hastaların yaşam süresini çok kısa bir süre uzatabildiğini
ancak verdiği sıkıntının ve hasarın yaşam kalitesini yok ettiği de
bilinmektedir.
Sizin İlaçlarınızla kemoterapiye gerek kalmadan veya kemoterapinin olumsuz
etkilerini ortadan kaldırarak annem bu hastalığı yenebilir mi?
Lütfen bize ALLAH rızası için yardımcı olun.
Saygılar sunar, Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Telefonum: 0 544 391 9633 beni çaldırırsanız ben sizi geri ararım.
R.T.
Gazi Üniversitesi
Ticaret ve Turizm Eğitim Fakültesi
Araştırma Görevlisi
----- Original Message -----
From: "yeşim akgedik"
To:
Sent: Thursday, November 02, 2006 6:12 PM
Subject: küçük hücreli akciğer kanseri!
Sn.Atabay GÜVELOĞLU
AFYON'dan saygılar, 2 gün önce kız kardeşim size küçük hücreli akciğer kanseri olan babamla ilgili fax göndermişti. Sizden cevap gelmesini bekliyoruz. Kendim ecz.'yım aynı zamanda 10 yıldır alternatif tıpla yakından ilgileniyorum. Bir doğal ürünler firmasıyla,çalışıyorum.
Sizin tedavi ettiğiniz Reşit AKÇAN beyefendi ile telefonla görüştüm. Onunda küçük hücreli akciğer kanseri sayenizde yendiğini öğrendim. Sizden övgüyle bahsetti. Çalışma ortamınızın mükemmelliğinden söz etti. Çok yoğun olduğunuzun bilincindeyim. Babamız için sizden yardımcı olmanızı istiyoruz. Şu an İZMİR TEPECİK
HASTANESİNDE tedavi görmeye başlatıldı. 2 Kez kemoterapi aldı. Bu mesajımıza en kısa zamanda cevap verirseniz bizi çok mutlu edersiniz.
Bu arada eşim MERSİN'Lİ ve kendisi maden mühendisi MERSİN'DE ve TÜRKİYE'DE hatta dış ülkelerde başarılarınızı duymuş ve sizinle en kısa zamanda irtibata geçmemizi istedi. Babam 53 yaşında emekli okul müdürü yardımcısı.
SAYGILARIMLA;
TÜLAY AKGEDİK
VE BİR DOKTOR HANIM BABASININ AKCİĞER KANSERİ İÇİN GÜVELOĞLU'NA YAZIYOR.KLASİK TIP'DA AKCİĞER KANSERLERİNİN KALICI TEDAVİSİ YOKTUR.
BU ÖRNEK MAİLİ AŞAĞIDA OKUYUNUZ...
----- Original Message -----
From: "semra uygur"
To:
Sent: Saturday, August 19, 2006 6:59 PM
Subject: Babamın akciğer ca sı hk.
Mailimi okuduğunuz için çok teşekkürler ve yaptığınız işe saygı duyuyorum sizden bilgi alabilmek istedim
çünkü dr dan durum kötü dışında hiçbir şey duyamıyorum ve ben meslektaşlarım yüzünden çok sorun yasadım. Hipokrat yemininin günümüzde ne hale geldiğini biliyorum cevap verirseniz çok mutlu olacağım.
Bana
zaman ayırdığınız için teşekkürler sizi rahatsız ettiysem tekrar özür dilerim ve
başarılarınızın devamını dilerim.
AKCİĞER KANSERİ İDİ
Adı:Sevgi Sibel Aktürk:-Öğrenci Payas-İskenderun-Hatay'da kalıyorlar.
