"Tanrı kulları için otlar yarattı. Her birisine bir şifa kattı. İnsan eli ile 70 derde deva dağıttı..."


Biberiye ekim alanı -Adana







A dan Z ye ŞİFALI BİTKİLER

 

 



ÖZELLİKLERİ VE KULLANIM ALANLARI





 




 

TIBBİ BİTKİLER VE ÖZELLİKLERİ

Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Genel Özellikleri
Yetiştirilmesi,drogların hazırlanması,bitkilerin bileşimleri,etki ve Kullanılışları aşağıdadır

Dünya üzerinde 750.000-1.000.000 arasında bitki türünün bulunduğu tahmin edilmektedir. Bunların 500.000 kadarı tanımlanıp isimlendirilmiştir.

Gıda elde etmek için üretilen türler 3.000 civarındadır. Buna karşılık gıda olarak kullanılan yabani bitki türü 100.000'in üzerindedir. Tedavi amacıyla kullanılan bitkilerin miktarı antik çağdan beri devamlı bir artış göstermektedir.

1979 yılında DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ (WHO) tarafından yapılan bir araştırmada farmakoplarda kayıtlı olan ülkelerde kullanılan ve ticarette bulunabilen bitkisel drogların miktarı 2.000 olarak tesbit edilmiştir. Aynı kuruluşun 91 ülkenin farmakopları ve tıbbi bitkileri üzerinde yapılmış olan bazı yayınlara dayanarak hazırladığı bir araştırmaya göre de tedavi amacıyla kullanılan tıbbi bitkilerin toplam miktarı 20.000 civarında olduğu saptanmıştır. Ancak şüphesiz ki; bu miktar gerçek miktardan çok aşağıdadır.

Son yıllarda tıbbi bitkiler ve bunlardan elde edilen aktif maddeler üzerinde yapılan çalışmalar ve bunlara karşı olan ilgi çok artmıştır. Bunun sebepler;

Bazı ilaç maddelerinin bitkisel droglardan sentetik olanlardan daha ucuza ve daha kolaylıkla elde edilmeleri. Steroid bileşikler, kına kına alkaloidleri, afyon alkaloidleri, çavdar mahmuzu alkaloidleri, atropa belladona alkaloidleri, digitalis purpurea glikozidleri bunlara en somut örneklerdir.

Bitkisel drogların diğer üstün yanlarında biride birkaç etkiye birden sahip olmalarıdır.

Anadoluda halkın çok eski yıllardan beri tıbbi ve aromatik özelliklerini bilmeden kullandıkları EBE GÜMECİ (Malva sylvestris), ÇİRİŞ OTU (Asphodelu aestivus) yumruları kullanılır. Ayrıca çiğdem, ışgın, kuzu kulağı ve yemlik gibi bitkiler çiğ olarak kullanılmaktadır.

Baharat olarak ALLİUM, ORGANUM, MENTHA, FESLEĞEN, ADAÇAYI gibi türler çok yaygın tüketilmektedir. Market raflarında değişik ambalajlarda görülmektedir.

Boyar madde olarak çok büyük değerlere sahiptir. Bitkisel boyalarla boyanan tüm mallar sentetik boyalarla boyanan mallara göre çok daha pahalı satış rakkamlarına sahiptir.

İlaç olarak kullanılmaları; bilinen gerçek şu ki; artık gelişmiş ülkelerin tamamında bitkisel kökenli ilaçların eczane raflrında hızlı bir grafikle artışı gözlenmektedir. Buda bitkisel ilaçların her geçen gün değeri dahada iyi anlaşılmaya başladığını göstermektedir.

Tıbbi Bitkilerin Yetiştirilmesi

Bugün bazı drogların yabani bitkilerden elde edilmesine karşılık büyük bir kısmıda tarımı yapılan droglardan elde edilir. Buna neden;

1. Küçük bir araziden çok miktarda drog elde edilebilir.
2. Ürünün toplanması kısa bir sürede ve arzu edilen zamanda yapılır. 3. Toplanmadan hemen sonra kurutmaya geçilebilir. 4. Saf drog elde edilebilir. 5. Gerek verim ve gerekse etkili maddesi yüksek drog veren elverişli ırkların yetiştirilmesi mümkündür. Tıbbi bitkilerin yetiştirilmesinde genel tarım usulleri uygulanır.Ekimde başarılı olmak için en önemli olan etken elbetteki TOHUM başta gelir.Toprak yapısı,su durumu,genel iklim özellikleride önem arzeder. İyi kaliteli bir tıbbi ve aromatik bitkide ucuz ve bol drog ancak kaliteli bir tohumla yetiştirmekle mümkündür.Yapılan plantasyon çalışmalarında ülkemiz her bölgesinde hemen tüm türlerin yetiştirilebileceği görülmüştür.

