İlaçla Tedavide Bir Reform Yaratan Araştırmacı
Herbalist Atabay Güveloğlu


İlk bitki özleri araştırma laboratuarını 1982 yılında tıbbi bitkilerin yoğunluğu ile bilinen çukurova bölgesinin Adana'ya bağlı Kadirli ilçesinde kurmuş. Burada modern şekilde elde ettiği bitki özlerinin kimyasal analizlerini AÜ.Ecz. Fakültesi ve Refik Saydam Merkez Hıfzıssıha'nın laboratuarlarında yaptırarak dünya literatürüne ve kodeksine uygunluk raporları almış.

BİTKİ ÖZLERİNİN DOZLARI

Okuduğu tüm ilgili kitaplarda ve tıbbi bitkilerin araştırma tezlerinde, bitkilerin etken maddelerinin o güne kadar tedavilerde hiçbir zaman dozlandırılmadığını görmüş. Sadece şu hastalıkta şu bitki yararlıdır denilmiş,şifası kabul edilmiş ama bu bitkinin hangi kısmının ne kadar süre ile ne şekilde ve ne kadar dozda kullanılması gerektiği hiçbir kitaba yazılmamış. Özel çalışmaları ile, 1985 de ideal dozların tespitini tamamlamış. 200 den fazla çeşitli hastalıklarda hangilerinin kullanılması gerektiğini özel reçetelere dökmüş. Adana ve Ankara'daki satış yerlerinde başvuran binlerce hastaya uygulatmış ve hepsinde olumlu sonuçlar almış. O yıllardan bu yana daha da geliştirerek bugünkü zirvedeki benzersiz tedavi aşamasına ulaşmış.



Dünyanın 7 ayrı araştırma merkezine bu buluşlarını rapor ederek vermiş. "10 yıllık bir denemeden ve uygulamadan sonra size cevap vereceğiz" denilmiş. Tüm dünyada uygulanması için buradan çıkacak sonucu bekliyor... Güveloğlu, aslında bu kadar süreye hiç gerek olmadığını belirtiyor. Zira bu formüller, diğer kimyasal veya sentetik ilaçlar gibi değildir. O ilaçlarda, önce sağlığa bir zararı var mı? Varsa ne kadar? diye araştırmaya başlıyorlar. Oysa bu bitki özlerinin zararsızlığı zaten tıbben ve eczacılık bilimince biliniyor. Yani hastalar üzerinde poliklinik deneylere hemen başlanıla bilinir ve doğruluğu veya eksikliği nedir, bir kaç ay içinde ortaya çıkar. Bu geciktirilmenin ana nedeni, kemoterapi gibi pahalı ilaçlar için uluslararası firmalar büyük yatırımlar yapmışlar ve bir alternatifi istemiyorlar. Bizim devletimizde de zaten henüz ilaç patent yasası olmadığı için Sağlık Bakanımızın kendileri bile bir ilaç bulsalar verecek makam bulamazlar. Yasalarımız diyor ki "Yeni bir ilacın Türkiye'de uygulanabilmesi için, en az iki Avrupa ülkesinde en az iki yıl uygulanmış, kullanılmış olması gereklidir"...

Sanki bizde ilaç bilimi ve bilim adamı yok! Bunca Farmokoloji ve farmokognozi profösörleri boşuna devletten maaş alıyorlar ve bunca özel araştırmacılar, yıllardır onca emek ve parayı boşa harcamış bulunuyorlar!...

Bütün bunların yorumlarını sizlere bırakıyoruz!


Dünyada insan ölümlerine en fazla neden olan hastalık kalp damar daralmaları şimdi Herbalist Atabay Güveloğlu'nun buluşu olan bitkisel reçeteler ile 4 ayda açılıyor...



Herbalist Atabay Güveloğlu açıklıyor.

KADIN VE ERKEKTE KISIRLIKLAR
(ÇOCUK SAHİBİ OLAMAMA SORUNU)

ÖRNEK BİR HAMİLELİK ÖYKÜSÜ...

GÜVELOĞLU'NUN BENZERSİZ BİTKİSEL REÇETELERİ İLE HAMİLE KALMIŞ BİR BAYANIN ÖYKÜSÜ

Bayanın adı: İlknur Altıntaş. Ankara'da kalıyorlar. Cep tel:0542 254 06 53
6 yıllık evli olan çiftin çocukları olmuyordu.İlknur hanımda ovulasyon yokluğu ve regl düzensizliği ile eşinde sperm düşüklüğü bulunuyordu. Çift Almanya'da yaşıyordu o zamanlar.Avrupa'nın en ünlü doktorlarına 5 yıl gidip gelip tedavi oldular ama sonuç vermedi.Çocuk sahibi olamadılar. Sonra internette Ünlü herbalist Atabay Güveloğlu'nun bu konudaki başarısını okudular ve telefonla başvurdular.Güveloğlu7nun gönderdiği bitki özlerini ikişer aylık iki dönem kullandılar.İkisinde de durum raporla sabit şekilde normale döndü ve İlknur hanım şu anda sağlıklı bir kız çocuk sahibidir..Güveloğlu'na minnettarlar.

1982 yılından bu yana kadında ve erkekte kısırlığın çeşitli aşamaları için Herbalist Atabay Güveloğlu'na her gün onlarca hasta başvurmaktadır.Güveloğlu,kadın ve erkeklerde oluşan kısırlıkları başarı oranı %80-100 lere varan oranda tedavi edecek bitkisel reçeteler ortaya çıkartmıştır.Hiç sonuç alınmaz denilen çiftlerden çocuk sahibi olup da, Güveloğlu'na olan minnettarlıklarından dolayı "Atabay" ismini koyan aileler vardır.

Güveloğlu'nun ortaya çıkardığı bitkisel reçeteler tüm kısırlık sorunlarının giderilmesine yöneliktir.Ancak hedefi,yani sorunun neden kaynaklandığını bilmesi gereklidir.Erkekte mutlaka canlı spermin bulunması gereklidir.Azosperm diye tabir edilen sıfır durumlarda yapacak bir şey yoktur.Bu durum başka yöntemlerle de giderilemez.

Son günlerce gazetelere ve televizyonlara yansıyan şekildeki gibi, bazı organizasyonlarla azospermi olan hastalara güya kendi spermi mikroenjeksiyon sureti ile verilip çocuk sahibi yapılmış gibi yunanlı veya başka bir ırkın veya bir Türk'ün spermi verilerek sözde çocuk sahibi yapılmaktadır.Mutlaka az da olsa sperm bulunmayan Azospermi tanısı konulmuş erkek kaderine razı olmalı ve bu tür şarlatanlık ve sahtekarlık yapılan sözde tedavilere girmemelidir.

Azospermilerde genellikle beyindeki hipofiz bezesi testislere sperm üretmesi için elektiriksel uyarı,yani hormon salgılaması yapamamaktadır. Bunun nedeni pek çok olabilir ve çaresi kesinlikle yoktur.Hasta boşa para harcamamalı ve umut tacirlerine kanmamalıdır.Azosperminin başka bir nedeni de testislerin karın bölgesinde bulunmasıdır.Bu da spermin vücut sıcaklığında yaşamamasındandır.Yaratan testisleri bu nedenle bedenini dışında tutmuştur. Ancak bazı vakalarda organik bir sorun olarak vücut içinde olmakta,küçük yaşlarda operasyonla dışarı alındığında verimli olabilmektedir.İleri yaşlarda operasyon yapılsa bile yine canlı sperme rastlanmamaktadır.

Güveloğlu'nun bitkisel ilaç tedavisinin başarılı olabilmesi için,1 milyon da olsa hareketli spermin bulunması gereklidir.Güveloğlu'nun bitki özleri ilaçları hem hipofiz bezesini uyarmakta,hem testisleri uyarmakta,hem de iltihap nedenli varikosel kanalları ve prostat iltihapları varsa bunları temizlemektedir.Bu vakalarda ikişer aylık 2-3 dönem kullanılması sonucu sperm sayısı ve hareketlilik oranı normal seviyeye ulaşmaktadır.Bu olumlu gelişme,her iki ayda bir yaptırılacak spermogramda görülmektedir.Sonuca uluşıncaya kadar da ikişer aylık yeni ilaçlarla devam edilmektedir.

Kadınlarda olan kısırlıklarda ise Güveloğlu'nun bitkisel reçeteleri, myomlar,kistler,kanal tıkanıklıkları,yumurtlama yoklukları,erken menopozlar yumurtalık ve rahim iltihapları ile hormon bozukluklarından dolayı olan kısırlıklarda yine %100 lere varan bir başarı sağlamaktadır.

üçer aylık dönemlerin ilaçları 400 YTL tutmakta olan kadın ve erkekte kısırlık sorunlarının giderilmesi için Herbalist Atabay Güveloğlu'na mutlaka başvurunuz.Olumlu veya olumsuz yanıt verecektir.Olumlu vermiş ise kullandığınızda olumlu sonuç alırsınız.

