İlaçla Tedavide Bir Reform Yaratan Araştırmacı
Herbalist Atabay Güveloğlu
Gırtlak kanserlerinde, dil kanserlerinde olduğu gibi,
Herbalist Atabay Güveloğlu'nun, ortaya çıkardığı bitkisel reçetelerle %70 lere ulaşan bir tedavi sonucu alınmaktadır.
Ameliyat öncesi veya ameliyattan hemen sonra bu bitki özlerinin kullanılmaya başlanılması ile kanser, hücre ve kitle bazında kaybolmaya başlamakta ve
en uzun 6 ay içinde bu öldürücü hastalık tamamen bitmektedir. Ancak tedaviye çok geç kalınmaması şarttır. Böyle bir sorunla karşılaşırsanız Herbalist Atabay Güveloğlu'na mutlaka danışınız...
Herbalist Atabay GÜVELOĞLU'nun buluşu olan
BİTKİSEL İLAÇ TEDAVİSİ ile 1989'dan bu yana yüzlerce çaresiz insan bu öldürücü sorundan tamamen kurtuldu...
(Bu sitenin "
İyileşen Hastalardan Örnekler" bölümünde görebilirsiniz.)
ÇARESİZ DEĞİLSİNİZ.

GIRTLAK KANSERİ (LARENKS KANSERİ)
Gırtlak kanserleri, Kulak Burun Boğaz Hekimliğinde en sık görülen kanser türlerinden biridir.
Tümör genellikle, çevre organlara ve boyuna yayılmadan önce uzun süre gırtlak içinde sınırlı kalır. Erken tanı ile hastalığın tam olarak tedavi edilme şansı vardır.
Ancak ileri dönemlerde başvuran hastalarda ve bunların tedavisi sonucunda, hastanın yaşam kalitesini düşüren ve sosyal yaşantısında büyük sıkıntılara yol açan kalıcı fonksiyon kayıpları ortaya çıkabilir.
- Hastanın ses tellerini tamamen kaybetmesine, konuşamamasına ve çevre ile olan iletişiminin tamamen kopma noktasına gelmesine neden olan gırtlağın tamamen çıkartılması,
- Hastanın boynunda nefes alabilmesi için kalıcı delik oluşturulması ortaya çıkabilecek sıkıntıların en uç noktasını oluşturur.
GIRTLAK KANSERİ KİMLERDE OLUŞUR ?
Gırtlak kanserlerinin, diğer kanser türleri gibi nasıl oluştuğu kesin olarak bilinmemekle birlikte, sigara içimi ile doğrudan ilişkili olduğu ortaya konmuştur. Sigara ile birlikte alkol kullanımı bu riski artırmaktadır.
Gırtlak kanseri genellikle 50-60 yaş grubundaki erkeklerde sık görülür. Ancak giderek daha genç yaşlarda ve kadınlarda da görülmeye başladığı göz ardı edilmemelidir.
HASTALIĞIN BELİRTİLERi NELERDİR ?
Maalesef, diğer birçok kanser türünde olduğu gibi gırtlak kanserinin de hastalığa özgü bir belirtisi yoktur. Gırtlak kanserinin belirtileri daha çok organ içindeki yerleşimi ve büyüklüğü ile ilgilidir.
Tümör ses telleri üzerine yerleşmiş veya bu bölgeye ilerlemişse ses kısıklığı ve ses kalitesinde değişiklikler genellikle ilk ortaya çıkan belirtilerdir.
Bu nedenle uzun süren ses kısıklıkları ihmal edilmemeli ve mutlaka bir K.B.B Hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.

Gırtlak kanserinin diğer belirtileri; boğazda takılma hissi, boğazda ağrı, kulaklara yansıyan ağrı şeklinde de olabilir. Bu belirtilerin herhangi bir boğaz rahatsızlığından (örneğin : farenjit) da kaynaklanabileceğine dikkat ediniz. Bu nedenle uzayan her türlü yakınmanız için doktorunuza başvurunuz.
Büyük tümörler ise; nefes darlığı, yutma güçlüğü, yutma sırasında ağrı, kanlı balgam gibi belirtiler verirler.
Hastada genel düşkünlük hali, kilo kaybı olabilir. Ancak bu belirtiler ortaya çıktığında hastalık oldukça ilerlemiştir.
Kanser boyuna yayılmışsa, boynun yan tarafında şişlik ortaya çıkar.
HASTALIĞIN SEYRİ NASILDIR ?
Gırtlak kanserleri, genellikle uzun süre organ içinde kalırlar, yayılımlarını gırtlak içinde yaparlar. Daha sonra çevre organlara ve boyundaki lenf bezlerine yayılırlar. Kanserin, akciğer, kemik, karaciğer gibi uzak organlara sıçrama yapması nadirdir ve genellikle ileri tümörlerde görülür. Bu şekli ile vücudun diğer yerinde beliren birçok kanser türüne göre nisbeten daha ılımlı bir seyri vardır.