Drogların Hazırlanması

Tıbbi bitkilerin drog olarak kullanılan kısımları yaprak, çiçek, tohum, kök, kabuk v.s.içlerindeki etkili bileşikler nedeniyle hastalıkları tedavi ettikleri ispatlanmıştır. Bitkilerdeki etkili bileşikler bitkilerde belirli devrelerinde etkin miktarları en yüksek düzeye erişmektedirler. Yani her bir bitkide içindeki etkin maddenin en yüksek olduğu bir dönem vardır. Buda her drog için özel bir toplama zamanı bulunduğunu göstermektedir.

Toplanan bitkilerin bozulmasını önlemek için uygun şartlarda kurutulması gereklidir. Kurutulmuş drogların tedavi özellikleri bir yıl kadardır. Bir yıldan sonra drogdaki etkin madde bozulmaya ve sonuçta etkisi azalmaya başlar. Bu nedenle toplama tarihinden bir yıl sonra kullanılmasının hiçbir faydası yoktur.
Bir yıldan fazla etkisinin devamını sağlamak için drog özel şartlarda saklanmalıdır. Bunun için;
TOPLAMA: Genelde elle toplama yapılmakla birlikte tarımını yapan ülkelerde özel tarım ekipmanlarıyla toplama işlemini yapmaktadırlar.
Drog hazırlanmasında kullanılacak materyal genel olarak aşağıda belirtilen zamanlarda yapılmalıdır.

Yapraklar: Bitki çiçek açtığı zaman. Çiçekler: Tamamen açılmadan evvel yada tomurcuk halinde. Toprakaltı kısımlar: Bitkinin toprak üstü kısımları kuruduktan sonra. Kabuklar: Bitki yapraklarını döktükten sonra. Meyve ve tohumlar: Özel kayıtlar yoksa olgunlaştıktan sonra.
Yaprak çiçek ve otlar hiçbir zaman yağmurlu bir günde veya üzerinde çiğ veya nem varken toplanmamalıdır. Çünkü böyle şartlarda toplanan üründen kaliteli drog elde etmek mümkün değildir. Kabuklar ise yağmurlu günden sonra toplanmalıdır.
KURUTMA: Taze materyal çok kısa zamanda bozulur. Bu sebeple en kısa zamanda kurutma işlemi yapılmalıdır. Kurutma esnasında % 75 kısmınnı kaybeder. Başka bir ifadeyle 1000 Kg.yaş herbadan 250 Kg. kuru drog elde edilir.

Kurutma şu usullerden biri takip edilerek yapılır. Seçilecek yol kurutulacak materyalin cinsine ve taşıdığı etkin maddelerin durumuna göre yapılır. Yalnız enzimlerin en etkili olduğu ısının 35-50 C arasında bulunduğunu düşünerek kurutma esnasında materyalin bu ısıda çok az bir zaman kalmasına çok dikkat edilmeli ve kurutmanın bu derecenin altına veya üstüne çıkılmamalı.