Başvuruyu yandaki telefonları arayarak yapabilirsiniz.


BİR BAŞKA HAMİLELİK ÖYKÜSÜ...

Bayanın adı: Miyase İşsiz. Ev hanımı 24 yaşında İzmir'de oturuyorlar. oturuyorlar. Eşi Haydar işsiz.
Telefonları: 0232 253 50 97
Öyküsü şöyle: Miyase hanımdaki ovulasyon azlığı, yumurta çatlamaması ve hormon bozukluğu sorunlarından dolayı 4 yıllık evli olmalarına karşın çocukları olmuyordu. Çeşitli doktorlara ve hastanelere başvurdular. En son aşılama tabir edilen yöntemi uyguladılar ama sonuç alamadılar.Bu çaresizlik içinde iken eşi Haydar bey internette herbalist Atabay Güveloğlu'nun çalışmaları ve başarılarını gördü.KTelefonda başvurarak durumu anlattı.Olumlu yanıt alınca da havalesini yaparak iki aylık bitkisel ilaçlarını istedi. Güveloğlu, eşinin en uzun ikişer aylık iki dönemde hamile kalacağını belirtmişti. İlk bir ayın sonunda Miyase hanım adet görmeyince 15 gün ara verip hamilelik testi yaptırdıklarında hamile kaldığını öğrendiler. Haydar bey sevinç içerisinde Güveloğlu'nu arayarak minnettarlıklarını belirtti. Şimdi bebek bekliyorlar.


VE BİR DEĞERLİ DOĞUM UZMANI DOKTORUMUZUN E-MAİLİ AŞAĞIDADIR:

----- Original Message -----
From: fatma ülker
To: bilgi@atabayguveloglu.com
Sent: Monday, May 01, 2006 10:35 AM
Subject: Kadın doğum uzmanından tebrikler

Merhaba,
Ben doktor Esma Sarıkaya. Kadın hastalıkları doğum ve tüp bebek uzmanıyım, Mersin'liyim. Sayfanızı internette bugün gördüm. Tebriker. Bizim konularımızla ilgili çok doğru bilgiler mevcut. Kısır hastalarıma kaplıca ve herbal çaylardan faydalanmalarını tavsiye ediyordum. Artık sizi tavsiye edeceğim. Bilgilendirici broşürlerinizden yollayabilirseniz muayenehanemde bulundurmak isterim. Selamlar.

 
----- Original Message -----
From: .. ..
To: tedavi@herbalistatabay.com
Cc: bilgi@herbalistatabay.com
Sent: Friday, December 26, 2008 9:43 AM
Subject: Azospermi Teşhisi

 
Merhaba Atabay bey,
                                
Bilgilerinize azospermi teşhisi konulmuş ve sizin yaptığınız karışımı kullanarak çocuk sahibi olan bir arkadaştan ulaştım. Azospermi teşhisi bana da konuldu, beş yıldır evliyim ve korunmamamıza rağmen çocuk sahibi olamıyoruz.
 
                 Bir kez tüp bebek tedavisini denedik başarılı olmadı, ikinci bir tüp bebek tedavisini kaldıracak maddi gücüm yok. Ekte hastaneden verilen spermiogram raporunu gönderiyorum. Çok düşük sayıda hareketli sperm tespit edildi, bunun tedavisi varmıdır acaba? Bu konuda yardımınızı istirham ediyorum.
 
            Saygılarımla,
             Ali Çetin       

 

----- Original Message -----
From: fatih saltık
To: bilgi@atabayguveloglu.com
Sent: Thursday, May 22, 2008 9:38 PM
Subject: Çocuk sorunu tedavimiz hk.

Merhaba Atabay bey,

Ben samsundan yazıyorum.26 şubatta ilaç siparişi verdim. 28 şubatta da kullanmaya başladım.nisanın ortalarında ilaçlarım bitti.Benim problemim adet düzensizliği ve hormonsal bozukluktu.İlaçlarınızı düzenli kullanıyorum ve çok memnunum.Bu arada ben bu ay tüp bebek yaptırdım bir tane yumurta gelişimim oldu. 24 mayısta sonuç alacağım. umarım sonuç iyi olur ve bizde sızın elinizi öpmeye geliriz.sıze çok dua adıyorum. sağlık sıhhatiniz bozulmasın ve size ihtiyacı olan insanlara yardım edesiniz.sıze ekibinize salamlar ve sevgiler. Fatih ve Kevser.İyi çalışmalar

       From: VAROLAN

       To: bilgi@atabayguveloglu.com

       Sent: Tuesday, February 20, 2007 11:38 AM

        Subject: teşekkür yazısı


   SN:ATABAY GÜVELOĞLU

   OCAK ayında size başvurmuştum  polikistik over sendromu rahatsızlığı ile 2 yıldır
    doktorlara gidip gelmeme rağmen gebe kalamamıştım.Fakat sizin göndermiş
    olduğunuz bitkisel ilaçlar ile şuan 1,5 aylık hamileyim.Başarınızdan ve bana göstermiş   
    olduğunuz ilgiden dolayı size çok teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılarınızın
    devamını dilerim. 
    SAYGILARIMLA AYSUN ŞAKAR



İNŞALLAH SİZ DE GÜLERSİNİZ (Yazıyı tıklayınız)

 
----- Original Message -----
Sent: Monday, August 04, 2008 3:20 PM

Merhaba;
 
Ben Ankara'dan Yazıyorum bir arkadaşımın tavsiyesinden sonra yazmaya karar verdim arkadaşım sizin bitkisel tedaviniz sonucu hamileliği pozitif sonuç vermiş. Bebek istiyorum, 33 yaşındayım, 2 yıllık evliyim korunmuyorum  Eşim ocak 2008 de sperm tahlili yaptırdı doktor sperm çokluğu normal ama hareketler biraz yavaş demişti. Ondan sonra gebelik oldu bende ama 9 haftalıkken mayıs 2008 de boş gebelik olduğu için kürtaj olmak zorunda kaldım. kürtajdan sonra regl olmadım. doktora gittiğimde FARLUTAL  ile regl oldum. şimdi bu ay reglim olması gereken zamanda oldu. Doktor sorununuz yok yine bebeğiniz olur dedi ama ben artık beklemek istemiyorum. yardımlarınızı bekliyorum
Teşekkür ederim.
 
Fatma

 

TIBBIN EN AZ BAŞARI SAĞLADIĞI BİR KONUDUR KISIRLIKLAR...

AŞAĞIDA BİR HASTA MEKTUBU VE GÜVELOĞLU'NUN YANITINI VERİYORUZ:

----- Original Message -----
Sent: Monday, October 06, 2008 1:25 PM
Subject: kısırlık tedavisi olmak istiyoruz

sayın güveloğlu;
 
ben 39 yaşında ve 3,5 yıllık evli bir bayanım. Ve çocuğumuz olmadı. 1 defa İstanbul acıbadem hastanesinde tüp bebek tedavisi olduk  ama negatif sonuç aldık.  
Benim fiziksel olarak bir sorunum yok.  
Eşim yeni doğduğunda testisleri biraz yukarda olduğundan 2-3 yaşlarında ameliyat olmuş ve testisleri normale dönmüş. Hastaneden ufak bir operasyonla sperm olup olmadığı incelendi. Yapılan operasyon sonucunda eşimin testislerinde yeterince sperm olduğu görüldü. Spermler donduruldu ve tüp bebek tedavisinie başladık. Yukarıda da belirttiğim gibi sonuç negatif oldu.  2. deneme yapacak maddi gücümüz yok. İnternetten araştırma yaparken sizin sitenize rastladım. Ve size yazmaya karar verdim. 
Eşimin testislerinde sperm olduğu halde menide hiç sperm görünmüyor. Ve bu nedenle doğal yollardan hamile kalamıyorum. Spermlerin menide bulunabilmesi için bir tedavi yönteminiz var mı? Bir tedavi yöntemi varsa bize nasıl yardımcı olabilirsiniz? 
Yardımlarınız için size şimdiden teşekkür ediyorum. 
İyi çalışmalar. 
HOŞÇAKALIN


GÜVELOĞLU'NUN YANITI

Merhaba hanımefendi,
Geçmiş olsun. Güveniniz için teşekkür ederim ama yardımcı olamayacağım için üzgünüm.
Tıbbın en aciz ve başarısız olduğu, bu konudaki doktorların maalesef hastaları müşteri gibi kabul ederek kaybetmek istemedikleri, oyaladıkları bir sağlık sorunudur çocuk sorunu..