Hastalık ve iyileşme öyküsü:
Küçük Sevgi henüz 4 yaşında iken bu amansız hastalığa yakalandı. İskenderun Demir Çelik Fabrikası yanındaki evlerinde, kirli havanın etkisi ile olduğu sanılan akciğer kanseri hastalığı için Adana ÇÜTF Balcalı Hastanesi çocuk onkoloji servisinde yatırılarak aylarca ve defalarca kemoterapi görmesine karşın durumu her gün kötüye gidiyordu. Burada ümit kesilmiş iken annesi Melek Öztürk, Milliyet Gazetesi'nin birinci sayfasındaki bir haberde Herbalist Atabay Güveloğlu'nun bitki özleri ile kanser tedavisindeki başarısını okuyarak çocuğu hastaneden çıkartıp eve götürdü. Normalde hasta ile görüşmeyen Güveloğlu'na ulaşarak dosyasını gösterip yardım istedi. Güveloğlu'nun hazırlayıp verdiği ileri düzeydeki çalışmaların sonucu olan bitkisel reçeteyi 4 ay kullandırarak diğer kanser hastalarında olduğu gibi,tüm kitlelerin mucize bir şekilde tamamen temizlenmesini sağladı. Kanserden kitle ve hücre bazında kurtulan bu çocuk o günden bu yana hiç bir ilaç ve tedavi görmedi. İki yıl sonra, çocuğun nasıl olup da kurtulduğunu soran gazetecilere hastanedeki doktoru "Bizim tedavimizle iyileşmiş olabilir" deyince gazeteciler "Peki böyle kurtulmuş başka hiç bir hastanız var mı?" dediğinde doktor arkasını dönüp gitti...
Klasik tedavilerle kanserin bu şekilde türleri asla iyileşemez. Çok yeni vakalarda kemoterapinin etkisi ile tamamen temizlenmiş vakalar vardır.Ancak bir genelleme olarak kanserin çaresi yoktur.Tümör ve kanser hücrelerini kemoterapi ile zehirleme veya radyoterapi ile yakma yöntemleri ise ancak hastanın ömrünü belki biraz uzatabilir.Kanserden klasik tedavilerle iyileşerek on yılı doldurmuş örnek bir vaka tıp tarihinde yoktur. Oysa, koma halinde hastaneden çıkartılan bu ümitsiz ama şanslı çocuk, Güveloğlu'nun benzersiz bitkisel ilaçları ile kurtuldu ve şimdi 12 yıl sonra ve 18 yaşında bir genç kız olarak sağlıklı yaşıyor.Çocuk 4 aydan sonra bitkisel veya kimyasal,hiç bir ilaç kullanmadı.Çünkü tam olarak iyileşip kurtulmuştur.
Tüm ailesi çocuklarının hayatını kurtaran Güveloğlu'na minnettar...

| Sevginin Güveloğlu tarafından kurtulmasının haberi o günlerde Milliyet gazetesinde haber olmuştu. |
GÜVELOĞLU 25 YILDA, BU TÜR AKCİĞER KANSERLERİNDEN YÜZLERCE HASTANIN BU ŞEKİLDE BİTKİ ÖZLERİ KOKTEYLLERİ İLE HAYATINI KURTARMIŞTIR. BU HASTALIKTA, TÜRE GÖRE BAŞARI ORANI % 50-70 DİR.
BİR BAŞKA ÖRNEK VE
GÜVELOĞLU'NUN YANITI
----- Original Message -----
From:
mirac-@hotmail.com
Sent: Saturday, January 10, 2009 1:33 PM
Subject: Akciğer kanseri
iyi günler Atabay bey.
01.01.2009 'da ilk kemoterapisine başladılar. 3
hafta sonra tekrar randevumuz var.
babamda karaciğerden dolayı sarılık var.
sarılık nedeniyle bir profösör( Şifa hastanesi
İzmir) babamı tedavi etmedi. bizde Ege Ünversitesine yatırdık. oradaki
doktorumuz %50 iyileşme sansı var ama tedavide hastayı kaybedebiliriz dedi.
ama kemoterapiden sağsalim çıktı. şuan evde. doktoru karaciğerini fazla
zorlamayalım diye ağrı kesici vermedi. sadece asist ve bağırsak çalıştırıcı
şurup verdi.
ben doktorundan habersiz reishi mantarı
veriyorum.(ne kadar doğru bilmiyorum ama bir ümit işte) . doktoru bitkisel
bir şey uygulamayın özellikle keten tohumu ve ısırgan otu gibi şeyler
hastayı karaciğer komasına sokarsınız dedi. korkuyorum biraz aslında
bitkisel bir şeyler vermekten. ama bu hastalıktan kemoterapiyle kurtulabilir
mi bilmiyorum.
bir tanıdığımdan sizin web adresinizi aldım ve
inceleme şansı buldum. mailler de hastaların iyileştiği yazıyordu.
sizden yardım istiyorum. bu hastalıktan babam
iyileşebilir mi. bilgi verirmisiniz.
herşey Allah'ın izniyle olur. böyle düşünüyorum.
ne derlerse desinler ben iyileşeceğini düşünüyorum. sizinle irtibata geçmek
istiyorum.