Güneşte kurutma: Yeşil drog için bu yöntem kullanılabilir, ancak çiçek için uygun değildir. Çünkü güneş çiçeklerin rengini soldurur. Etkin maddelerin azalmasına neden olur.
Gölgede kurutma: Malzemenin üzeri kapalı ve yanları açık çardak, sundurma veya hangarlar içinde kurutulması yöntemidir. Burada malzeme doğrudan güneşle temas etmeden açık havada kurutulması esasına dayanır. Malzeme demetler halinde asılır veya çok ince bir tabaka halinde yere veya kurutma rafları üzerine serilir. Küflenmeyi önlemek ve kurutmayı hızlandırmak için malzeme sık sık alt üst edilmelidir.
Cam mekan içinde kurutma: Yukarda bahsedilen kurutma yöntemlerinde kurutma uzun zaman alır. Kurutma ısısı yeterince yüksek olmadığı için enzimlerin ve etkili maddelerin bir kısmı parçalanır. Bunun için cam sera gibi bir mekanda demetler halinde yada raf sistemlerinde çok ince serilerek kurutma işlemi yapılır. Camekan içerisine yerleştirilen bir aspiratörle içerideki nem dışarı atılırsa çok daha kaliteli drog elde edilir.
Sıcak hava ile kurutma: Masraflı olmasına karşılık çok kaliteli drog elde edilir. Kurutulacak malzemenin miktar ve cinsine göre aşağıdaki usullerden biri seçilir.
Kurutma dolabı: Küçük miktarların kurutulmasında seçilen uygun bir yoldur. Malzeme kurutma dolabının rafları üzerine ince bir tabaka halinde serilir ve bunların üzerine sıcak hava yollanır. Kurutma dolaplarında sıcak hava sağlayan radyatörler, su buharı veya elektrik enerjisi ile olur.
Kurutma odası: Çok malzemenin kurutulmasında kullanılır. Sıcak hava kurutma odasının girişine konan bir soba ile sağlanır. Su buharı ile doymuş havanın dışarı atılması için odanın yanlarında içinde kuvvetli bir aspiratör olan iki pencere bulunur. Malzeme kurutma odası içine yerleştirilmiş olan kurutma raflarının üzerine ince bir tabaka halinde serilir. Malzemenin ara sıra alt üst edilmelidir.
Kurutma tüneli: Büyük miktarlardaki malzemeyi kurutmak için kullanılan özel olarak yapılmış kurutma tünelleri kullanılmaktadır. Kurutulacak materyaller vagonlar içinde kurutma tüneline yollanır ve tünel içinde vagonların geliş yönünün aksi istikametinde sıcak hava akımı sağlanır. Bu şekilde sıcak hava materyal ile iyi bir şekilde temas eder ve kurutma kısa bir zamanda yapılır.
Bu gün özellikle tecih edilen açık havada ve gölgede yapılan kurutmadır.
SAKLAMA: Kurutulmuş olan materyalin özelliklerini kaybetmeden muhafaza edebilmesi için bazı şartlara uyulması zorunludur. Saklama sırasında drogun bozulmasına sebep olan RUTUBET,SICAKLIK VE IŞIK' tır. Bunun için drogların serin, kuru ve karanlık bir yerde saklanmaları gerekir. Kese kağıdı, bez torba, mukavva kutu, teneke kutu veya cam kavanozlarda saklanabilir. Plastik kap, torba saklamak için uygun değildir.

Tıbbi Bitkilerin Bileşimi

Tıbbi bitkiler üzerinde yapılan deneysel araştırmalar bitkisel droglarda bulunan bileşikler hakkında bilgilerimizi arttırmamızı sağlamıştır.

Droglarda SELLÜLOZ, NİŞASTA, PEKTİN, PROTEİN, ŞEKER gibi tedavi yönünden etkisiz maddeler yanında çok az miktarlarda bile farmakolojik etkilere sahip bileşiklerde bulunmaktadır. Bu madellere etkili maddeler denilmektedir. Droglara tedavi özelliğini veren bu maddeler kimyasal yapılarına göre aşağıdaki şekilde gruplandırılmaktadırlar.

1 Glikozidler : Enzim ve seyreltik asitler etkisiyle şeker olmayan bir kısım ile bir veya daha fazla şeker molekülüne ayrılan bileşiklerdir.
2 Organik asitler: Bitkilerde karbonhidratların oksidasyonu ile meydana gelen asit reaksiyonlu organik bileşiklerdir. Bitkilerde serbest yada tuz halinde bulunurlar. Ekşi lezzetli sıvı veya katı maddelerdir. Önemli tedavi edici etkileri bulunmaktadır.
3 Tanenler: Fenol yapısında katı bileşiklerdir. Suda çözünürler. Bilhassa kabuk aksamında bulunurlar. Meşe mazısı ve meşe palamudu tanence çok zengindirler. Tedavi ve deri sanayisinde kullanılan tanen bu droglardan elde edilir. Tanenler antiseptik ve kabız etkilere sahiptir.

4 Alkaloidler: Yapılarında azot bulunan bazik karakterli bileşiklerdir. Katı ve genelde renksiz maddelerdir. Asitler ile tuz meydana getirirler. Baz halde suda çözülmedikleri halde tuzları suda çözülür. Alkaloitler küçük dozlarda kuvvetli etki gösteren bileşiklerdir. Morfin, kodein, cafein, atropin, kokain gibi.

5 Sabit yağlar: Gliserin ile yağ asitlerinin esterleşmesi sonucu meydana gelmiş bileşiklerdir. Sıvı veya katı halde olup suda çözünmez.Organik çözücülerle kolaylıkla çözünürler. Bilhassa meyve ve tohumlarda bulunurlar.Sıkma veya organik çözücülerle elde edilirler.