Eşinizin genetik olarak testisleri batın bölgesinde olduğu için testislerin sperm üreten bölümleri yeterince oluşmamış.Yani doğan bir çocuğun bir parmağının veya elinin olmaması gibi bir genetik durumdur.
Bunun düzelmesi demek o insanın yeniden yaratılması demektir.Doktorlar da bunu biliyorlar ama insanları hastadan veya bağlı kurumdan menfaat temin etmek oyalıyorlar maalesef. Bu konuda hiç bir masraf etmeyiniz, çaba göstermeyiniz.Bunu yazmak kolay değil ama kaderci olmak gerekir.
Saygılar.
Atabay Güveloğlu
         PARA UĞRUNA MAALESEF BAYANIN KOCASINDAN OLMAYAN, BAŞKALARININ SPERMİNİ AŞILIYOR BAZI TÜP BEBEK  MERKEZLERİ...    
----- Original Message -----
Sent: Monday, February 09, 2009 10:13 AM
Subject: hastalık

 

Ben 1996 Yılında sağ Tesisimin şişmesi sonucu Van da Üroloji Doktoru Kendi Özel Muayene yerinde Ameliyat etti Sağ Tesisim Alındı.

Alınan Parça Patoloji laboratuarına Ankara ya Yollandı Gelen Sonuçta Hiç bir bulguya rastlanmadı Temiz geldi.

1998 Yılında Askere Gittim Askerde iken Rahatsızlandım Beni Gülhane Askeri Tıp Akademisine ( GATA) Yolladılar. Orda Yapılan Tetiklerde Üriner Tüberküloz olduğum tespit edildi. 8 ay ilaç tedavisi gördüm ve bu hastalıktan kurtuldum.

2005 yılında Evlendim 4 yıldır Çocuğumuz olmuyor bunun için bir çok doktora gittim yapılan Tahlil ve Tedavi sonunda Hiç Sperm in olmadığı AzoSperm olduğum Söylendi.

Çocuk Sahibi olmam için ancak Tüp Bebek yoluyla olmak denildi.

Sperm Tahlillerimde sıfır sperm olduğu hiç hücre olmadığı görüldü.

05.04.2008 yılında İstanbul da Tüp Bebek merkezinde TESE Ameliyatı oldum ve Tesiste Sperm olduğu bu hücrelerden alındı Tüp Bebek tedavisine Başladık.

Tüp Bebek Tedavisinde birinci denememizde Nasip olmadı Kısmet Olmadı.

ALLAH’ı Selameti Üzerinizde Olsun Saygılarımla..

GÜVELOĞLU'NUN YANITI...

Merhaba,

Geçmiş olsun.Çok sakıncalı bir tedavi yoluna giriyorsunuz. Azosperm sorununda asla ve asla aşılamaya uygun canlı sperm bulunmaz.Aşılama, yani tüp bebek olayı gerçekleşmez.Bu merkezler, başarısızlıklarını gizlemek ve para transferini sağlamak için azospermli hastaları oyalarlar.Şahıstan veya bağlı olduğu sosyal kurumdan para alırlar sürekli git gellerlle.Birer dolandırıcılık durumu söz konusudur burada.Hem de yarı resmi olarak yapılmaktadır.Sizde de aynı durum söz konusu olabilir. İşin en korkunç yanı da, bu oyalamalar sırasında, sizin kayıttaki tipinize göre bir başkasından veya bu işi yapan sperm bankalarından canlı sperm alarak eşinizin yumurtasına aşılama yaparlar ve siz de sizin kendi çocuğunuz oldu sanırsınız. Genetik testi yaptırdığınızda da bu korkunç olay ortaya çıkar.Bu nedenle olayın başında iken çok uyanık olmalısınız.Zira doğduktan sonra artık bebeği atamazsınız.Ben bunun onlarca örneğini gördüm insanlarda.

Azospermilerde, meni içinde ölü veya canlı sperm hiç yok demektir. Bunun nedeni beyindeki hipofiz bezesinin o bölümünün doğuştan olmamasıdır veya burasının komuta ettiği testislerin tahribat görmesidir ki sizinki bundan kaynaklanmaktadır.Bunun geri dönüşü, yani düzeltilmesi, tedavisi asla yoktur.Çok dikkatli olmalısınız.Çocuk sahibi olacağım diye başkasının çocuğuna sahip olmayınız.Uyanık ve kaderci olmak gerekir.Aşılama yaparlarken bunu başındaki uzman doktora açıkça belirtin ve "Bana bu şekilde uyarılar var.Bu nedenle bebek doğunca genetik testi yaptıracağım bundan haberiniz olsun " deyin.O zaman gerçek sperminiz değilse asla böyle bir işlemi korkup yapamazlar.Baba olma sevinci ve heyecanı ile insanlar bunlara inanıp genetik testi yaptırmıyorlar maalesef.

Saygılar sunuyorum.

Atabay Güveloğlu

 

Kısırlıkta En Sık Sorulan Sorular:
Kadında Üreme
Kadın üreme organları hangileridir? Kadın üreme organları dış genital organlar ve iç genital organlardan oluşur. Vajen açıklığını çevreleyen iki büyük deri kıvrımına labia majora (büyük dudaklar) adı verilir. Bunlar yağ dokusu, ter bezleri ve kıl kökleri içerir.

Labia minoralar (küçük dudaklar) labia majoraların iç kısmında bulunan bağ dokusu ve kan damarlarını içeren ince deri kıvrımlarıdır. Klitoris cinsel aktivite sırasında kanla dolarak setleşen dokulardan oluşur. Himen (kızlık zarı) vajen açıklığının dış kısmını kaplayan ince bir zardır. İç genital organlar vajen, rahim, fallop tüpleri (üreme kanalları) ve yumurtalıklardan oluşur. Vajen vulvadan rahme ulaşan yaklaşık 7-9 cm uzunluğundaki pasajdır. Elastik olduğu için cinsel ilişki ve doğum sırasında gerilebilir. Rahim armut şeklinde bir yapıdır, gövde ve rahim ağzından oluşur. Rahmin içi endometrium adı verilen ve her adet kanaması ile dökülen bir tabaka ile kaplıdır. Fallop tüpleri (üreme kanalları) rahim ve yumurtalık arasındaki yapılardır. Aşağı yukarı 10 cm uzunluğundaki bu yapılar yumurtanın rahme ulaşmasını sağlar. Döllenmiş yumurtanın ilk gelişimi tüplerde gerçekleşir. Yumurtalıklar kanalların her iki yanında yer alan içlerinde bir çok yumurta içeren, östrojen ve progesteron gibi hormonları üreten yapılardır.

Bir kadının yumurtalıklarında kaç yumurta bulunur? Kız çocuğu doğduğunda yumurtalıklarında 400.000 civarında yumurta bulunur. Doğumdan sonra yumurta üretimi olmaz. Doğumdan ergenlik dönemine kadar geçen sürede bu yumurtaların bir kısmı dejenere olur. Ergenlik ile birlikte her ay bir yumurta olgunlaşarak atılır. Yumurtalıklardaki yumurtaların dejenere olmasını sigara, ilaç, radyasyon ve çevresel faktörler arttırabilir. Yumurtalar çok azaldığında menopoz başlar.

Adet dönemlerindeki hormonal değişiklikler nelerdir? Beyindeki hipofiz bezinden salgılanan Folikül uyarıcı hormon (FSH) ve Luteinize edici (LH) hormonları gonadotropin hormonları olarak isimlendirilir. FSH yumurtalıklarda folikül (yumurta içeren küçük sıvı dolu kesecik) oluşumunu uyarır. Folikül içindeki yumurtanın etrafındaki hücrelerden östrojen salgılanır. Östrojen rahmin iç tabakasının (endometrium) kalınlaşmasını sağlar. Östrojen kritik düzeye ulaşınca ani LH salınımı olur. Bu ani artış yumurtanın olgunlaşarak 36 saat sonra atılmasına yani yumurtlamaya neden olur. 28 günlük adet döneminde yumurtlama 13-14 üncü günlerde gerçekleşir. Yumurtlamadan sonra yumurtalıklardan progesteron adı verilen hormon salgılanmaya başlar. Gebelik gerçekleşirse progesteron ve östrojen artışı devam eder. Gebelik gerçekleşmediğinde ise östrojen ve progesteron düzeyi düşer ve buna bağlı olarak endometrium (rahmin iç tabakası) dökülür ve adet kanaması başlar.

Yumurta nasıl olgunlaşır ve salınır? Yumurta folikül olarak adlandırılan sıvı dolu keseciklerde bulunur. Folikül büyümeye başladığında içinde sıvı toplanır. Büyüklüğü 18-20 mm ulaşır ve LH yükselmesinden 36-38 saat sonra folikül çatlar. Ani LH artışı bir dizi hormonal reaksiyon başlatır ve folikülün kenarından açılan delikten yumurta salınır. Serbestleşen yumurta fallop tüplerinin fimbria adı verilen ipliksi yapıları tarafından içeri alınır.

Yumurtlama her adet döneminde aynı mı, yoksa değişik yumurtalıktan mı gerçekleşir? Her ay yumurtlamanın hangi yumurtalıktan gerçekleşeceği tamamen tesadüfidir. Yapılan ultrasonografik inceleme ile hangi yumurtalığın aktif olduğu tespit edilebilir.