HASTALIĞIN KLASİK TEDAVİ ŞEKLİ
Larenks kanseri bulunan bütün hastalar için bir tedavi seçeneği vardır. Tedavi türünün seçimi de kanserin larenksin neresinde olduğuna, evresine, kişinin yaşına ve genel sağlık durumuna göre yapılır.
Temel olarak üç tür tedavi yöntemi uygulanmaktadır :
- Cerrahi (kanserli dokunun ameliyatla çıkartılması)
- Radyasyon tedavisi (kanser hücrelerinin öldürülmesi için radyasyon ışınlarının kullanılması)
- Kemoterapi (kanser hücrelerini öldüren ilaçlarla tedavi)
Cerrahi, larenks kanserinin tedavisinde sık kullanılan ve birçok larenks kanserinde en etkili tedavi yöntemidir. Kanserin ve larenksin bölümlerinin çıkartılması için aşağıdaki ameliyatlardan biri kullanılabilir:
- Kordektomi: bir ses telinin alınması
- Parsiyel larenjektomi: Larenksin bir bölümünün alınması
- Total larenjektomi: Larenksin tamamının alınması.
Bu ameliyatların hepsinde boynun ön kısmında nefes borusuna giden bir delik açılabilir ve buradan nefes alınması sağlanır. Total larenjektomide larenksin tamamı alındığından bu delik kalıcıdır. Diğer ameliyatlarda ise, ameliyat bölgesi iyileştikten sonra açılan delik kapatılır. Eğer kanser hücreleri boyundaki lenf bezlerine yayılmışsa veya yayılma ihtimali yüksek görülüyorsa, ameliyat sırasında boyundaki lenf bezlerinin de çıkartılması (boyun diseksiyonu) gerekebilir.
- Lazer cerrahisi: Erken teşhis edilen bazı larenks kanserlerinde, kanser dokusunun lazer ışını ile kesilerek çıkartılması
YAN ETKİLERİ...
Radyasyon tedavisi (Radyoterapi)'de yüksek enerjili radyasyon ışınları kullanılarak kanser hücreleri öldürülür ve tümörler küçültülür. Radyasyon ışınları, larenks kanserlerinde genellikle boyuna dışardan bir cihazla verilir. Uygulama, her gün belli dozda radyasyon verilmesi şeklinde yapılır ve bu tedavi larenks kanserlerinde genellikle 6 hafta sürer. Radyasyonun kanser hücreleri üzerindeki etkisini artırmak için radyoterapi sırasında bazı ilaçların da verilmesi gerekebilir.
Kemoterapi'de kanser hücrelerinin öldürülmesi için ilaçlar kullanılır. Kemoterapide kullanılan ilaçların bazıları ağızdan alınan haplar şeklindedir; ancak çoğu hastanede uygulanması gereken ve enjeksiyon şeklinde verilen ilaçlardır.
Tedavi şekli; tümörün gırtlak içindeki yerleştiği bölge, yayılımları ve büyüklüğüne göre değişir. Hastanın yaşı, genel durumu, akciğer fonksiyonları ve hastanın tercihleri tedaviyi yönlendiren diğer hususlardır.
Ülkemizde gırtlak kanserinin tedavisi ağırlıklı olarak cerrahi yöntemlerle yapılmaktadır. Radyoterapi (ışın tedavisi); ses telleri üzerindeki küçük tümörler için veya cerrahi tedaviyi tamamlayan yardımcı bir yöntem olarak 4-6 haftalık kürler şeklinde uygulanmaktadır. Büyük boyutlu yaygın tümörlerin sadece radyoterapi ile kontrol şansı oldukça azdır. Kemoterapi uygulaması (ilaç tedavisi) ise ancak büyük boyutlu yaygın tümörlerde, tümör hacmini küçültmek ve klasik tedavi şekillerine hazırlık olarak uygulanabilmektedir.
Hastalığın tedavisinde, erken teşhisin önemi büyüktür. Küçük boyutlu kanserlerde, hastanın genel durumu da müsaitse, gırtlağın tamamının çıkartılmasına gerek kalmadan, kısmi cerrahi ile (konservatif cerrahi), sadece tümörlü kısım güvenli sınırlarla çıkartılmakta ve bu şekilde ses telleri ve gırtlağın diğer bölümleri korunabilmektedir. Bu grup ameliyatların çoğunda boğazda kalıcı delik açılmasına gerek kalmaz. Günümüzde gırtlağın tam olarak çıkartılmasına gerek kalmadan tedavisine imkan veren birçok cerrahi yöntem bulunmaktadır.
