SİROZ HASTALIĞI VE VİRAL HEPATİTLER
HEPATİT- A-B-C VE SİROZ TEDAVİSİ
Karaciğerin baş düşmanı: Hepatit C
DOÇ. DR. CUMHUR KILINÇ
Hepatit C, hepatitis C virüsünün sebep olduğu karaciğer hastalığı. Bugün dünyada 200 milyona yakın kişi HCV taşıyor. Bunların yarıdan fazlası da virüsü taşıdığını bilmiyor. Türkiye’de HCV taşıyıcıların sayısı ise bir milyona yakın.
İnsan vücudunun hayati organlarından biri olan karaciğer, başta albümin olmak üzere binlerce proteini sentezler. Enfeksiyonlarla mücadele etmekten kanama ve pıhtılaşma olaylarına; ilaç ve diğer zehirli maddelerin atılmasından enerji depolamaya kadar pek çok fonksiyonun da merkezindedir. Hepatit C, hepatitis C virüsünün (HCV) sebep olduğu iltihabı bir karaciğer hastalığıdır. Bugün dünyada 200 milyona yakın kişinin HCV taşıdığı tahmin ediliyor. Bunların yarıdan fazlası da virüsü taşıdığını bilmiyor. Türkiye’de HCV taşıyıcıların sayısının bir milyona yakın olduğu hesaplanıyor.
Memorial Hastanesi gastroenteroloji uzmanlarından Doç. Dr. Mehmet Sökmen, hepatit C belirtilerinin çoğu zaman farkına varılamadığını ve özellikle de küçük çocuklarda belirtisiz seyrettiğini ifade ediyor. Ancak yetişkinlerde, halsizlik ve kaslarda zayıflık hissi, baş ağrısı, karın ağrısı, eklem ağrıları, bulantı, kusma, kilo kaybı, nadiren sarılık ve koyu renkli idrar görülebiliyor. 6 aydan daha fazla sürmesi halinde, HCV hepatiti kronikleşir. Kronik hepatit C belirtileri, sürekli halsizlik, hafif şiddette karın ağrısı ve siroz belirtileridir. Başlıca siroz belirtileri ise vücutta kırmızı damar lekeleri, avuç içerisi kızarıklıkları, karında, el ve ayaklarda ödem ve şişliktir. Siroz 20-30 yıl gibi bir sürede ortaya çıkar. İleri yaşlarda, erkeklerde, alkol ve sigara kullananlarda ve AIDS hastalarında siroz daha şiddetli ve gelişimi hızlıdır.
Hepatit C, en çok kan yoluyla bulaşıyor. Uygun olmayan kan ve kan ürünlerinin alınması, hijyenik olmayan koşullarda yapılan ameliyat ve sünnet gibi operasyonlar, diyaliz makineleri, uyuşturucu kullananların iğnelerini birbirine uygulamaları, ortak kullanılan tıraş bıçağı, diş fırçası gibi gereçler bulaşmaya yol açabiliyor. Hepatit C, AIDS kadar olmasa da, cinsel yolla da bulaşabilmekte. Tek eşli çiftlerde bu olasılık çok daha da zayıf. Hepatit C’nin doğum sırasında anneden bebeğine geçmesi de mümkün. Ayrıca emzirme sırasında da meme başındaki çatlaklardan virüsün bebeğe geçmesi ihtimal dâhilinde. Ancak hepatit C’li hastaların yüzde 10’unda buluşma nedeni bilinmemekte. Hepatit C’yi saptamak ve takip amacıyla çeşitli testler kullanılır. Bunların başında, anti HCV ölçümü gelir. Ayrıca, karaciğer enzimleri, HCV RNA ve HCV tip tayini gibi testlere ve karaciğer biyopsisine ihtiyaç duyulabilir.
Hepatit C’nin tedavisinde interferon ve ribavirin gibi ilaçlar kullanılır. Tedavi dönemi uzundur. Genel olarak farkında olmadan geçirilmesi nedeni ile hepatit C akut dönemde tedavi edilmeden atlanır. Virüs çoğu hastada kronikleşmiş bir enfeksiyon halindeyken tespit edilir. Ancak bu hastalıkta birçok bilim adamı akut dönemde yakalanan hastalığa anti-viral tedavi uygulandığında hastalığın kronikleşmeyeceği konusunda fikir birliği içindedir. Bazı araştırmalarda akut dönemde yakalanan ve 6 ay boyunca interferon tedavisi verilen hastaların yüzde 98’inde hastalığın kandan tamamen kaybolduğu ve karaciğer enzimlerinin normale döndüğü saptanmıştır. Hepatit C tedavisi sırasında, alkol, sigara gibi karaciğere zarar veren maddelerin kesilmesi, her türlü ilacın kullanımında ilgili hekime danışılması ve hepatit A ve B aşılarının da yapılması gerekir.