Adet döneminde rahimde ne gibi değişiklikler olur? Adet döneminin ilk yarısında östrojen hormonunun etkisi ile rahmin iç tabakası kalınlaşır. Adet döneminin ikinci yarısında progesteron hormonunun etkisi ile bu tabaka daha da kalınlaşır. Rahmin iç tabakası döllenen yumurtanın yerleşebilmesi için hazırlanır. Hamilelik gerçekleşmez ise progesteron ve östrojen düzeyi düşer ve bu tabaka adet kanaması ile dökülmeye başlar.

Düzenli adet dönemi ne demektir? Adetlerimin düzenli olması yumurtladığı mı gösterir mi? Bir önceki adetin başlangıcından bir sonraki adetin başlangıcına kadar geçen süre 26-34 gün sürer ise düzenli olarak kabul edilir. Düzenli adet gören kadınların bir çoğunda yumurtlamada düzenlidir.

Erkekte Üreme
Erkek üreme organları hangileridir? Erkek üreme organları penis ve testislerdir (erkek yumurtalığı). Sperm ve testesteron üreten testisler skrotum adı verilen bir torba içinde yerleşmişlerdir. Spermlerin üretildiği seminifer adı verilen kanalcıklar birleşerek daha büyük kanalları ve epididimis adı verilen kanalı oluştururlar. Sperm bu kanaldan geçerken (epididimis) hareketlilik kazanır. Spermler epidimisden çıktıktan sonra olgunlaşmış ve bir yumurtayı dölleme yeteneği kazanmışlardır.

Erkek üreme organları hangileridir? Penis süngerimsi ve erektil dokudan oluşur. Penisin erektil dokusu cinsel ilişki sırasında kanla dolar ve ereksiyon (sertleşme) gerçekleşir. İdrar ve meni penisde üretra adı verilen kanaldan dışarı çıkar.

Erkek üreme fonksiyonlarında hangi hormonlar rol oynar? Erkek üreme fonksiyonlarını beyindeki hipofiz bezinden salgılanan FSH (folikül uyarıcı hormon) ve LH (luteinize edici hormon) adındaki hormonlar kontrol eder. FSH erkeklerde testisde sperm üretimini sağlar. LH testisde bulunan leydig adı verilen hücreleri uyararak tetesteron adı verilen erkeklik hormonunun salgılanmasını sağlar. Testesteron erkeksi fiziksel karakterlerinin gelişmesini sağlar ve sperm üretimine katkıda bulunur.

Sperm nasıl üretilir? FSH ve tetesteron hormonları Spermleri oluşturan germ hücrelerini (olgunlaşmamış sperm hücreleri) uyarır, bu hücreler bölünür ve olgunlaşır. Spermatogonia-spermatit-spermatozoa diye adlandırılan sperm hücreleri olgunlaşma sırasına göre oluşur. Sperm hücresi üç kısımdan meydana gelir; Baş : Kromozomları (genetik materyali) içerir. Boyun : Sperm hareketliliği için gerekli enerjiyisağlar. Kuyruk : Sperm hareketini sağlar. Sperm 0.05 mm uzunluğunda ancak mikroskop ile gölülebilen bir hücredir.

Sperm ne kadar zamanda üretilir? Spermin üretilmesi 60 gün, epididim adı verilen kanaldan geçmesi 10-14 gün alır.

Meni spermden başka neler içerir?Meni spermlerle beraber prostat ve diğer üreme bezlerinde oluşan sıvıları içerir. Seminal sıvı adı verilen bu sıvı spermin taşınmasına ve beslenmesine yardımcı olur.

Ejekülasyon (boşalma) sırasında neler olur? Penis kökündeki kasların kasılması ile penisden meni fışkırır. Meninin miktarı 1-6 ml arasında değişir. Ejekülasyon anında meni kıvamı koyudur. Prostat bezinden salgılanan enzimler 20-30 dakika içinde meninin sıvılaşmasını sağlar. Sperm rahim ağzı salgısına karışır ve beş dakikada yumurtalık kanallarına ulaşır.

İlişki sırasında ne kadar sperm salınır? Boşalma ile vajene 100-300 milyon arasında sperm bırakılır.

Yumurtanın döllenebilmesi için ne kadar sperme ihtiyaç var? Vajene boşalan spermlerden ancak 25-30 tanesi yumurtanın yakınına ulaşır. Bunlardan bir tanesi yumurtanın zarını delerek geçer ve yumurtayı döller.

Kadın vücudunda sperm ne kadar yaşayabilir? Normalde sperm vajende 2-4 saat yaşar, fakat ilişkiden 16 saat sonra bile vajenden alınan örneklerde canlı sperm görülebilir. Kadında enfeksiyon varsa yada ilişkide kayganlaştırıcı maddeler kullanılmışsa spermler daha kısa süre canlı kalır.

Cinsel perhiz ile sperm sayısı arttırılabilir mi? Boşalma olmazsa spermler belli bir süre sonra döllenme yeteneklerini kaybederler ve dejenere olurlar. Sperm sayısı artsa bile kalitesi değişmez, hatta bozulur. Önerilen cinsel perhiz süresi 2-5 gündür.

Hastalıklar sperm sayısını etkiler mi? Basit bir soğuk algınlığı bile sperm sayısını ve kalitesini bozar. Sperm analizi geçirilen hastalıklar göz önüne alınarak yapılmalı ve analizin sonucunun bozuk olduğu durumlarda üç ay sonra sperm analizi tekrarlanmalıdır.

Sigara ve alkol erkek üreme sağlığını etkiler mi? Sigara ve alkol erkek üreme sağlığını olumsuz etkiler. Sigara sperm sayısını ve hareketliğini azaltır. Alkol ise testesteron seviyesini azaltarak etkisini gösterir. Ayrıca alkolizm impotansın (iktidarsızlığın) önemli bir nedenidir.

İlaçlar sperm sayısını etkiler mi? Ülser, sara, gut, bazı bağırsak hastalıkları ve idrar yolu enfeksiyonları tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar sperm sayısını azaltır. Genellikle ilaçlar kesildikten bir süre sonra sperm sayısı normale döner. Bazı kanserlerin tedavisinde kullanılan ilaçlar kalıcı zarar vererek kısırlığa yol açar. Narkotik (uyuşturucu) ilaçlar hem kısırlık hemde iktidarsızlığa neden olur.

Başka neler sperm üretiminde ve fonksiyonunda bozukluğa neden olur? Sperm üretimindeki ve taşınmasındaki problemler, cinsel ilişki ve boşalmadaki problemler kısırlığa yol açar. Hormonal problemler, inmemiş testis, testislerde yaralanma ve kabakulak gibi enfeksiyonlar, bazı kimyasal maddeler ve ilaçlar sperm üretimindeki bozukluklara neden olabilirler. Sperm taşınmasındaki problemler ise sperm kanallarında enfeksiyon sonrası oluşan tıkanıklıklara bağlıdır. İktidarsızlık ve geri boşalmada kısırlık sebepleri olabilir.

Normal semen analizi nasıl olur? Normal meni miktarı 1,5 ila 6 ml arasında değişir. Sperm sayısının ml'de 20 milyon ve üzeri, hareketliliğin %40 ve üzeri ve normal yapıdaki sperm oranının %14'ün üzerinde olduğu örnekler normaldir.

Gebeliğin oluşabilmesi için kaç tane sperm gereklidir? Bir adet yumurtanın döllenebilmesi için bir adet sperme ihtiyaç vardır fakat spermlerin bir çoğu yumurtaya ulaşmadan önce kadın genital organlarında canlılığını kaybeder. Her ejekülasyonda (boşalmada) 100-300 milyon arasındaki sperm vajinaya boşalır. Sperm yoğunluğu mililitrede 20 milyonda az ise gebelik şansı azalır. Spermin hareketliliğinin, yapısının ve yumurtayı dölleme yeteneğininde çok önemli olduğu unutulmamalıdır.

Sperm ve yumurta nerede ve nasıl karşılaşır? Meni önce çok yoğundur. Boşalmadan 20-30 dakika sonra sıvılaşır. Spermler rahim ağzındaki mukusu geçerek tüplere (yumurtalık kanalları) ulaşır. Sperm ve yumurta tüplerin orta kısmında karşılaşır.

Döllenme nasıl gerçekleşir? Yumurta zona pellusida adı verilen bir zar ile çevrilidir, bunuda korona adı verilen hücreler çevreler. Sperm zona-pellusidayı (yumurta zarı) geçerek yumurta içine girer. Bunu tek bir sperm başarır. Sperm ve yumurta hücreleri 23'er adet kromozom taşır, ve birleştiğinde 46 kromozom tamamlanır.

Döllendikten sonra yumurtaya ne olur? Döllenmiş yumurta 0.1 mm çapındadır. Bir iki gün içinde yumurta 2, 4, 8 ve 16 hücreye bölünür. Döllenmeden 4 gün sonra 0.3 mm çapında morula adı verilen bir hücre topu haline gelir. Morulanın içinde sıvı birikerek blastosist adı verilen yapı oluşur. Döllenmeden 5 gün sonra yumurta rahme ulaşır.