Merhaba,
Geçmiş olsun.Akciğer kanserinde, abartısız dünyanın en
başarılı bitkisel ilaç tedavisini uygulatıyorum.Ancak bu vaka maalesef
ilaçlarımıza yanıt vermeyecek bir aşamaya gelmiş.Bu durumun geri dönüşü
olmaz..Allah yardımcısı olsun.
Reisi kırmızı mantar tamamen bir aldatmacadır.Kanser
üzerinde hiç bir iyileştirici etkisi yoktur.Sadece kanserden koruyucu
besinler arasındadır o kadar.İnsanları kandırıyor sahtekarlar.Keten
tohumu ve ısırganın kanser tedavi edici etkisi doğrudan olmasa da hiç ama hiç
bir yan etkisi yoktur.Ölüm kalım savaşı veren vücudun çeşitli organlarına
olumlu şekilde yardımcı olan bitkilerder bunlar.O doktor yalan
söylüyor.Onkologlar dünyanın en sahtekar doktorlarıdır asla inanmayınız.Adları
zater "öldüren doktorlar" a çıkmıştır onkologların.
Bu durumdaki hastaya maalesef hiç bir şekilde yapacak şey
yoktur.Yardımcı olamadığım için üzgünüm.
Saygılar.
Atabay Güveloğlu
Babama 15 gün önce küçük hücreli akciğer kanseri teşhisi koydular. 4.
evresiymiş. kanser karaciğerine ve omiriliklerine sıçramış.
![]() |
![]() |
AKCİĞER KANSERİ HAKKINDA KALASİK TIBBİ BİLGİLER AŞAĞIDADIR.
(Kanser uzmanı doktorların akciğer kanserlerinın tanımı ve tedavisi hakkında yazıları)
----- Original Message -----
From: ozgur suner
Sent: Tuesday, November 13, 2007 2:04 PM
Subject: AC cea-büyük hücreli
Sayın Atabay Güveloğlu;
Halen İstanbul'da bir devlet hastanesinde psikiyatri uzmanı olarak görev
yapmakta olan 7 yıllık bir hekimim..Sitenizin ve tedavilerinizin varlığından bir
arkadaşım vasıtasıyla haberdar oldum..Annem geçen sene aralık ayından bu yana
Akciğer Ca. küçük hücreli dışı-evre-4 tanısıyla tedavi görmekte olup uygulanan
kemoterapi ve radyoterapilerden herhangi bir somut yanıt alınamamış
durumdadır..2 aydır beyin metastazları saptanmış durumda olup beyinde 4 ayrı
odakta yerleşim gösteren kitleler ve kitle çevresinde ödem alanları
mevcuttur..Beyin metlerinin ortaya çıkmasıyla klinik tablosunda daha da bozulma
gözlendi ve halen her iki kolda güçsüzlük,titreme,baş dönmeleri,yürüme
güçlüğü,konuşmada peltekleşme gibi beyin ödemine de ait olduğu düşünülen
semptomları vardır.Çapa,Kartal gbi İstanbul'da onkoloji konusunda iyi olduğunu
düşündüğümüz hastanelerin ilgili birimlerine ve özel de çeşitli doktorlara
götürmemize rağmen şu an için ek bir tedavi önermeyeceklerini semptomatik
rahatlatıcılarla süreci gidebildiği kadar idare edeceklerini belirttiler..Yoğun
şekilde uygulanan Dekort enjeksiyonlarının yan etkilerini de
yaşamaktayız..Akciğerdeki kitle tespit edildiğinde mediasten komşuluğunda 3,5 cm
çapındaydı..Şu an için kitle 9-10 cm civarında ve vena cava invazyonu, sağa ana
bronşu oblitere edecek şeklide saran bir görünüm sergilemektedir.Kemik ve beyin
dışı diğer organ metastazları yoktur..Hastamızın bilinci açık, koopere
durumdadır..Olabildiğince aktarmaya çalıştığım bu sürece dair artık her tür
tedavi arayışına açık ve muhtaç bir durumdayız..Bir hekim olarak konuya ilginizi
rica eder,yapabileceğiniz,önereceğiniz her tür terkibi alıp uygulamaya hazır
olduğumuzu ifade etmek isterim..Yanıtınızı ve önerilerinizi zor bir durum
içerisinde beklemekteyiz..Önerileriniz ve ilginiz için şimdiden
teşekkürler..Saygılarımla
Dr.Ö. S.