6 Uçucu yağlar: Esas olarak TERPEN lerden yapılmış karışımlardır. genelde sıvı olup, kuvvetli kokulu ve uçucu maddelerdir. Su buharı ile sürüklenir. Suda çözünmez. Organik çözücülerde kolaylıkla çözünürler. Bilhassa çiçek ve meyvalarda daha çoktur. Su buharı disyilasyonu, organik çözücüler ile elde edilirler.

Ülkemizde halen DEFNE, ACIELMA, GÜL, KEKİK, LAVANTA, LİMON, MERSİN, NANE VE PORTAKAL dan uçucu yağ elde edilip piyasada satılmaktadır.

7 Reçineli bileşikler: Karmaşık kimyasal yapılı katı veya sıvı maddelerdir. Suda çözünmezler, fakat organik çözücülerde kolaylıkla çözünürler.

8 Vitaminler: Genellikle insan vücudunda yapılmayan fakat insanın sağlıklı yaşaması için gerekli olan bileşiklerdir. Bitkisel veya hayvansal organlardan temin edilir. Suda çözünenler (B grubu,C,P vitaminleri) ve yağda eriyenler (A grubu,D grubu,E,F,K vitaminleri)olmak üzere iki gruba ayrılırlar.

9 Antibiyotikler: Canlılar tarafından meydana getirilen ve çok seyreltik çözeltilerde bile bazı mikroorganizmaların üremelerini durduran veya onları öldüren bileşiklerdir.

Tıbbi Bitkilerin Etki ve Kullanılışları

Tıbbi bitkilerin hastalıklara karşı etkilerini ve kullanma imkanları hakkında bir fikir verebilmek için bazı farmakolojik bilgiler aşağıya çıkartılmıştır.

Drog (Droque): Bilimsel yayınlarda drogların ismi Latince olarak yazılır. Mesela Ihlamur çiçeği "Flos tiliae" dir. İlk isim ikinci kısım ise hangi bitkiye ait olduğunu gösterir.

İlaç: Hastalıkları yok etmek için kullanılan hastalar tarafından alınabilir şekle getirilmiş drog veya drog karışımlarına ilaç denilmektedir.

Droglar ve bunlardan hazırlanan ilaçların sınıflandırılması aşağıdaki üç özellik dikkate alınarak yapılmaktadır.
Kimyasal yapı,
Etki yeri,
Kullanma amacı.
Etkili Madde: Droglar taşıdıkları etkili maddeler nedeniyle tedavi alanında kullanılmaktadırlar.
Etki düzeni: Etkili madde dokulardaki hücrelere girerek etki gösterir.
Atılma: Dışkı veya idrarla atılır.
Tanı: Hastalığı mutlaka bir hekim teşhis etmeli ve hekimin önerisi doğrultusunda drog alınmalıdır. Tıbbi bitkilerle tedavide en az bir hafta kullanılmalı. Kronik hastalıklarda ise bu süre üç haftayı bulur. Tıbbi bitkilerin etkileri nispeten daha yavaş uzun sürelidir.

Tıbbi Bitkilerin Kullanış Şekilleri

Bitkisel droglar ilaç olarak alınabilmeleri için uygun bir şekle konulmalıdır. En basit yol dogu toz haline getirerek kullanmaktır.
Toz (Pulveres): Bitki parçalarının bir havanda dövülerek elde eilir. Elde edilen tozun en kolay kullanım yolu bir miktar suya karıştırıp içmektir.

Hap (Pilulac): İnce toz halindeki tozun bir yardımcı madde ile hap haline getirilmesidir. Yardımcı maddeler; bal, şeker şurubu, nişasta, leblebi unu meyan balı gibi maddeler olmalıdır.

İnfuzyon (İnfusa): Drogların ilaç olarak kullanılmasında en sık kullanılan bir şekildir. İnfüzyon hazırlamak için ufalanmış drog parçaları üzerine kaynar su dökülür ve karışım kapalı bir kapta sık sık karıştırılarak çok hafif bir ateş üzerinde 5 dakika tutulur. Soğuduktan sonra tülbentten süzülür. 100 gr. suya 2-3 gr drog yeterlidir.

Dekoksisyon (Decocta): Ufalanmış nebatlar soğuk suya karıştırılıp 30 dk. Kadar karıştırılarak hafif ateşte bekletmek ve ince tülbentten süzme ile oluşur. Merhem (Ungoenta): Katı yağ, sıvı yağ (zeytin yağı,badem yağı) lanolin ve vazelin gibisıvağlar ile yapılan ve haricen kullanılan ilaçlardır.