İmplantasyon (nidasyon) nedir? Ne zaman gerçekleşir?İmplantasyon blastosist aşamasındaki döllenmiş yumurtanın rahmin endometrium adı verilen iç tabakasına tutunmasıdır. Yumurtanın döllenmesinden yedi gün sonra gerçekleşir.

Kadınlar adet döneminin her hangi bir döneminde gebe kalabilirler mi? Hayır. Kadınlar sadece yumurtlama döneminde, yani adetin 12-16 (adet döneminin ortasında) günlerinde gebe kalabilir.

Yumurtlama dönemini nasıl anlayabilirim? Yumurtlama dönemini hormon testleri, vücut ısısı takibi, rahim ağzındaki salgının incelenmesi ve gelişen folikülün (içinde yumurtanın büyüdüğü kesecik) ultrasonografik olarak incelenmesi ile tesbit edilebilir.

Zamanlı cinsel ilişki ile gebelik şansımı arttırabilir miyim? Evet arttırabilirsiniz. Adet dönemleriniz düzenli ise bunu ayarlamak daha kolay olur. Adet döneminin yumurtlamadan sonraki kısmı 14 gün sürer. Son altı ay içinde adet dönemleri en az 27 en çok 32 gün süren kişilerin 13 ve 18 günler arasında yumurtladığı var sayılır. Bu çiftlere 12 ila 19 uncu günler arasında gün aşırı ilişki kurmaları önerilir.

Sık cinsel ilişkide bulunmak ve orgazm hamilelik şansını etkiler mi? Yumurtlama döneminde her 36-48 saat ara ile ilişkide bulunulması önerilir. Orgazm ile alakası yoktur.

Hamile kalabilmek için cinsel ilişkide uygulanması gereken özel bir pozisyon var mı? Meni vajinaya ulaştıktan sonra cinsel ilişki pozisyonu önemli değildir.

İlişkiden sonra meninin çoğunun dışarıya aktığını hissediyorum bu gebeliği engeller mi? Hayır engellemez. Yirmi dakika içinde meni sıvılaşır ve bir kısmının vajenden dışarı akması normaldir.

İlişkiden sonra bir süre uzanmak gebelik şansını arttırır mı? Hayır spermin tüplere doğru olan hareketini kadının pozisyonu belirlemez.

Yumurtlama döneminde cinsel ilişkide bulunulduğunda gebelik kesin midir? Hayır, her adet döneminde gebe kalma şansı %15-25 arasında değişir.

Rahim filmi çekilmesi kadınların gebe kalmasına yardımcı olur mu?Rahim filmi çekilirken tüplere verilen boyanın hafifçe tıkalı tüpleri açmakta yardımcı olduğuna inanılır. Fakat bu kanıtlanamamıştır. Rahim filmi ancak kısırlığın nedeninin tespit edilmesine ve uygun tedavinin başlanmasına yardımcı olur.

Tiroid hormonlarını içeren ilaçların kullanılması gebelik şansını arttırır mı? Tiroid bezinin yeteri kadar çalışmadığı durumlar haricinde bu hormonların kullanılması gebelik şansını arttırmaz.

Normal bir kadının gebe kalması ne kadar sürer? Genç bir kadının her adet döneminde ve düzenli cinsel ilişkide bulunduğu takdirde gebe kalma şansı % 20'dir. Korunmayan çiftlerin bir çoğu ilk 6 ay içinde gebe kalır. 35 yaş üzerindeki kadınlarda bu sürer uzar.

İnfertilite (Kısırlık) ne demektir? Basit olarak kısırlık bir yıl süresince çiftin korunmamasına rağmen gebeliğin elde edilemediği durumdur.

Kadının yaşı ilerledikçe gebelik şansı azalır mı? Yaş ilerledikçe düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebelik elde edilene dek geçen süre uzar. 25 yaşındaki bir kadın genellikle 2-3 ay içinde gebe kalırken, 35 yaşın üzerindeki normal kadınlarda bu süre 6 aydan uzun sürebilir.

Erkekeler de de yaş ilerleyince üreme sağlığı bozulur mu? Erkeklerde de 60 yaş üzerinde sperm sayı ve kalitesinde azalma görülebilir.

Kısırlığın sık görülen nedenleri nelerdir? Çiftlerde kısırlık erkek, kadın veya her ikisindeki problemlere bağlı olabilir. Kısır çiftlerin %30'u erkeğe bağlı, %30'u kadına bağlı nedenler ile çocuk sahibi olamamaktadır. Çiftlerin % 40'ında ise kısırlık her ikisinde ki problemlere bağlıdır. Erkek eşte sperm sayısının, hareketliliğin veya normal yapıdaki spermlerin azalması, menide hiç sperm olmaması kısırlık nedenidir. Ayrıca iktidarsızlık ve geriye boşalmada kısırlık nedeni olabilir. Kadın eşde ise yumurtlamanın olmaması, endometriozis (karın içine kanama yapan bir kadın hastalığı), tüplerin tıkalı olması ve rahimde myomların bulunması kısırlık nedenidir.

Kısırlık günümüzde daha mı yaygınlaştı? Günümüzde evlenme yaşı arttığı için ve evlenen çiftler çocuk yapmayı erteledikleri için kısırlık daha sık görülmekte. Ayrıca enfeksiyonların artması tüplerde tıkanıklığa neden olarak kısırlığa yol açar. Son zamanlarda yapılan çalışmalarda her altı çiften birinin kısırlık problemi olduğunu göstermiştir.

Geriye dönük rahim kısırlık nedeni midir? Kadınların %20'sinde rahim geriye dönüktür. Eğere rahim çevre organlara olan yapışıklıklarından dolayı geriye dönük ise, bu yapışıklıklara bağlı kısırlık söz konusudur.

Şişmanlık kısırlığa neden olur mu? Hayır, bir çok şişman kadın kısır değildir. Fakat, şişmanlık polikistik over hastalığı ve anormal hormon üretimi ile ilişkilidir.

Doğum kontrol hapı kullanan kadınlar sonradan gebe kalmakta zorlanır mı? Doğum kontrol hapını kullanmayı bıraktıktan sonra gebeliğin gerçekleşebilmesi için bir kaç ay geçebilir. Özellikle ileri yaş kadınlarda bu durum daha belirgindir. Bu etki geçicidir.

Rahim içi araç (spiral) kullananların daha sonra gebe kalmaları zor mudur? Genellikle bir problem olmaz. Fakat, rahim içi araç kullanmak enfeksiyona yol açarak tüplerde tıkanıklığa neden olabilir. Rahim içi araç kullanırken artan kanama veya ağrı bir problem olduğunu gösterir.

Stres kısırlığa neden olur mu? Stres genelde kısırlığın sonucudur. Fakat çok ağır stres yumurtlamada problemlere ve cinsel ilişki sıklığının azalmasına neden olur.

İnfertilite tedavisi gören çiftlerin gebe kalma şansı nedir? Bu çiftin problemine bağlıdır. Bazı nedenler çok kolay tedavi edilirken, diğerlerinde gelişmiş tekniklerin kullanılması ve zaman gerekebilir.

Çiftler kısırlık nedeni ile doktora başvurmadan ne kadar beklemeli? Sağlıklı çiftlerin her ay gebe kalma şansı %20'dir. Çiftlerin yarısından çoğu 6 ay içinde gebelik elde eder. Eğer herhangi bir doğum kontrol yöntemi uygulamadan 18 aydır düzenli cinsel ilişkide bulunmanıza rağmen gebelik elde edemiyorsanız, doktora başvurmanız gerekir.

Bu kadar uzun süre beklememesi gereken çiftler var mı? Eğer çiftler herhangi bir problemden şüpheleniyorsa, örneğin kadın eşin adetleri çok düzensiz veya yoksa, enfeksiyon öyküsü veya adet kanamaları ve ilişki sırasında şiddetli ağrı yakınması varsa, erkek eşde ise inmemiş testis, testislerden geçirilmiş operasyon veya testislerde yaralanma öyküsü varsa doktora hemen başvurmak gerekir. Doktora hemen başvurması gereken diğer grup ise kadın eşin 35 yaşın üzerinde olduğu çiftlerdir, gebe kalabilme şansı ilerleyen yaşla azaldığı için bu çiftler vakit kaybetmemelidir.

Çiftler doktora beraber mi gitmeli? Çocuk sahibi olamamanıza neden olan problem kadın eşde, erkek eşde veya her iki eşte birden olabileceği için doktora mutlaka çiftlerin beraber başvurmaları gerekir.

Doktor ne gibi soruları sorar? Kadın eşe yöneltilecek sorular; Kadının yaşı, ne kadar zamandır çocuk istendiği, önceden bir gebeliğin olup olmadığı, adet dönemlerinin düzeni, kanama miktarı, süresi, ağrı ve diğer yakınmaların olup olmadığı kadın eşe yöneltilecek sorulardır. Bunun yanında, akıntı, ilişkide ağrı, geçirilmiş enfeksiyonlar, geçirilmiş operasyonlar hakkında bilgi istenir. Erkek eşe yöneltilecek sorular; Erkeğin genel sağlık durumu, geçirilmiş önemli hastalık ve operasyonlar , kabakulak enfeksiyonu geçirdiyse hangi yaşta geçirdiği, inmemiş testis veya testislere travma öyküsünün olup olmadığı, erken boşalma ve impotans (iktidarsızlık) gibi cinsel fonksiyon bozukluklarının varlığına ilişkin sorular sorulacaktır.