Psikiyatri Uzmanı
YUKARIDA, BİR KANSER VAKASI İÇİN BİR DOKTORUMUZUN GÜVELOĞLUNA BAŞVURU MEKTUBU GÖRÜLÜYOR..
________________________________________
![]() |
![]() |
Akciğer kanserleri sik rastlanan ve önemli bir hastalık mıdır?
Tüm dünyada erkeklerde ve ayni zamanda dünyanın bir çok ülkesinde kadınlarda en sik rastlanan kanser türüdür. Bir çok kanser türünde giderek azalma söz konusu iken akciğer kanserine rastlanma sıklığı maalesef giderek artmaktadır. Tüm dünyada erkek ve kadınlarda halen en öldürücü kanser türüdür. Genel ölüm nedenleri arasında dünyada ikinci sırada yer almaktadır.
Akciğer Kanserinin sebebi nedir?
En iyi bilinen neden sigara içilmesidir. Bazı mesleklerde çalışma, hava kirliliği, radyasyon, genetik faktörler, beslenme alışkanlıkları gibi adi geçen diğer nedenlerin hiç birisi sigara ile mukayese edilecek kadar önemli değildir.
Ak toprak kanser yapar mı?
Ülkemizin bazı yörelerinde bulunan ak toprak, gök toprak olarak bilinen asbest veya zeolit içeren toprakla temas akciğer kanseri yapmaktadır. Duvar sıvama ve yer döşeme amaçlı kullanılan ve bebeklerin altına konan bu toprağın bulunduğu alanlarda yaşayanlarda akciğer ve akciğeri örten zardan köken alan kanserlere çok sik rastlanmaktadır.
Akciğer kanseri bir meslek hastalığı mıdır?
Evet. Bazen akciğer kanseri bir meslek hastalığı seklinde ortaya çıkar. Örneğin radyolog hekimler ve diğer radyasyonla çalışanlarda ve asbest sanayiinde çalışanlarda akciğer kanserleri çok daha fazladır. Asbest bir ses ve isi yalıtım maddesi olarak sanayide kullanılmaktadır. Bu iş kollarında (fren ve balata üretimi, gemi ve uçak sanayii, asbestli tuğla ve yapı malzemeleri üretimi gibi...) çalışanlarda akciğer kanserleri bir meslek riski olarak ortaya çıkmaktadır.
Akciğer kanserinin sigaradan olduğu kesin mıdır?
Kuskusuz. Sigara ile akciğer kanseri arasındaki sebep-sonuç ilişkisi doğru orantılıdır.Bir kişi sigaraya ne kadar erken yasta baslarsa, günde ne kadar çok sayıda ve ne kadar uzun süre sigara içerse, içtiği sigaradan ne kadar derin dumanı içine çekerse akciğer kanseri olma riski o kadar fazladır.
Sigara içmeyen akciğer kanseri olmaz mı?
Olabilir. Ancak bu, çok daha az rastlanır bir durumdur. Oysa, sigara içen bir kişinin akciğer kanseri olma riski içmeyene göre 13 ile 22 kat daha fazladır.
Akciğer kanserlerinin hepsi sigaradan mi oluşmaktadır?
Akciğer kanserlerinin %95' inde sebep sigaradır.
Önlenebilir kanser ne demektir?
Bazı hastalıkların -örneğin genetik hastalıklar gibi- nedenleri çok iyi bilinmez yada, bilinse bile bunlardan kaçınmak olası değildir. Oysa diğer bazı hastalıklar değiştirilebilir çevresel faktörlerle -mikroorganizmalar, beslenme alışkanlıkları, iş ve çalışma koşulları, hava kirliliği gibi- ilişkilidir. Bu faktörler kontrol altına alınabilir ve değiştirile bilirse hastalık önlenebilmektedir.