Tedavisiz kalan vakalar ya da tedavi, cevap vermeyen vakalarda siroz gelişimi karaciğer fonksiyonlarını icra edemez hale getirebilir. Bu durumdaki hastalar için karaciğer nakli son çaredir.
Hepatit C istatistikleri
* Dünyada yaklaşık 200 milyon hepatit C’li var.
* ABD’de yılda 150-200 bin yeni hepatit C vakası görülüyor.
* 4 milyon ABD’li hepatit C taşıyıcısı.
* ABD’de yılda 8-10 bin ölüme sebep oluyor.
* Tüm akut viral hepatitlerin yüzde 15’i.
* Hepatit C taşıyıcılarının yüzde 75’inde kronik karaciğer hastalığı gelişiyor. Kronik hepatitlerin yüzde 60-70’ine,
* Tüm siroz vakalarının, son dönem karaciğer hastalığı ve karaciğer kanserlerinin yarısına sebep oluyor.
* Kronik hepatit C’lilerin yüzde 20’den fazlasında 10-20 yıl içinde siroz ve bunların yüzde 5’inde karaciğer kanseri gelişiyor.
* Erkekler, alkolikler, 40 yaşın üstündekiler ve 20 yıldan daha uzun süre kronik hepatit C taşıyıcısı olanlarda HCV kaynaklı kanser görülme oranı artıyor

HEPATİT-C SİROZU İDİ:
Adı Özlem Kara 28 yaşında memur - İstanbul'da kalıyor.
Telefonu:0535 720 10 71
Hastalık ve iyileşme öyküsü:
Özlem hanım 4 yıl önce Hepatit-C virüsü taşıdığını ve aktifleşip, siroza doğru gittiğini öğrendi. Çaresi dünyada şu anda olmayan ve AİDS kadar tehlikeli bir öldürücü virüs olan hepatit-C bulaşmış... Siroza adım atmış üstelik.. Şaşkınlık ve çaresizlik içinde İnterferon vs. sözde tıbbi ilaçlar uygulanmasına karşın daha da kötüye giderken Ünlü
Herbalist Atabay Güveloğlu'nu duyarak başvurmuş. İkişer aylık iki dönem uyguladığı özel bitkisel ilaçlarını bitirdikten sonra sonuca kendisi de doktoru da inanamamışlar.
Hepatit-C negatif ve sirozdan da eser yok karaciğerinde. Bir insanın daha hayatı kurtulmuş oldu...
VE ÖZLEM HANIMIN KARDEŞİNİN TEŞEKKÜR E-MAİLİ AŞAĞIDADIR
----- Original Message -----
From: "hatice"
To:
Sent: Thursday, July 06, 2006 8:26 PM
Subject: TEŞEKÜRLER ATABAY BEY
SONSUZ TEŞEKKÜRLER... BENİM KIZ KARDEŞİM BUNDAN 4 AY ÖNCE BİR YAKINIMIZ İÇİN KAN VERMİŞTİ.
BİRKAÇ GÜN SONRASINDA HEPATİT-C OLDUĞUNU ÖĞRENDİK. KIZ KARDEŞİM 28 YAŞINDA. BU HABER BİZİ ÇOK ÜZDÜ. HEMEN TAHLİL YAPTIRDIK. KENDİMİZE BİR DOKTOR BULDUK. TAHLİLLER BİRKAÇ KEZ YAPILDI. EVET HEPATİT-C VİRÜSÜ VARDI VE BU HASTALIĞIN KESİN TEDAVİSİ DE YOKTU. YAPILMASI GEREKEN SADECE DÜZENLİ KONTROL VE KENDİNE İYİ BAKMAKTI. YOKSA SONU TELAFİSİ KOLAY OLMAYAN SONUÇLAR DOĞURABİLİRDİ. AMA BEN BU HASTALIĞIN TEDAVİSİNİN BİRİLERİ TARAFINDAN YAPILABİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORDUM. UMUDUMU HİÇ KAYBETMEDİM. VE HERHALDE ALLAH'IMIN İZNİYLE ATABAY BEYİN SİTESİNİ BULDUM. TAMAMEN TESADÜF SONUCU BULDUM. AMA İNANDIM. SİTEDE YAZAN TÜM YAZILARI OKUDUM. ATABAY BEY GERÇEKTEN ÇOK HAKLIYDI. İNANMAK VE TÜRK HEKİMLERİN DE NELER BAŞARDIĞINI GÖRMEK ÇOK ÖNEMLİYDİ 03.07.2006 P.TESİ KARDEŞİM 4 AYLIK KÜRÜN SONUÇU OLARAK TAHLİL YAPTIRDI. EVET TAHLİL SONUCUMUZ ÇOK GÜZELDİ. HEPATİT-C TAMAMEN GİTMİŞTİ. BUNA İNANMAK ZOR... AMA BAŞARMIŞTIK... KARDEŞİM SİZ ATABAY BEY SAYESİNDE TAMAMEN İYİLEŞTİ.