Muayene olmak gerekir mi? Fizik muayene kısırlık araştırmalarının en önemli basamaklarından biridir. Kadın eşin jinekolojik muayenesi, ultrasonografik incelemesinin yapılması, rahim ağzından örnek alınarak patolojik inceleme yapılması ve mikrobiyolojik araştırmalar için örnek alınması gerekir. Erkek eşin ise testisleri muayene edilerek gerektiğinde ultrasonografik inceleme yapılır.

Yumurtladığı mı nasıl anlayacağım? Düzenli adet dönemleri ve kanamaları olan kadınların bir çoğu yumurtlar. Yumurtlama döneminde artan östrojen hormonuna bağlı hafif bir ağrı hissedilebilir.

Yumurtlamanın tespit edilebilmesi için hangi testler yapılabilir?Yumurtlamanın tespit edilebilmesi için bazal vücut ısı çizelgesinin tutulması, ultrasonografik incelemeler, endometrial biopsi (rahmin iç tabakasından parça alınması) ve kanda Progesteron hormon düzeyi belirlenebilmesi kullanılan yöntemlerdir.

Bazal vücut sısı çizelgesi nasıl tutulur, güvenilir midir? Bazal vücut ısısı sabah uykudan uyanıldığında ölçülen vücut ısısıdır. Adet kanamanızın başladığı günden itibaren sabahları vücut ısınızı ölçerek bu çizelgeyi hazırlayabilirsiniz. Isı dil altından termometre aracılığı ile ölçülerek not edilmelidir. Yemek yemek, içmek, ağzı çalkalamak ısıyı değiştirir. Size hekiminizin vereceği tablolara, gelecek ayki adet kanamanızın başlangıcına dek her sabah vücut ısınızı kaydetmeniz gerekir. Bu tabloyu hazırladığınızda adet döneminizin ikinci yarısında vücut ısınızın 1-1.5 derece daha yüksek olduğunu görürsünüz. Vücut ısısı yumurtlama gerçekleştikten sonra progesteron hormonunun etkisi ile yükselir, ve gebelik gerçekleşirse yüksek olarak devam eder. Yumurtlamanın olmadığı vakalarda vücut ısısında da pek değişiklik olmaz. Bu yöntem yumurtlamanın olup olmadığının tespit edilmesi için kullanılan çok kaba bir yöntemdir. Bazı vakalarda yumurtlama olduğu halde vücut ısısında artış olmayabilir. Bu tablolara göre cinsel ilişkinin zamanını belirlemek bazen yanıltıcı olabilir. Günümüzde yumurtlamanın tespit edilmesinde daha hassas testler kullanılmaktadır.

Ultrasonografi incelemesi nedir? Ultrasonografik incelemelerde ses dalgaları kullanılarak iç organlar hakkında bilgi sahibi olunur. Hasta radyasyona maruz kalmadığı için güvenilir bir incelemedir. Abdominal (karından) veya vajinal ultrasonografi yapılabilir. Karından yapılacak incelemelerde hastanın mesanesinin dolu olması gerekir. Dolu mesane barsakları iterek üreme organlarının görülmesini kolaylaştırır. Vajinal ultrasonografik incelemeler için mesanenin dolu olması gerekmez. Vajinal ultrasonografi ile üreme organları daha iyi incelenebilir.

Yumurtlama ultrasonografi ile nasıl belirlenir? Adet döneminizin 3. veya 4. günü ilk inceleme yapılır, yumurtalıklarda kist varsa bu inceleme sırasında belirlenir. Hasta herhangi bir ilaç kullanmıyorsa adet döneminin 8. ve 10. günleri arasında inceleme tekrarlanır. Bu günden sonra yumurtlama gerçekleşene kadar inceleme her gün tekrarlanır. Büyüyen folikülün çapı 18-26mm arasında iken yumurtlama gerçekleşir. Rahim içinde endometrium adı verilen tabakada östrojen hormonun etkisi ile kalınlaşır ve döllenen yumurtanın tutunabilmesi için hazırlanır.

Ultrasonografi diğer kısırlık nedenlerininde ortaya çıkarılmasın da yardımcı olur mu? Çocuk sahibi olamayan kadınlarda kısırlık nedenin araştırılmasında ultrasonografik inceleme çok önemlidir. Rahim ve yumurtalıklar değerlendirilerek kısırlığın nedenleri hakkında fikir sahibi olunabilir. Hormon eksikliği olan veya erken menapoza girmiş kadınlarda yumurtalıklar küçük, rahim ufak ve rahmin iç tabakası incedir. Polikistik over sendromu vakalarında ise yumurtalık normalden büyüktür ve bir çok kist içerir. Bu vakalarda rahim büyümüş ve endometrium kalınlaşmıştır.

HSG Servikal mukus nedir, postcoital test nasıl yapılır?Rahim ağzındaki bezlerin salgıladığı sıvıya servikal mukus denir. Bu sıvının yoğunluğu adet dönemi boyunca değişir. Adet döneminin büyük bölümünde bu sıvı çok yoğundur, bakterilerin rahme girmelerin engelleyen bir tıkaç oluşturur. Yumurtlamadan 5 gün önce mukus miktarı artar ve yoğunluğu azalır, sıvılaşır. Yumurtlamadan 24 saat sonra mukusun kıvamı yine koyulaşır.

Postcoital test nasıl yapılır? Postcoital test cinsel ilişkiden 6-12 saat sonra rahim ağzındaki mukustan örnek alınarak yapılır. Bu örnek mikroskop ile incelenir, ve bu örnekteki sperm sayısı ve spermlerin canlılığı belirlenir.

Kısırlık cinsel hayatı olumsuz etkiler mi? Kısırlık araştırmalarında ve tedavisinde , zamanlı cinsel ilişki önerilir. Bu çiftlerin kendilerini baskı altında hissetmesi ve ilişkide zorlanması çok doğaldır.

HSG (rahim filmi) incelemesi nedir, nasıl yapılır? Histerosalpingografi olarak adlandırılan radyolojik incelemede, rahim ağzından içeriye verilen boyanın tüplerden geçişi izlenir. Bu sırada çekilen röntgen filmleri incelenerek tüplerin durumu hakkında bilgi sahibi olunur. Tüplerde tıkanıklık varsa boya tüplerden geçmez. Bu inceleme sırasında hastaya verilen radyasyon çok azdır, ve zarasızdır. Hastaların bir kısmı hafif bir ağrı hisseder, işlem sırasında anestezi verilmesine gerek yoktur. HSG incelemesi ile rahim içide değerlendirilir. Kısırlık nedeninin araştırılmasında HSG ve laparoskopi birbirini tamamlar.

Laparoskopi nedir? Üreme organlarının detaylı olarak incelenebilmesini sağlayan bir cerrahi yöntemdir. Laparoskopik inceleme çocuğu olmayan çiftlerin değerlendirilmesinde en önemli basamaklardan biridir. Genel anestezi altında gerçekleştirilen bu işlem yaklaşık yarım saat sürer ve hasta aynı gün içinde taburcu edilebilir.

Laparoskopi ile hangi hastalıklar tespit edilebilir? Laparoskopi ile endometriozis (karın içine kanama yapan bir hastalık), rahim tümörleri, yumurtalık kistleri, dış gebelik ve yapışıklıklar gibi birçok kadın hastalığı teşhis edilebilir. Göbeğin hemen altından karın içine yönlendirilen teleskop benzeri optik bir cihaz ile karın içi organlar bir kaç kez büyütülmüş olarak izlenebilir. Cerrah rahmi, yumurtalık kanallarını, yumurtalıkları ve karın zarlarını ayrıntılı olarak inceler.

Laparoskopi tedavi amaçlı kullanılır mı? Laparoskopi karın içeresindeki üreme organlarının değerlendirilmesi yanında hastalıkların giderilmesi için de kullanılabilir. Laparoskopi sırasında üreme organlarında bir anormallik saptanırsa kansız bıçaksız ameliyat ile giderilir. Böylelikle hasta daha az ameliyat stresine maruz kalır ve iyileşme hızlıdır.