Akciğer kanseri olmamak için ne yapmalıyım?
Akciğer kanserleri sigarayla ortaya çıktığından önlenebilir kanser türü olarak kabul edilmektedir. Sigara kullanmamakla bir kişi akciğer kanseri olma olasılığını çok büyük ölçüde ortadan kaldırmış olmaktadır.
Akciğer kanseri irsi midir?
Ailede akciğer kanseri öyküsünün olması sigara içmemek için en önemli nedenlerden birisidir. Çünkü akciğer kanserinin ortaya çıkışında genetik faktörler de rol oynamaktadır. Amcanızın, babanızın, kardeşinizin akciğer kanserine yakalanmış olması eğer sigara içiyorsanız sizin için bir erken uyarıdır. Bu uyarıyı dikkate almazsanız sizin yakınlarınız da sizin yaşadığınız türden bir acıya hazırlıklı olmalıdırlar.
Hiç bir şikayetim yok. Yine de korkmalı mıyım?
Sağlıkla ilgili her hangi bir yakınmanızın olmaması çok güzel. Ancak, bu yanıltıcı olabilir. Bazen hastalık uzun süre kendini belli etmeden ilerleyebilmektedir. Sigara içiyorsanız korkmalısınız! Gerçekten sizi rahatlatacak bir sözü söyleyebilecek durumda değiliz.
Üç yıl sigara içip bıraktım. Kanser olma ihtimalim ne kadar?
Sigaranın kanser yapıcı etkisi uzun yıllar kullanıldıktan sonra kendini göstermektedir. Sigara içen bir kişi sigarayı kaç yıl içerse içsin bıraktıktan sonra akciğer kanseri olma riski giderek düşmekte ve 5-10 yıl içerisinde hiç içmeyenlerle ayni oranda risk taşır duruma gelmektedir.
Akciğer kanserinin belirtileri nelerdir?
Tüm kanserlerde olduğu gibi kilo kaybı, halsizlik, iştahsızlık yanında; öksürük, balgam çıkarma, kan tükürme, göğüs ağrısı, nefes darlığı, hırıltılı solunum gibi akciğerlerle ilişkili yakınmalar olabilir. Bunlara bazen kanserin diğer organ ve dokulara yayılmasına bağlı olarak vücudun değişik alanlarında ağrılar, yutma güçlüğü, bas ağrısı, görme, denge bilinç bozuklukları vs gibi bir çok farklı şikayetler eklenebilir.
Bunların hepsinin birlikte olması gerekli midir?
Hayır. Bazen hiçbirisi bulunmayabilir veya bir ikisi bulunabilir. Bazen de bu yakınmalar vardır ancak, hasta akciğer kanseri değildir. Bu belirtilerin hiç biri kansere özgül değildir.
Ne zaman doktora gitmeliyim?
Eğer uzun yıllar sigara içiyorsanız, yasiniz 40' in üzerindeyse ve yukarıdaki yakınmaların biri veya bir kaçı mevcut ise hekime başvurmanız ve akciğer kanseri bakımından değerlendirilmeniz önerilir.
Akciğer kanseri nasıl teşhis edilir?
Yukarıda bahsedilen belirtilere sahip bir kişinin öncelikle göğüs röntgeninin çekilmesi ve balgam incelemesinin yapılması ilk adimdir. Bunu bronkoskopi ve bilgisayarlı tomografiler vd tetkikler izler.
Bronkoskopi nedir?
Ağız veya burundan ince ve bükülebilir, ışıklı hortum veya rijit borularla akciğerlerimize kadar girilip solunum
yollarımızın içten gözlenerek muayenesidir.
Bronkoskopi ne ise yarar?
Solunum yollarında yerleşmiş hastalıkların teşhisi ve tedavisi için kullanılan bir yöntemdir. Hastalığın doğrudan görülebilmesine, hasta alandan biyopsi vb işlemlerin yapılarak teşhis konulmasına yarar.
Bronkoskopi sadece akciğer kanserlerinin teşhisinde mi kullanılır?
Hayır. Solunum sistemini tutan ve bilhassa solunum yollarında yerleşen bir çok hastalığın teşhisinde rutin olarak kullanılmaktadır.
Bronkoskopinin tehlikesi yok mu?