HER ŞEY İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ ATABAY BEY...
VE SEVGİLİ SEKRETERİNİZDEN DENİZ HANIM KARDEŞİM SİZE DE ÇOK TEŞEKKÜR EDİYOR.YAKIN ALAKA VE İLGİNİZE....
HER ŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN...
avcioglu_1@hotmail.com
HEPATİT-C Yİ HER ZAMAN ORTADAN KALDIRIYORUZ...
----- Original Message -----
From: mkahramanTo: 'Atabay Güveloğlu'Sent: Friday, October 17, 2008 10:55 AMSubject: Hepatit-CSayın ATABAY BEY, merhabaÖnerileriniz doğrultusunda Haziran 2007 tarihinde başladığım Kronik Hepatit-C tedavisinin bitiminden 3 ay sonra yaptırmamı istediğiniz HCV-RNA sonucu 3.kez NEGATİF geldi.Yardımlarınız için teşekkür eder çalışmalarınızda başarılar dilerim.Saygılarımla,
M.KAHRAMAN.
----- Original Message -----
From: dilek
Sent: Thursday, May 14, 2009 9:23 PM
Subject: HEPATİT C HASTASI SUNA GÜRBÜZ'ÜN TAHLİL
SONUÇLARI
SAYIN ATABAY HOCAM ;SİZE ATIĞIMIZ SON MAİLDE DURUMUMU
ANLATMIŞTIM.TEDAVİYE DEVAM ETMEK İÇİN YARDIMCI OLABİLECEĞİNİZİ ANCAK ÖNCE TAHLİL
SONUÇLARIMI İSTEMİŞTİNİZ.YAZIP GÖNDERDİK AMA SANIRIM YOĞUNLUĞUNUZDAN DOLAYI
CEVAP VEREMEDİNİZ.(KAN TAHLİLLERİ SONUÇLANDIĞINDA HENÜZ HCV-RNA
SONUÇLANMAMIŞTI.)SONUÇ BÜGUN ELİMİZE ULAŞTI. İLK DEFA NEGATİF SONUCU SAYENİZDE
ALDIK. YARDIMINIZLA İNŞALLAH TEDAVİYE DEVAM ETMEK İSTİYORUM. YALNIZ MADDİ
İMKANSIZLIKLARDAN DOLAYI BU MÜMKÜN DEĞİL!SİZDE YARDIMCI OLURSANIZ BU HASTALIĞI
ÖNCE ALLAHIN SONRA SİZİN YARDIMLARINIZLA HASTALIĞI YENMEK TEK DİLEĞİM.
TAHLİL SONUÇLARIM:
**HCV RNA KANTİTATİF 9,180,000 IU/ml
NEGATİF
YÖNTEM:Real-time PRC
Cut-off:32 IU/ml
1 IU/ml:2,7 kopya/ ml
AST:24 U/L APTT:28,3 SN
AFP:2,7
ALT:32 U/L
GGT:89 U/L
KOLESTEROL:273 MG/DL
HGB:12,5 G/DL
HCT:40,3 G/DL
ŞUAN TEDAVİMİN 4 AYIMIN İÇİNDEYİM.KALAN ŞİŞEME DEVAM ETMEKTEYİM.EN KISA ZAMANDA
CEVAP VERİP BANA YARDIMCI OLURSANIZ SEVİNİRİM . ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER... İYİ
ÇALIŞMALAR DİLERİM ALLAH SİZDEN RAZI OLSUN SİZİ BAŞIMIZDAN EKSİK ETMESİN!!!