Laparoskopi nasıl yapılır? Göbek altından ince bir fiberoptik teleskop ile tüm karın içi organlar görüntülenir ve ikinci bir küçük delik aracılığı ile organlara ulaşılarak gerekli işlemler yapılır. Karın içi organlar incelendikten sonra rahim içerisine verilen özel bir ilaç ile üreme kanallarının açık olup olmadığı anlaşılır. Kanallarda tespit edilen yapışıklık ve tıkanıklıklar giderilir. Yapışıklıklar rahim, yumurtalıklar, üreme kanalları, bağırsaklar ve karın zarları arasında olabilir. Bu organların birbirine yapışması organların sağlıklı hareket etmelerini engelleyerek fonksiyonlarını kısıtlar. Karın içi yaralar, kanama yapan endometriozis odakları ve dış gebelik de laporoskopi ile tedavi edilebilir. Laparoskopik olarak kapalı olan kanalların açılması da mümkündür. Ayrıca kısırlığa neden olan yumurtalık kistleri, rahim tümörleride (myom) laparoskopik olarak giderilebilir. Bu cerrahi işlemler sırasında lazer, elektrokoter ve dikişler kullanılır. Bazı cerrahi laparoskopi girişimlerinden bir kaç hafta veya bir kaç ay sonra ikinci bir laparoskopi sonucu görmek için yapılabilir. Böylelikle cerrah hastalığın tekrar edip etmediğini belirleyebilir. Laparoskopi sonrasında hasta en geç bir kaç gün içinde işine dönebilir.

Hamile iken laparoskopi yapılırsa zararı olur mu? Adet döneminin ikinci yarısında laparoskopi uygulandığında hastanın gebe olma olasılığı vardır. Genellikle laparoskopi gebeliğe zarar vermez fakat emin olabilmek için laparoskopinin uygulanacağı ay çiftin korunması önerilir.

Histeroskopi nedir? Histereskopi rahim içinin değerlendirilmesinde kullanılan en modern teşhis ve tedavi yöntemidir. İnce fiberoptik bir teleskop ile vajinal yoldan rahim içerisine girilerek tüm anormallikler teşhis edilir ve aynı seansta bu anormallikler cerrahi olarak giderilebilir. Bu işlemde, laporoskopi gibi kansız ve bıçaksız ameliyat türüdür. Hastalar bu işlemi çok rahat tolere ederler. İşlem çoğu zaman lokal, bazen de genel anestezi altında yapılır. Histeroskopi ile rahim içi polipler (aşırı büyüme gösteren et parçaları), septum (rahmi bölen perde) ve myomlar giderilebilir. Böylelikle hasta bunların neden olabileceği kısırlık, ağrı ve düzensiz kanamalardan kurtulur. İşlemden bir iki gün sonra hasta her zaman ki aktivitesini yapabilir.

Sperm analizi niye gerekir, neleri içerir? Kısırlık vakalarının üçte biri erkek faktörüne bağlı olduğu için, çocuğu olmayan çiftlerin incelenmesinde sperm analizi ilk basamaklardan biridir. İki ila beş günlük cinsel perhiz sonrasında mastürbasyon ile alınan meni örneği incelenir. Örnek alındıktan sonra bir saat içinde labarotuvara ulaştırılmalıdır. Özellikle soğuk havalarda örneğin vücuda temas ederek taşınması uygundur. Sperm analizinde, mililitredeki sperm sayısı, spermlerin hareketliliği ve yapıları değerlendirilir. Ayrıca meninin miktarı, asiditesi, ve içerdiği yuvarlak hücreler değerlendirilir. Gerekli görüldüğünde antisperm antikor testleri ve mikrobiyolojik incelemeler yapılır.

Normal sperm analizi nasıl olur? Miktarı: 1.5-6.5 ml, Sperm konsantrasyonu: 20 milyon/ml, Sperm hareketliliği: %50 ve daha fazla, Sperm yapısı: %14 normal yapı ( Kruger kriterlerine göre) Sperm analizi sonrasında yukarıdaki değerlerin bulunması gebeliğin oluşacağını kesin olarak göstermez. Sperm konsantrasyonu 10 milyon/ml olan erkeklerin eşlerinde gebelik gerçekleşebilirken, sperm konsantrasyonu 60 milyon/ml olan erkeklerin eşleri gebe kalamayabilir.

Sperm analizinin bir defa yapılması yeterli midir? Sperm üretimini ısı, sigara, alkol, ilaçlar ve enfeksiyonlar gibi birçok faktör etkilediği için normal olmayan örneklerin analizi birer ay ara ile iki veya üç kez yapılmalıdır.

Testis (yumurtalık) biopsisi niye yapılır? Menide hiç spermi olmayan hastaların testislerinden alınan bir parça incelenerek sperm üretiminin olup olmadığı tespit edilir. Eğer kanallardaki tıkanıklık tespit edilmişse bu incelemeye gerek olmadan hemen tedaviye geçilebilir.

Kısırlık araştırmalarında hangi hormon testleri yapılır? Kadınlarda kandaki FSH (folikül uyarıcı hormon), LH (luteinize edici hormon), östrodiol (kadınlık hormonu), prolaktin (süt üretimini sağlayan hormon), testesteron (erkeklik hormonu), DHEA-S (böbrek üstü bezlerden üretilen hormon) ve progesteron ( adet döneminin ikinci yarısında salgılanan hormon) düzeyleri belirlenir.

Bu hormon düzeyleri niye ölçülür? Hastanın adetleri düzensiz, az veya yok ise bu hormon düzeyleri ölçülerek bu düzensizliklerin nedeni ve yumurtalıkların durumu hakkında fikir edinilebilir. Yumurtalıkları yeteri kadar çalışmayan ve menapozdaki kadınlarda FSH yüksekir ve östrodiol düzeyi düşer.

Serum progesteron düzeyi neyi gösterir? Serum progesteron düzeyi ölçülerek o adet döneminde yumurtlamanın olup olmadığı belirlenir. 28 günlük bir adet döneminin 21. günde kandaki progesteron düzeyi ölçülür. 30 nmol/L'nin (10ng/ml) üzerindeki değerler yumurtlamanın olduğunu gösterir.

Yumurtlamayı belirlemek için başka hangi test yapılabilir? LH düzeyi yumurtlamadan 38 saat önce yükselir, dolayısı ile beklenen yumurtlamadan 24-36 saat önce kan veya idrarda yapılan testler ile yükselme belirlenebilir. Ovulasyon indüksiyonu (yumurtlamanın uyarılması tedavisi) yapılırken niye birçok kan testi yapılması gerekir? Verilen hormon ilaçları ile yumurtalıklar uyarılırken folikül (içinde yumurtanın geliştiği kesecik) gelişiminin izlenmesi için östrodiol düzeyleri ölçülür. 21. günde de progesteron düzeyi ölçülerek yumurtlamanın olup olmadığı belirlenir.

Yumurtlama olmamasının nedeni nedir? Salgılanan hormonlar ile yumurtalıklardan her ay yumurtlamanın gerçekleşmesini sağlayan hipotalamus, hipofiz bezi ve yumurtalıklar arasında ki bağlantının bozulduğu birçok durum yumurtlamayı bozar. Beyinde ki bu yapılarda ki problemler veya yumurtalıkların hormonlara cevap vermemesi durumunda yumurtlama gerçekleşmez. Ayrıca tiroid bezi ve böbrek üstü bezlerdeki bozukluklar, stres, aşırı kilo kaybı veya kilo artışı yumurtlama düzensizliklerine yol açar.

Adet görülmemesi yumurtlamanın olmadığını mı gösterir? Evet, eğer hamilelik yoksa adet görülmediği zaman yumurtlamada olmaz. Altı ay veya daha uzun bir süre adet görülmediği durumlara amenore denir, bu durumda yumurtlamada olmaz. Amenore kürtaj, veya diğer cerrahi girişimler sonunda rahmin içinde oluşan yapışıklıklara bağlı rahmin iç tabakasının gelişmediği durumlarda da görülür. Bu vakalarda yapışıklıklar cerrahi ile düzeltilirek, bir süre östrojen hormonu kullanıldığında adetler geri döner.

Adetlerin düzensiz olması yumurtlamanın olmadığını mı gösterir? Altı haftadan uzun aralıklarla adet görüldüğü durumlara oligomenore denir. Bu hastaların çoğunda yumurtlama yoktur veya çok nadirdir. Bu durumda gebelik şansı da düşüktür.

25 yaşında ve hormon ilacı kullanmadan adet göremeyen bir hasta gebe kalabilir mi? Evet, kalabilir. Hiç adet görmemiş kadınlarda ki duruma primer amenore adı verilir. Primer amenorenin birçok nedeni vardır.Tedavi ile çocuk sahibi olabilme şansı nedene bağlıdır. Yumurtalıklarda ki erken yetmezlik, beyinden hormonların yeteri kadar salınamaması, polikistik over hastalığı, prolaktin hormonun (süt üretimini sağlayan hormon) yüksekliği, aşırı kilo, ve konjenital anomaliler primer amenoreye neden olur.

Otuz yaşına dek düzenli adet gören bir kadın son iki yıldır adet görmemesinin nedeni nedir?Böyle durumlara sekonder amenore denir. Polikistik over hastalığı, yumurtalıklarda ki erken yetmezlik, aşırı kilo, prolaktin hormonun (süt üretimini sağlayan hormon) yüksekliği, aşırı ekzersiz, hipofiz bezinin çalışmaması sekonder amenoreye neden olur.