Tıbbi yağ (Olea medicata): Genelde haricen kullanılır. 10 kısım kuru drogun 100 kısım zeytin yağı veya haşhaş yağı içinde 1-2 hafta güneşte tutularak sonrada bezden süzerek elde edilir. Kantaron yağı, sedefotu yağı, papatya yağı, kudretnarı yağı bu yol ile elde edilir.

Kokulu yağ (Olea aromatica): Kokulu çiçek veya bitki parçalarının 1-3 gün zeytinyağı veya susam yağı içinde tutulması ve sonra süzülmesi ile elde edilir. 500 gr.kuru veya taze çiçek 2000 gr yağ içerisine oda ısısında 1-3 gün bekletilir. Sonra bezden süzülür. 500 gr. Kuru veya taze çiçek 2000 gr yağ içinde 1-3 gün oda ısısnda bekletilir, tülbentten geçirilir. Sıvı kısım içine tekrar 500 gr çiçek konur, 3 gün sonra tekrar süzülür. Bu şekilde hazırlanan yağlar çok kuvvetli kokuludur.

Tentür (Tincturae): Bitkisel materyalin su alkol, veya eter gibi çözücüler ile tüketilmesi ile elde edilen sıvı preparatlardır. 1 kısım kurutulmuş ve toz haline getirilmiş drog 5 kısım alkol ile çalkalanarak 10 gün tutulur ve sonra süzülür. Bekletme karanlık bir odada ve oda ısısında yapılmalıdır.Etkisi kuvvetli olan droglar için 1 kısım droga 10 kısım alkol hesap edilmelidir.

Hülasa (Extracta): Bitkisel materyalin su, alkol veya eter gibi çözücüler ile tüketilmesi ile elde edilen sıvı preparatlardır. Bunlar genelde bal veya toz kıvamındadır. Uçucu yağlar: Bitkilerin yaprak, çiçek, kabuk, tohum ve köklerinden su buharı distilasyonu veya ekstraksiyon yöntemi ile elde edilen uçucu nitelikte eterik yağlar, bitki esanlarıdır. İlaç ve kozmetik sanayiinde yaygın olarak kullanılır. Alternatif bitkisel tedavileren ana etken maddelerindendir. Modern teknolojilerle, basınç altında fraksiyonal damıtmaya tabi tutulduklarında her bir cins uçucu yağdan yaklaşık 20 cins kokusu ayrı, rengi ayrı, molekül dizini ayrı ve kullanım özellikleri ayrı uçucu maddeler elde edilir. Bunlar pahalı bitki özleridirler.

SENTETİK İLAÇLARA ALTERNATİF, ŞİFALI BİTKİLER...

Doğada 360 bin tür şifalı bitki bulunduğu, çağdaş hekimliğin, kanser, AIDS gibi hastalıkların çaresini şifalı bitkilerde aradığı belirtildi. Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Ahmet Güncan, eczanelerde satışa sunulan ilaçların üçte birinin bitkisel kökenli olduğunu kaydederek, ''30-35 yıl önce sentetik ilaçların alternatifi yoktu. Ancak günümüzde şifalı bitkiler bu ilaçlara alternatif olarak ortaya çıkmıştır'' dedi. Ülkemizde her yıl yaklaşık 4 trilyon liralık ilaç tüketildiğini, bunun ulusal ekonomiyi olumsuz yönde etkilediğini vurgulayan Prof. Güncan, şöyle devam etti: ''Ülkemizde bitkisel kökenli ilaç sayısı 122'dir. Hayvanlarda hastalık sayısı ve hastalanma süresi insanlara oranla çok düşüktür. Bunun nedeni hayvanların doğadaki şifalı bitkileri yemesinden ileri gelmektedir. Süt ve süt ürünlerinin (yağ, yoğurt, peynir) besleyici niteliklerinin yüksek oluşu da yine hayvanların doğadan aldıkları şifalı bitkilerden kaynaklanmaktadır. Örneğin, Avrupa'da ve ülkemizde kokusu alınmış sarmısak, tansiyon düşürücü olarak satılmaktadır. Şifalı bitkilerin, birçok hastalığa iyi geldiği, bilimsel araştırmalarla saptanmıştır. Bu, çağdaş hekimlik başta olmak üzere, artık herkes tarafından kabul edilir hale gelmiştir.''ANADOLU AJANSI 25 Ağustos 1995

A dan Z ye TÜM ŞİFALI BİTKİLER



Ana Sayfa

Atabay Güveloğlu'nun bitkisel kanser reçeteleri ile hayatı kurtulan yüzlerce insandan bir kaç örnek için tıklayınız

Bize Ulaşmak İçin Tıklayın..