Bir bilim adamımızın Güveloğlu'na gönderdiği e-mail ise aşağıdadır.
---- Original Message -----
To: atabay guveloglu
Sent: Thursday, February 26, 2004 8:49 AM
Subject: Hepatit hakkında
Sayın Güveloğlu,
Hepatit B hastalarında verdiğiniz bitkisel ilaçla viral yükü tamamen negatifleştirdiğinizi öğrendim.
Verdiğiniz bitkisel tedavinin içeriğini öğrenebilirsem mevcut hastalarımızda da kullanabileceğimizi düşünüyoruz.
Cevabınızı en kısa zamanda bekliyoruz, saygılarımla.
Prof Dr.Fügen Çullu
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İSTANBUL
KARACİĞER SİROZU İDİ
(Hepatit-C nedenli) 12 YIL ÖNCE KURTULDU
Adı: Mümin Evci
Serbest meslek sahibi.50 yaşında Bursa'da oturuyor.
Tel:0224-256 54 57

Hastalık ve iyileşme öyküsü:
Mümin Evci 1995 de kötü şekilde hastalanmış. Muayene eden doktor tarafından önemli bulunarak tetkikler ve tanı için hastaneye sevk edilmiş .Burada yapılan tetkiklerde Mümin Evci'ye "Hepatit-C virüsüne bağlı olarak KRONİK AKTİF KARACİĞER SİROZU" tanısı konulmuş. Bu hastalığın tedavisi olmadığı için de birkaç vitamin vs. verilerek hastalık yavaşlatılmaya çalışılmış. Ancak her gün biraz daha kötüye gidiyormuş.Eşi Zeliha hanım bu üzüntü ve şaşkınlık içinde iken ünlü Herbalist Atabay Güveloğlu'nun çalışmalarını duyarak telefonla başvurmuş. Güveloğlu'nun yazdığı reçeteyi ve hazırladığı bitkisel ilaçları bedelini ödeyerek almış ve hasta eşi kullanmaya başlamış. Henüz ilk iki aydan sonraki tahliller herkesi şaşırtmış. Akabinde kullanılan 4 aylık ilaçlardan sonra Mümin Evci tamamen iyileşerek kurtulmuş .O günden bu yana hiç bir sağlık sorunu olmadan yaşıyor. Tüm aile Güveloğlu'na minnettar.
![]() ![]() |
![]() |
HEPATİT NEDİR ?
Bütün dünyada oldukça yaygın bir hastalık grubu olan viral hepatitler halkımızın "sarılık " olarak bildiği hastalıktır. Oysaki sarılık demek Viral Hepatit demek değildir. Başka hastalıklar da sarılık yapabilirler. Sarılık ,viral hepatitlerin yalnızca bir bulgusudur. Hastaların çoğu sarılık olmadan bu hastalığı geçirirler.
Viral Hepatit ;virüslerin yol açtığı karaciğer iltihabıdır. Virüsler vücuda kan yada ağız yolu ile girerek karaciğere yerleşip çoğalarak karaciğer hücrelerini hasara uğratır ve karaciğerin işlevlerini bozar. Bugüne kadar hastalık yapan beş tane hepatit virüsü saptanmıştır. Bunlar A,B,C,D ve E tipi hepatit virüsleridir.
BELİRTİLERİ NELERDİR ?
-Aşırı halsizlik
-Çabuk yorulma
-Bulantı, kusma
-Çay renginde idrar yapma
-Belirsiz eklem ve kas ağrıları
-Karın ağrısı, baş ağrısı
-Sarılık (nadiren görülmektedir. Bazen sadece gözakları, bazen de tüm vücut sararacak şekildedir)
Ancak unutulmamalıdır ki, yukarıda sayılan bu şikayetler başka hastalıklarda görülebileceği gibi, her hepatitte bu şikayetler görülmeyebilmektedir.
A ve E tipi HEPATİTLER
A ve E tipi viral hepatitler halkımızın "Bulaşıcı Sarılık" olarak bildiği hastalıktır. Bulaşıcı sarılıkta ani başlayan, belirgin işaretler veren hastalık tablosu oluşur ve kendiliğinden iyileşirler . Bulaşıcı sarılık ; koşulları kötü olan toplumlarda sık rastlanır. Bulaşıcı sarılığa neden olan A ve E tipi hepatit virüsleri hastaların dışkılarında bulunurlar. Dışkıların bulaştığı su ve yiyeceklerle ya da yakın temas yolu ile geçer. Kan yolu temas sonucu bulaşma yok denecek kadar azdır.