Üreme Kanallarında Tıkanıklık Tüplerdeki hasara neler yol açar? Tüplerdeki tıkanıklık kısırlığın en önemli nedenlerinden biridir. Geçirilmiş enfeksiyonlar tüplerde tıkanıklığa neden olabilir. Bir çok bakterinin neden olabileceği üreme organlarındaki yaygın enfeksiyon tüplerde iltihaplanma ve şişmeye neden olabilir. Cinsel temas yolu ile geçen hastalıklarda tüplerde tıkanıklığa yol açabilir. Rahim içi araç kullanan kadınlarda, düşük sonrası geçirilen enfeksiyonlarda ve apandisiti patlayan kadınlarda tüplerde tıkanıklık daha sık görülür. Karın içine kanamalara neden olan endometriozis hastalığıda tüplerde tıkanıklığa yol açabilir.

Tüplerdeki tıkanıklık kısırlığa nasıl yol açar? Yapışıklıklar tüplerin şeklini ve yumurtalıkla olan ilişkisini bozar. Yumurtanın tüplere alınması ve tüplerde ilerlemesi zorlaşır.

Çocuk sahibi olamayan kadınların yüzde kaçında tüplerde tıkanıklık görülür? Çocuk sahibi olamayan kadınları %30'unda tüplerde tıkanıklık görülür.

Üreme organlarındaki enfeksiyonun bulguları nelerdir? Akut enfeksiyonlarda ateş, ağrı, kötü kokulu akıntı ve fazla kanama görülebilir. Tüplerde yapışıklığa neden olan enfeksiyonlar genellikle kronik enfeksiyonlardır. Bu enfeksiyonlar genellikle bulgu vermez, zamanında tedavi edilemediği için tüplerde yapışıklığa neden olur.

Tüplerde tıkanıklık olduğu nasıl anlaşılır? Çocuğu olmayan kadınların değerlendirilmesinde tüpler mutlaka incelenmelidir. Tüpteki problemlerin belirlenmesinde rahim filmi ve laparoskopi kullanılabilir.

Tedavi amacı ile hangi operasyonlar yapılır? Tüplerdeki hasarın tipine göre en sık görülen hasar tüplerin etrafındaki yapışıklıklardır. Bu durumda adezyoliziz (yapışıklıkların açılması işlemi) uygulanabilir. Bu işlem laparoskopik olarak (kansız bıçaksız ameliyat) uygulanabilir. Eğer tüpün orta kısmında tıkanıklık varsa tüpün bir kısmı çıkarılır ve iki uç birleştirilir. Bu operasyonların başarısını tüplerdeki tıkanıklık ve hasarın derecesi, hastanın yaşı, kısırlığa neden olan diğer problemelerin varlığı ve cerrahinin şekli etkiler.

Tüplerimden biri sağlıklı ise gebe kalabilir miyim? Evet, gebe kalabilirsiniz.

Önceden tüplerini bağlatan kadınlar tekrar çocuk sahibi olabilir mi? Bu tubal sterilizasyon adı verilen cerrahi kısırlaştırma operasyonunun cinsine bağlıdır. Cerrahi koter ile tüpler yakıldığında veya tüplerin fimbiriya adı verilen uç kısımları çıkarıldığında tekrar gebe kalma şansı düşüktür. Bu vakalarda yardımcı üreme teknikleri ile çocuk sahibi olabilirler.

Tubal sterilizasyon cerrahi olarak düzeltildikten sonra dış gebelik riski artar mı? Tüplere yapılan tüm cerrahi girişimlerden sonra dış gebelik riski artar. Hasar gören tüpler cerrahi bir işlemle açılsa dahi yapıları bozulduğu için döllenen yumurta içlerinden rahat geçemez ve dış gebelik riski artar.

Kısırlığı önlemek için 5 önemli ipucu

ABD'de Harvard Üniversitesi doktorlarından Robert Barbieri, çocuk sahibi olabilmek için çiftlerin yaşamlarında küçük değişiklikler yapmasını öneriyor

Amerika'da yeni piyasaya sürülen "5 Adımda Kısırlığın Önlenmesi" adlı kitap erkekler için kısırlığı önlemenin, kadınlar içinse hamile kalabilmek için şansı arttırmanın yollarını anlatıyor.

KADINLARA ÖĞÜTLER

1- Sporu abartmayın
Spor vücut sağlığı için yararlı. Ancak fazla spor yapmak da ters tepebilir. Sporcu kadınlar üzerinde yapılan araştırmalar, bu kadınların adet görme sıklıklarının giderek azaldığını gösteriyor.

2-İyi beslenin
Kötü yemek alışkanlıkları üreme hormonlarının düzenli işlev görmesini etkiler. İşin sırrı düzenli olarak,günde en az 3 kez, aynı saatlerde hem besleyici hem de yağsız yemekler yemekte.

3-Atıştırmak iyi gelir
İki öğün arasında bir şeyler atıştırırken kendinizi suçlu hissetmeyin. Fakat yağ ve tuz oranı düşük, tadı güzel şeyler olmasına dikkat edin. Karbonhidratlarla proteinleri dengeli bir şekilde tüketin.

4-İçkiden uzak durun! Araştırmalar günde 1 kadeh içki içen kadınların hamile kalma şansının hiç içmeyen kadınlara göre önemli ölçüde azaldığını kanıtladı. İçki tüketimi ne kadar artarsa, hamile kalma şansı da o kadar azalıyor.

5-Kolaylaştırmak için
Hamile kalmayı kolaylaştırmak için seks yapmadan önce duş almayyn. Çünkü bu spermi alıp götürebilir. Cinsel ilişkiden sonra kadının 20-30 dakika hareketsiz kalması spermin rahme ulaşma şansını artırır.

Kitabın yazarı Harvard Tıp Fakültesi Jinekoloji Bölüm Başkany Doktor Robert Barbieri'ye göre sperm miktarındaki ve kalitesindeki düşüklüğü hayatınızda yapacağınız birkaç değişiklikle önleyebilirsiniz. İşte Barbieri'nin önerileri..

ERKEKLER NE YAPSIN

1-Aşırı spor zararlı
Erkekler için de fazla sporun yarardan çok zararı var. Çok fazla spor yapan erkeklerin testosteron düzeyinde düşüş görülüyor. Bu da cinsel isteği ve sperm kalitesini azaltıyor. Sporu bırakmasanız da azaltın.

2-Yağla şekerden kaçının
Erkeklerin de en az kadınlar kadar beslenmesine dikkat etmesi gerekiyor. Aralarda besleyici hafif yemekler atıştırmakta yararlı. Bu, yağlı ve şekerli yiyeceklerden uzak durmanızı sağlar.

3. Meyve ve sebzeyi artırın
Günde en az 7-8 kez farklı meyve ve sebzelerden yiyin. Patates, havuç ve turunçgiller bu rejimin vazgeçilmezleridir. İşte size bir ipucu: koyu renkli meyve ve sebzeler daha besleyicidir. Örneğin kan portakalını normal portakalda tercih etmelisiniz.

4. Alkolde belirli düzeyi aşmayın!
Erkekler üzerinde yapılan araştırma ise aşırı alkol tüketiminin cinsel isteği, sperm düzeyini ve kalitesini azalttığını gösteriyor. Bu da uzun vadede kısırlığa sebep oluyor. Az ve düzenli alkol tüketen erkeklerde ise alkol tüketimiyle kısırlık arasında belirgin biri ilişki görülmüyor. Özetle çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerde kadın alkolü tamamen bırakmalı, erkek ise belirli bir düzeyi aşmamalı.

5. Çevresel koşullara dikkat edin
Araştırmalara göre zehirli, kimyasal maddeler, toz ve diğer zararlı çevresel koşullar erkeklerde sperm düzeyinin düşmesine yol açıyor. Böcek ilacı ya da tiner gibi maddelerle çalışıyorsanız mutlaka maske takmayı;
bulunduğunuz ortamı havalandırmayı unutmayın.

6. Sıcak su ve dar pantolondan uzak durun
Testislerdeki sperm üreten hücreler en iyi, vücut ısısının birkaç derece düşük sıcaklığında işlev gösterir. Testislerin sıcaklığındaki bir iki derecelik artış bile hem sperm hem de testosteron üretimini olumsuz yönde etkiler. Testislerin ısısını arttıran dar kotlar, bisitletçilerin giydiği türden taytlar ve deri pantolonlardan uzak durmalısınız. Sıcak duş, sauna, jakuzi gibi yerlerde çok fazla zaman geçirmek de testislerin ısısını artırarak benzer etkiler ortaya çıkmasına yol açar.

7. Stresi yogayla yenin
Mümkünse bir ay boyunca bir süreliğine daha az çalışın ve seyahate çıkmayın. Eve iş getirmeyin. Bir uzmanın danışmanlığında yoga yaparak rahatlamayı deneyin.


Atabay Güveloğlu'na Ulaşmak İçin Tıklayın..