Hayatimiz boyunca attığımız her adımın, yaptığımız her isin bir riski vardır. Trafiğe çıkmanın, uçağa binmenin, yüzmenin ve daha yapageldiğimiz nice işin taşıdığı risk bronkoskopinin risklerinden az değildir. Bronkoskopi ve bilhassa bükülebilir cihazlarla yapılan bronkoskopi güvenli muayene yöntemlerinden birisidir. Dikkatli çalışıldığı sürece ciddi bir sorunla karsılaşma olasılıği son derece düşüktür.
Bronkoskopi sırasında çok acı çekilir mi?
Bronkoskopi öncesinde hastaya anestezi uygulanır. Yani ağrı, öksürük, bulantı hislerinin uyanmasına mani olmak üzere solunum yolu boyunca geçici süre uyuşma sağlayan bir ilaç nefes yoluyla hastaya verilir. Bu işlem usulüne uygun olarak yapılırsa hasta ağrı, acı çekmeden bronkoskopi yapılabilir.
Akciğer kanseri bir kaç çeşit midir?
Akciğer kanserleri farklı hücre tiplerine göre gruplandırılır. Her türün seyri, tedaviye cevabi, farklıdır. Tedavi planlanırken kanserin türü de bilinmelidir. Hastalığın ağırlığı da türüne göre farklılık gösterebilir.
Bronkoskopi yapılan kişilerde bazen sonradan kanser çıkıyor mu?
Böyle bir şey asla doğru değildir. Bronkoskopi yapılan kişilerin bir kısmında zaten kanseri teşhis için bu işlem yapılmaktadır. Dolayısıyla bronkoskopi yapılan kişilerin bazısına kanser teşhisi konması bronkoskopi yapıldığından değildir. Bilakis, kanser olduğu düşünüldüğünden bronkoskopi yapılmıştır.
Akciğer kanseri teşhisi konan hastaya ne yapılmalıdır?
Öncelikle kanser olduğu mutlaka biyopsi ile kesinleştirilmelidir. Sadece muayene veya röntgenlerine bakarak kanser teşhisi konamaz. Bunu takiben, kanser tipi belirlenmelidir. Bundan sonra ise kanserin büyüklüğü, yerleşim yeri, yayıldığı diğer bölgeler araştırılmalıdır. Bu işlemlere evreleme diyoruz. Son olarak hastanın direnci, günlük yaşamını devam ettirirken sahip olduğu performans tayin edilip, hasta ile konuşarak tedavi kararı verilmelidir.
Parça almadan tedaviye başlansa olmaz mi?
Bazı hastalar parça alınmasına (biyopsi) pek sıcak bakmıyorlar. Oysa, bu yapılmadan kanser tedavisine başlanamaz. Kanser tedavisinde kullanılacak yöntemler ve ilaçlar hastaya bir çok bakımdan riskler getirecektir. Bu riskleri üstlenmesi için öncelikle kanser teşhisinden ve tipinden emin olmak gerekir. Rastgele kanser tedavisi olmaz.
Parça alınınca kanser yayılır mi?
Ameliyat esnasında kanser hücreleri mitoz (bölünme) yapacağı için yayılımı
hızlanır.
Kanser teşhisi hastaya söylenmeli midir?
Hastaya asla ve hiçbir zaman yalan söylenmemelidir. Hastanın hastalığı hakkındaki sorularına doğru cevaplar verilmelidir. Ancak, bütün doğruları hemen söylemek doğru olmayabilir. Yavaş ve kademeli olarak bilgi aktarılmalı,
sorun açıklanırken çare ve tedavi biçimi birlikte anlatılmalıdır. Hastanın yasamla bağı ve iyileşme umudu sarsılmamalıdır. Kuskusuz,, bu bir üslup sorunudur. Hastasını önemseyen, acısını paylaşan, ona zaman ayıran, sabırla dinleyen, onun sorununa çare arayan, umudunu artıran empatik bir hekim davranışı iyi bir tedavi kadar belki de akciğer kanseri için bundan daha önemlidir
KANSER VE BESLENME
Kanserin oluşumunda beslenme alışkanlıklarının etkisinin % 30 ile 70 arasında değişmekte olduğu bilinmektedir. Beslenmeye bağlı hangi alışkanlıkların kanserin oluşumunda desteklediğini bilirsek ve besin seçimlerimizi bu doğrultuda yaparsak kanser riskini önleyebiliriz. İşte dikkat edilmesi gereken noktalar:
Diyetle alınan posa miktarının yetersiz olması kolon kanseri başta olmak üzere pek çok kanser türünün oluşumunda önemli bir etkendir. Bu sebeple diyet posasının kaynağı olan sebze ve meyvelerin, kuru baklagillerin, kepekli tahıl ürünlerinin bol miktarda tüketilmesi önemlidir.