Gelişmemiş ülkelerde salgınlar yaparlar. Toplu yaşanılan yerlerde (ev içi,kreş,anaokulu,kışla gibi) salgınlara neden olur .Ülkemizde toplumun büyük bir kısmı çocukken bu hastalığı geçirir ve ömür boyu bağışık kalır. Bulaşıcı sarılık sürekli vücutta taşınmaz,siroz ve karaciğer kanseri oluşturmaz.
A VE E TİPİ HEPATİTLER TEDAVİSİ VE KORUNMA
Bulaşıcı sarılığın en iyi tedavisi istirahat, dengeli ve yeterli beslenmedir.
Bulaşıcı sarılık; büyük oranda dışkı ve ağız yolu ile bulaşır. Bu yol ile bulaşmanın önlenmesi bir alt yapı sorunudur. Kişisel korunmada ise, temizlik kurallarına dikkat etmek gerekir. En etkili kişisel korunma, hasta kişilerin sağlıklı kişilerle temasının denetlenmesidir. Hasta normal yaşam ortamından uzaklaştırılmamalı ancak hastaya ait eşyaların kullanılmaması gerekir. Hasta kişiler başkalarına kesinlikle yiyecek hazırlamamalıdır. Kullanılan mutfak eşyası ,elbise ,çarşaf gibi eşyaların sabun ve sıcak su ile yıkanması yeterlidir. Salgınlar durumunda içme suları kaynatılmalıdır. Her bireyin yemek öncesi ve sonrası ellerini sabun ve su ile yıkaması, bulaşmayı çok büyük bir oranda önleyecektir.
Bulaşıcı sarılık aşısı, gerekli kişilere uygun doz ve tekrarlarla yapılırsa uzun süreli koruma sağlar.
B,C,D TİPİ VİRAL HEPATİTLER
B,C,D Tipi viral hepatitler halkımızın, " gizli sarılık " ya da "kara sarılık" olarak bildiği hastalıktır. Gizli sarılık mikrobunu alan kişilerin bir kısmı bu mikrobu vücutlarında taşırlar ve başkalarına bulaştırırlar. Bu kişilere "taşıyıcı" denir. Taşıyıcı olmak ileride siroz ve karaciğer kanseri riski taşımaktadır. Üstelik taşıyıcı kişilerin virüsü başka kişilere de bulaştırması toplumun geleceği açısından büyük bir sorun oluşturmaktadır. Bugün için Dünyada 300 milyon, Türkiye'de 5 milyon kişi Hepatit-B virüsü taşıyıcısıdır. Yine, her 3 kişiden birinin Hepatit-B virüsü ile temas ettiği düşünülmektedir.
En önemli bulaşma yolu kan temasıdır.(Kan nakli,ortak enjektör kullanımı yada herhangi bir yolla kan teması) Ayrıca,cinsel ilişki ile ya da anneden bebeğe geçiş de mümkündür
B,C,D tipi HEPATİTLER TEDAVİSİ VE KORUNMA
Gizli sarılıkta da en iyi tedavi, istirahat, dengeli ve yeterli beslenmedir. Günümüzde bir çok değişik ilaçlarla sarılığın tedavisinin yapılmasına çalışılmakta ve önemli ilerlemeler kaydedilmektedir.
Gizli sarılıkta başlıca buluşma , kan yolu ile olduğundan ; kan yolu ile bulaşmaya yönelik önlemler alınmalıdır. Bunun için kan bankalarında, hastanelerde ve Kızılay Kan Merkezlerinde virüs taramaları yapılmaktadır. Ortak iğne yada enjektör kullanımından kaçınılmalıdır. Ayrıca her şüpheli cinsel ilişkide prezervatif kullanılmalıdır. Ailede sarılık geçiren kimseler ya da risk altındaki kişiler hekime başvurarak korunma sağlamalıdırlar.
RİSK GRUPLARI
-Sağlık personeli -Korunmasız(Prezervatif kullanmadan) cinsel ilişkide bulunanlar.
-Gizli sarılık mikrobu taşıyan kişilerin aile fertleri
-Sarılık virüsü taşıyan yada hamileliğinde gizli sarılık geçiren annelerin bebekleri
-Sarılık mikrobu taşıyan kişinin eşi
-İnsan kanı ve sıvıları ile temas eden güvenlik personeli ve askerler
-Makineye giren böbrek hastaları
-Sık kan verilen kan hastaları
-Damar içi uyuşturucu kullananlar.