Bu ameliyatlar ülkemizde, gırtlak kanseri konusunda uzmanlaşmış merkezlerde yapılmaktadır.
Halbuki büyük boyutlu ve yaygın tümörlerde, gırtlağın tam olarak çıkartılması gerekli olabilir. Bu durumda, kanseri tedavi etmek için ses telleri feda edilmektedir. Hastanın nefes alabilmesi için de nefes borusu boyun cildine tesbit edilir. Bu durumda hastada kalıcı delik oluşturulması zorunludur. Ancak ses telleri çıkartılan hastaların tekrar anlaşılabilir düzeyde konuşabilmesi için birçok yöntem bulunmaktadır. Bunlar arasında hastanın yutak sesini kullanabilmesi konusunda eğitimi, konuşma protezleri sayılabilir.
Tümör yeri ve boyutları ile orantılı olarak boyundaki lenf bezlerine yayılım yapmısşa veya hasta bu risk altında ise, boynun tedavisi de ameliyat planına dahil edilir.
HASTALAR NE KADAR YAŞARLAR?
Günümüzde uygulanan tedavi şekillleri ile hastaların tam olarak tedavisi ve uzun süreli yaşam mümkündür. Ancak bunun için hastalığın erken dönemde tanısı çok önemlidir.
Genel bir ifade ile, ses telleri üzerindeki küçük bir tümörün tam olarak tedavisi ile 5 yıllık yaşam süresi olguların %90-95’inde mümkün olabilmektedir. İleri boyuttaki bir tümörde ise bu oranlar %35-50’ye düşmektedir. Bu bulgular, kanserin erken dönemde tedavisinin ne kadar önemli olduğunu vurgulamaktadır.
Şu anda en yüksek başarı oranı Herbalist Atabay Güveloğlu' nun ortaya çıkardığı bitki özleri kokteylleri ile alınmaktadır. Hastalarda altı aylık uygulama sonucunda hastalık tamamen kontrol altına alınmakta ve tümörler kaybolmaktadır.
Tedavinin üçer aylık bitkisel ilaçları 2500 $ tutmaktadır. Kokteyllerin hazırlanışında,
Adana laboratuarında kişiye özel, ithal ve ileri teknolojilerle elde edilmiş bitki özleri kullanmaktadır. Başarı oranı çok yüksektir. Güveloğlu' nun tedavileri sonucu iyileşip, ameliyat olmadan ve RT, KT görmeden tümörün kaybolması sonucu 1994 den bu yana sağlıklı yaşayan insanlarımız vardır.
Güveloğlu'nun özel bitki özleri kokteyllerini güvenle uygulatabilirsiniz.
Kanser Sayfası
Atabay Güveloğlu'nun bitkisel kanser reçeteleri
ile hayatı kurtulan yüzlerce insandan bir kaç örnek için
tıklayınız
Atabay Güveloğlu'na Ulaşmak İçin Tıklayın..

|

DİKKAT:
SAHTE KANSER UZMANLARI VE SAHTE MADDELER PİYASAYI
SARDI!!!
YUKARIDA; MERKEZİ SAMSUN'DA OLAN BİR SAĞLIK ÇETESİ
MENSUPLARININ FOTOĞRAFLARINI GÖRÜYORSUNUZ!!!
Çete reisi, Samsun'da,eskiden küçük ve köhne bir baharat dükkanı olan,
kendisi ilk okul mezunu olduğu halde kendi kendine "Herbalist" unvanı takan,
şu anda adresi belli olmayan, her
sahtekar ve dolandırıcının olduğu gibi gözünü para hırsı bürümüş ve
Samsun'da adı kötüye çıkmış Adnan Akar isimli birisi... Köşeyi bir şekilde
dönmenin ARAŞTIRMACISI bir sahtekar ve dolandırıcı kişi...
Yine kendisi gibi düşük karakterli ve ne olursa olsun çok para kazanma hırs
ve amacında olan iki doktor ve bir eczacı ile temas kurarak bir sağlık
çetesi oluşturmaya karar vermişler. Önce bir web sitesi açmışlar.Sanki aynı
poliklinikte veya hastanede kanser ve diğer bütün hastalıklarda bitkisel
ilaçlarla insanları kurtarıyorlarmış gibi bir hava yaratmışlar bu web
sitelerinde. Bir linke de sözde iyileşmiş insanlar yazmışlar gibi sahte
mektuplar doldurmuşlar.Bazı insanlara da paralar vererek iyileşmiş gibi
gösterip yine çete mensubu olarak sitelerine koymuşlar.Cahil buldukları bazı
hasta insanları potansiyel av olarak görerek kandırıp sözde ilaçlar vermeye
başlamışlar..İlaç dedikleri ise ne olduğu ve tedavi kanıtı kesinlikle belli
olmayan bazı sıvılar... Üretim ruhsatı yok, ilaç izni yok, şifa özelliği hiç
yok olan bazı maddeleri yüksek fiyatlara vermeye başlamışlar.Resimdeki
doktorlar ve eczacı da çete mensupları.Samsun'da bile değiller bu doktorlar.Dr.Levent
Karafakı Ankara GATA da görevli...Dr.Ömer Gürer de Samsun dışında...