Günlük beslenmemizde diyetimizle aldığımız katkı maddelerinin miktarları ve türleri kanserin oluşumunda önemli bir etkendir. Etlerin korunmasında kullanılan nitrit ve nitrat tuzları, doğal veya sentetik antioksidantlar, renk vericiler, zayıflama ve diabet diyetlerinde kullanılan yapay tatlandırıcılar, dikkatli kullanılması gereken katkı maddeleridir.
Özellikle bulgur, mısır, yer fıstığı ve diğer yağlı tohumlarda üreyen küfler ve onların toksinleri kansere neden olabilmektedir. Bu besinlerin üretiminde neme ve sıcaklığa dikkat edilmelidir. Tahılların yıkanması, havalandırılması, güneşletilmesi bir dereceye kadar toksini azaltmaktadır.
Kızartma, kavurma, tütsüleme gibi bazı pişirme yöntemleri kanser oluşumuna neden olabilmektedir. Özellikle protein içeriği yüksek besinlerin kızartılması veya tütsülenmesi kanserin öncüsü olan kimyasal bileşiklerin oluşumuna neden olur. Bu sebeple yiyeceklerimizi hazırlarken en sağlıklı pişirme yöntemleri olan haşlama, fırında pişirme veya ızgara tercih edilmelidir.
Alkol ve sigara kanserin oluşumunda önemli iki etkendir. Bu ürünlerin kullanımları mümkün olduğunca azaltılmalıdır.
Şişmanlık kanserin ortaya çıkmasını kolaylaştıran etkenlerden birisidir. Şişmanlık ile özellikle meme ve endormetrial kanseri riski artmaktadır, var olan kolon, prostat, rektum, böbrek ve serviks kanser türleri daha hızlı gelişmektedir. Bu sebeple vücut ağırlığının korunması şarttır.
Ayrıca diyetle fazla miktarda alınan hayvansal kaynaklı protein ve yağın da meme, uterus, kolon kanseri gibi bazı
kanser türlerinin ortaya çıkmasında önemli bir etken olduğu bilinmektedir.
Antioksidant vitaminler olarak bilinen A, C ve E vitaminlerinin yetersiz miktarlarda alınması, kanserin nedenlerinden birisidir. Çünkü bu vitaminler kansere neden olan bileşiklerin oluşumunu engelleyebilmektedir. Bunun yanında riboflavin, kolin, pantotenik asit, tiamin vitaminleri ile çinko, selenyum, nikel, iyot, molibden, demir ve magnezyum minerallerini yeterli miktarlarda alınması kanserin önlenmesi için gereklidir.
İnek sütünün kanseri engelleyici etkisi de son bilimsel çalışmalarla ortaya konmaktadır
GÜVELOĞLU'NA GÖNDERİLMİŞ BAZI HASTA YAKINI MEKTUPLARI AŞAĞIDA VERİLMİŞTİR
Sayın;Atabay Güveloğlu
Hemen konuya girmek istiyorum.
Babama 2 yıl önce akciğer kanseri teşhisi kondu. Yaklaşık 1 ay boyunca istanbul Süreyya paşa hastanesinde kaldı. Çıktıktan sonra 1 ay kadar ışın tedavisi gördü. Doktorlar ciğerindeki kanserli bölgenin küçüldüğünü ve artık sadece ağız yolu ile ilaç tedavisine gideceklerini söylediler ve bizi Okmeydanı SSK ya havale ettiler..