Kronik Hepatitler
Genel Bilgiler
Karaciğer vücutta ne gibi fonksiyonlara sahiptir?
Karaciğer en büyük organlarımızdan birisidir. Karın sağ üst kısmına yerleşiktir ve erişkin bir insandaki ağırlığı yaklaşık 1.5 kg kadardır. Karaciğer sindirim sistemi ile kana geçen tüm maddeler için bir süzgeç görevi görür. Gelen besinleri vücudumuz için gerekli yapı taşları ve fonksiyonel maddelere dönüştürür. Bazı besinleri, enerji kaynaklarını, vitaminleri vücudumuzun ihtiyacı olduğunda kullanılmak üzere depolar. Zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırır. Safra asitlerini sentezleyerek besinler ile aldığımız yağların ve yağda eriyen vitaminlerin emilmesini kolaylaştırır.
Karaciğerde sentezlenen maddeler ne işe yarar?
Karaciğer vücudumuzun fabrikası gibidir. Protein, karbonhidrat, yağ, vitamin gibi yapı taşlarını alıp işler; bunlardan vücudumuz için gerekli olan maddeleri üretir. Bu maddeler içerisinde yer alan pıhtılaşma faktörleri sayesinde, herhangi bir yerimiz kesildiğinde kanamanın kendiliğinden durması mümkün olur. Vücudumuzdaki pek çok maddeyi taşıyan, suyun damar içerisinde durmasını sağlayan albumin'i üretir. Böylece vücudumuzda ödem denilen şişliklerin oluşmasını engeller. Hücrelerimizin örtücü yüzeylerinin ve bazı hormonlarımızın yapısında yer alan kolesterolü de yine karaciğer üretir. Tüm bu yapım ve yıkım olaylarının olmasında rol alan enzim denilen maddeler de büyük ölçüde karaciğerde yer alır ve karaciğer tarafından yapılır.
Karaciğer tarafından vücuttan uzaklaştırılan maddeler nelerdir?
Alyuvarlar dediğimiz kan hücreleri normal ömrünü tamamlayıp parçalandığında, açığa çıkan ve atılması gerekli maddeleri, karaciğer vücudumuzdan uzaklaştırır. Bu maddelerin son ürünü olan bilirübin, vücudumuzdan atılamaz ve birikirse sarılık ortaya çıkar.
Aldığımız pek çok ilacın kullanılabilmesi ve kullanıldıktan sonra vücudumuzdan atılabilmesi için karaciğerde işleme tabi tutulması gereklidir. Yine vücudumuzun normal çalışması sırasında açığa çıkan veya sindirim kanalı ile gelen pek çok zararlı maddenin ortadan kaldırılması karaciğerimizin her günkü işleri arasındadır. Bu işlerini yapamaz ise zaralı maddeler kanda birikir. Beynimize, böbreklerimize, kalbimize ve daha pek çok organımıza zarar verir.
Karaciğerin yapısal özellikleri bu fonksiyonları etkiler mi?
Bu kadar çok görevi üstlenmiş olan karaciğer diğer organlarımızdan farklı olarak iki ayrı sistem tarafından kanlandırılmaktadır. Bu sistemlerden birisi kalpten pompalanan kanı doğrudan karaciğere taşıyan sistem, diğer sistem ise sindirim kanalı kanını karaciğere taşıyan sistemdir. Bu ikinci sistem portal venöz sistem olarak adlandırılır. Böylece hem kandan pompalanan, hem de sindirim sisteminden gelen kan karaciğerde hepatosit ismi verilen karaciğer hücrelerine taşınır. Eğer hepatit virüsleri gibi mikroplar, alkol gibi zaralı maddeler veya diğer nedenlere bağlı olarak karaciğer hücreleri tahrip olur ve kendilerini yenileyemezse karaciğer zamanla bir nedbe dokusuna dönüşür. Bu durumda karaciğere gelen kar nedbe dokusu ile sertleşip bozulmuş karaciğerden geçemeyip gerisinde göllenebilir ve bunun sonucunda dalak büyür. Bu kan, zamanla kendisine yeni yollar bularak dolaşımını sürdürür. Yeni oluşan bu damarlar yemek borusunun alt kısmında, midenin üst taraflarında veya daha nadir olarak sindirim kanalının diğer kısımlarında meydana gelebileceği gibi bazen de karın duvarı üzerinde gözle görebileceğimiz damarsal yapılar olarak teşekkül eder. Yemek borusu ve midede oluşan bu damarlar (varis) zamanla yırtılarak kanamalara neden olur.