Bunların bitkisel ilaçlarla ilgisi ve bilgisi de yok.Web sitesinde
resimlerini koymaları karşılığı Adnan Akar isimli çete başından düzenli
paralar alıyorlar. O hastaları dolandırıyor, gelen parayı dörde
bölüyorlar...Çeteye bir de prostat kanserinden ölen İzmir'li doktoru da
dahil ederek ölmüş adamın fotoğrafını tedavi ekibindeymiş gibi web
sitelerine koymuşlar. Siteyi okuyan hastalar da "Vay be, bir bilim kurulu
toplanmış, bir yer açmışlar ve bitkisel ilaçlarla insanlara şifa
dağıtıyorlar" diye maalesef "oltaya" takılıyorlar... Ortada bir bilim kurulu
yok.Bir sağlık çetesi var...
Şu anda polisten kaçan, adresi belli olmayan ancak bu defa da İzmir
Torbalı'da mekan tuttuğu söylenen Adnan Akar isimli bir sahtekar
ve yine köşe bucak saklanarak gizli gizli mağdur insanlara sözde sahte
ilaçlar satmaya çalışan Münci Atılgan isimli bir çete mensubu eczacı var...
Web sitelerine adres bile yazamıyorlar...
Biz bu konuda 25 yıldan bu yana en dürüst ve en başarılı şekilde çalışan ve
bu başarısını kanıtlamış olan firma ve kişiler olarak diyoruz ki: Bu
sahtekarlar sözde ilaçları ile bir bilim kurulu önünde herhangi bir kanser
hastasını iyileştirerek kurtarsınlar, ölü doktorun varisleri dahil her
birilerine 100.000 er $ ödemeyi burada taahhüt ediyoruz, söz veriyoruz.
SAĞLIK BAKANLIĞINA, SAMSUN VE TORBALI CUMHURİYET
BAŞ SAVCILIĞINA BU DOLANDIRICILARI, SAĞLIK ÇETESİNİ İHBAR VE ŞİKAYET
EDİYORUZ. SİZLER DE BU SAHTEKARLARIN TUZAĞINA DÜŞMEYİNİZ!
NOT:Yukarıdaki çeteye
dahil olduğunu belirttiğimiz doktorlardan Levent Karafaki, Herbalist Atabay
Güveloğlu'na telefon açarak , Adnan Akar isimli bu şahısla hiç bir iş
birliğinin olmadığını, diğer doktor ve eczacıyı da tanımadığını, Adnan Akar
isimli dolandırıcının, hastaları kandırmak için adını ve fotoğrafını
kullandığını belirtmiş, yazımızdan adının çıkartılmasını istemiş, Adnan Akar
isimli bu sahtekarı savcılığa şikayet ettiğini bildirmiştir. Yine web
sitesinde adı geçen Eczacı da, Adnan Akar isimli şahsın şu anda kaçak
olduğunu, kısa süre önce kendisi ile tanıştığını, ancak pek çok hastaların
polise şikayetleri üzerine şu anda Adnan Akar' ın kayıp olduğunu olduğunu ve
kendisinin bu çetede yer almadığını belirtmiştir.
Bu ne pervasızca sahtekarlıktır...
Dolandırıcılığın bu kadarına PES! diyoruz...
Güveloğlu bu uyarıyı rekabet kaygısı ile yapmamaktadır. Bitkisel
ilaçlar konusundaki başarısı ve ünü Avrupa ve
ABD ye kadar yayılmış
olan, 1982 den bu yana bu konuda ter temiz
ve alnı açık olarak hizmet veren,
Milliyet gibi bir gazeteye başarısı
manşet olan, Tempo gibi bir genel kültür
dergisine kapak olan ve
başarılarına 9 sayfa ayrılan, Hürriyet Gazetesi
tarafından bu konuda
jüri üyesi seçilen, her gün TV lerce sohbete davet edilen
ve sizlerin
güveni ile firması son 3 yılda resmi kayıtla 9 trilyon küsür ciro yapan
Herbalist Atabay Güveloğlu' na zerre rakip olamazlar.Bu uyarıyı hastaları bu
dolandırıcılardan korumak amacı ile yapıyoruz.
Güveloğlu'nu bilen ve tanıyanlar, zaten bitkisel ilaçlar için başka yerlere asla
başvurmazlar. Kanıtlanmış olanı tercih ederler... |
|
|
 |
|
|