Yaklaşık 1 yıl boyunca gayet iyi bir şekilde eski yaşantısına döndü. Hatta sigaraya bile bıraktı. Ama sonra yani
8 -9 ay önce boğazında ve kasığında şişlik ile hastaneye gittik. Film çekildi, yine kanser dediler. Bu sefer
kemoterapi gördü. Bacağındaki bölgeden bir delik açıldı ve tedaviden sonra oradan bayağı bir kan geldi ve orası küçüldü yok oldu. Ama boğazı geçmemişti. Tekrar kemoterapi gördü. Yine geçmedi sonra işin gördü ve boğaz küçüldü. Ama kemonun etkisi ile son 8 aydır tam olarak normal yaşantısına dönemedi. Büyük ölçüde ağrıları vardı. Doktor bizi Okmeydanı hastanesindeki ağrı merkezine yönlendirdi.Oradan ağrı için ilaçlar aldık son 2
aydır onlara kullanıyordu. Ağrılar geçmişti, ama tam olarak iyi değildi. Ağrısı yoktu ama sanki vücut kimyası alt üst
olmuştu Ama yinede iyi sayılırdı. Ta ki son bir haftaya kadar. Şimdi yataktan kalkamaz oldu. Nefes almakta aşırı
bir zorlanma şikayeti var. Doğru dürüst bir şeyde yemiyor. Kilo kaybediyor. Ben tavsiye ettiğiniz şeyleri kullanacağım babama ama bu halde onları yemesi ve içmesi bile çok zor. Şu an için ilk etapta solunum sorununu nasıl halledebiliriz. Sonra sizin tedavi yönteminize geçmek istiyorum. Lütfen çok acil beni bilgilendirseniz sevinirim...
NOT:Yukarıdaki hasta yakınına,bu aşamaya getirilmiş ağır vakalarda bitkisel ilaçların gücünün yetmediği bildirilmiştir.
Atabay bey merhaba ,
Ben İstanbul'dan yazıyorum. Dün akşam sizinle telefonda konuşmuştuk, anneme 2 ay önce akciğer kanseri teşhisi konuldu (malign mezotelyoma) doktorlar bu kanserin akciğer zarında olduğunu söylediler, annemin yaşama süresi içinde 1 - 1.5 yıl şeklinde tahmin ediyorlar, yine 2 ay kadar önce akciğerden 2.5 litre kadar su alındı. Kendisinde yıllardan beride ülser var o yüzden her şeyi kolay kolay yiyip içemiyor. Sizin bu hastalığı tedavi etme şansınız nedir, eğer cevabınız olumlu olacaksa ilaçlarınıza başlamak istiyoruz.
Selamlar,saygılar.
NOT : Bu hastaya malign mezotelyoma türü akciğer kanserlerinde Güveloğlu'nun, ortaya çıkardığı bitki özleri kokteylleri ile %70 lere yakın kalıcı iyileşmeler sağladığı bildirilmiştir ve halen hasta bitki özlerine başlamıştır, büyük bir olasılıkla 6 ayda ölümden kurtulacaktır...
Merhaba,
Annem ileri düzeyde akciğer kanseri, çeşitli doktorlara Götürdük fakat hepsinin yanıtı son günlerini yasıyor yönünde oldu. Şu anda Kemoterapi uygulanıyor. Onu da iş olsun diye uyguluyorlar gibi...
Sizden acil olarak bize yol göstermenizi önemle rica ederiz...
Yardımlarınız beni ve ailemi hayata geri döndürecektir.
Selam ve saygılarımla.
Klasik tıpta kanserin çaresi yoktur! Kemotarapi vs. bu sorunda asla kalıcı çözüm değildir.
Şu anda uygulanan tıbbi onkolojik tedavilerle kanserden kurtulmak asla mümkün değildir.Öyle olsa idi
bu sorundan değerli, güç yetişen kıymetli bilim adamlarımız olan doktorlarımız ölmezlerdi.
Ama maalesef şimdiki tıpta tedavi değil, kanserde sadece tanı vardır.
İşte bir değerli doktorun hazin kanser öyküsü ve ölümü..
Kanser Sayfası
Atabay Güveloğlu'nun bitkisel kanser reçeteleri
ile hayatı kurtulan yüzlerce insandan bir kaç örnek için tıklayınız
Atabay Güveloğlu'na Ulaşmak İçin Tıklayın..
BAŞVURU TELEFONLARI
0322 248 73 80
0322 248 63 36
0532 2000 700
0535 2000 700
0532 200 66 44