Hepatit Nedir?
Karaciğerin mikrobik (hepatit virüsleri), toksik (ilaç ve diğer kimyasal maddeler) veya diğer nedenlerle oluşan iltihabi reaksiyonudur.
Viral hepatitler hangi mikroplarla oluşur?
Viral hepatitler hepatit virüsleri (A,B,C,Delta,E, G virüsleri) veya daha nadir olarak diğer hastalıkların nedeni olan virüslerle (Herpes, CMV virüs vs) meydana gelir.
Viral hepatitler bulaşıcı mıdır?
Bütün viral hepatitler bulaşıcıdır, ancak bulaşma yolları ve bulaşma kapasiteleri farklıdır. A ve E hepatitleri yiyecek-içeceklerle, B, C, Delta ve G hepatitleri ise kan yolu, kanla ve vücut sıvıları ile bulaşmış materyal veya yakın temaslarla geçebilir.
VİRAL HEPATİTLER NASIL YAYILIR?
| Bulaşma kaynağı | Bulaşma olasılığı | ||
| Kesinlikle | Seyrek | Şüpheli | |
| Aile içi temas | B | C | |
| Kan ile temas gerektiren İşte çalışma | B C | ||
| İğne yaralanmaları | B C | ||
| Damar yolundan ilaç kullanımı (enjektör paylaşımı) | B C | ||
| Transfüzyonlar (kan nakli) | B C | ||
| Hemodiyaliz | B C | ||
| Tükürük | B C | B C | |
| Cinsel temas | B | C | |
| Anal / oral sex | B | C | |
| Doğum sırasında anneden bebeğe | B | C | |
| Kulak deldirtme | B C | ||
| Akupunktur / dövme | B C | ||
B: Hepatit B virüsü / C: Hepatit C virüsü
Hepatitle sarılık aynı hastalık mıdır?
Ülkemizde hepatitler sarılık adıyla da bilinmektedir. Hepatitli hastalarda sarılık görülebilir, ancak çoğu hasta sarılıksızdır. Karıştırılan diğer bir husus her sarılığın hepatit sanılmasıdır. Karaciğer, safra yolları, pankreas hastalıkları ve bazı kan hastalıklarında da sarılık görülebilir. Ülkemizde hepatitler sarılık, gizli sarılık, bulaşıcı sarılık, mikrobik sarılık gibi isimlerle tanımlanmaktadır.
Hepatitlerin belirtileri nelerdir?
Belirtiler hepatit virüsünün tipinden çok hastalığın seyrine göre değişiklikler gösterir. Hepatit bazı hastalarda hiçbir belirti vermeden ve sarılık oluşmadan geçirilebilir (asemptomatik hepatit, anikterik hepatit). Bazı hastalarda ise halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, eklem ağrıları, kaşıntı, göz aklarında ve ciltte sararma gibi belirtilerin tümü ya da bir kısmı görülebilir. Eğer sarılık meydana çıkmamışsa bu belirtiler kolaylıkla başka hastalıklarla karıştırılabilir.
Sarılık nedir, nasıl belirir?
Sarılık kan hücrelerinden alyuvarların parçalanması ile ortaya çıkan ve bilirübin denen maddenin kanda birikmesi ile oluşur. Normalde bilirübin karaciğerden safraya atılmakta, böylece kanda birikmemektedir. Hepatitlerde bu işleyiş düzeni bozulduğundan bilirübin kanda birikmeye başlar. Sarılık gelişirken öncelikle idrar renginin koyulaştığı hissedilir. Hafif sarılıklarda sadece göz akları sararır. Bilirübin miktarı arttıkça bütün cilt sarı bir renk alır.
Hepatit tanısı nasıl konulur?
Muayene bulguları, sarılık olsa bile tanı için yeterli değildir. Karaciğer hasarını gösteren ALT, AST gibi testler ve bilirübin düzeyini bilmek gerekir. Hepatit tanısı konulmasından sonra ikinci aşama sarılığın nedenini belirlemektir.
| A Hepatiti | Anti HAV, Andi HAV IgM | ||
| B Hepatiti | HBsAg, HBeAg, Anti HBc IgM, Anti HBc, Anti HBe, Ante HBs, HBV DNA | ||
| C Hepatiti | Anti HCV, HCV RNA | ||
| D Hepatiti | Anti Delta, Anti Delta IgM, HDV RNA | ||
| E Hepatiti | Anti HEV, Anti HEV IgM | ||
Hangi tip hepatitler kalıcı bir karaciğer hastalığı yapabilir?
Esas olarak B ve C tipi kalıcı (kronik) karaciğer hastalığı yapar. Delta hepatiti sadece Hepatit B'li hastalarda görülür. G hepatiti kalıcı olabilir ise de klinik önemi tam olarak bilinmemektedir.
Hastalık ne kadar uzarsa kronik hepatit gelişir?
Kronik hepatit sözcüğü 6 aydan daha uzun süre devam eden hepatitler için kullanılır.
Viral hepatitlerde kronikleşme ihtimali ne kadardır?
Bu hastalığın nedenine ve kişiye göre değişen bazı faktörlere bağlıdır. Hepatit C de kronikleşme ihtimali %80'den fazladır. Erişkin hayatta geçirilen hepatit B de bu oran %10'dan az, çocukluk döneminde ise daha yüksektir.
Taşıyıcı ve Hepatit arasındaki fark nedir?
Taşıyıcı (Sağlıklı taşıyıcı) sözcüğü daha çok bazı hepatit B'li hastalar için kullanılmaktadır. Kanlarında Hepatit B virüsünü bulunduruyor olmakla birlikte muayene bulgularında, karaciğer fonksiyonlarında ve karaciğer biyopsilerinde hiçbir hastalık belirtisi göstermeyen kişiler taşıyıcı olarak tanımlanırlar.
Taşıyıcılar için herhangi bir risk var mıdır?
Bu kişilerde hastalığın aktif şekle dönüşmesi bütünüyle imkansız değildir. Bu nedenle belirli aralıklarla karaciğer fonksiyonlarının kontrol edilmesi ve muayenelerinin yapılması zorunludur.
Taşıyıcılar bulaştırıcı mıdır?
Evet. Bu gibi kişilerin yakın çevrelerinin hastalıktan korunmasında hepatitli olanlarla aynı yaklaşım izlenmelidir.
Hepatitli hastaların yakın çevresindeki kişiler ne şekilde korunabilirler?
Koruma önlemleri öncelikle eş ve çocuklarını ve aynı ev ortamında bulunan kişileri kapsayacak şekilde planlanmalıdır. İlk yapılması gereken bu kişilerin halen virüsle infekte veya bağışık (infeksiyonu geçirip iyileşmiş dolayısıyla bir kere daha bulaşmayacak olanlar) olup olmadıklarını tesbitidir. Bundan sonraki aşamada aşı ve diğer koruma yöntemleri doktorunuzun önerileri doğrultusunda uygulanmalıdır.
Hepatitli hastalar ağır ve yorucu işlerde çalışabilir mi?
Bu hastalığın ağırlığı ile ilgili bir durumdur. Bazı hastalarda istirahat veya aktivite kısıtlaması gerekli olabilir.
Kronik hepatitli hastalara dokunan yiyecekler var mıdır?
Alkol dışında bir kısıtlayıcı yoktur. Başka nedenlerle kısıtlama gerekmiyorsa her istediğinizi yiyebilirsiniz.
Hastaların başka nedenlerle kullanacağı ilaçlar için kısıtlamalar var mıdır?
Özellikle uzun süreli kullanımı gereken bazı ilaçlar sorun yaratabilir. Kortizon, bağışıklık sistemini etkileyen ilaçların kullanımı sakıncalı olabilir. En doğrusu öncelikle başka nedenlerle başvurduğunuz doktorlarınıza da hepatitli olduğunuz hakkında bilgi vermeniz, gerekirse kullanacağınız ilaçları karaciğer hastalığınızı izleyen doktorunuza bildirmeniz yararlı olur.
Alkol tamamen yasak mıdır?
Alkol, hepatit bulunmasa bile karaciğeriniz için zararlıdır. Tamamen yasak olma konusu hastalığınızın durumuna göre değişir. Bu konuda doktorunuzun önerilerine uymalısınız.
Kronik hepatitli hastalara yararlı yiyecekler nelerdir?
Herhangi bir yiyeceğin (enginar, pekmez vs.) özel bir yararı yoktur. Önemli olan dengeli beslenmektir. Dengeli bir beslenme rejimi içerisinde olduğunuz sürece dışarıdan vitamin takviyesinin yararı bulunmamaktadır.
Ana Sayfa
Atabay Güveloğlu'nun bitkisel reçeteleri
ile hayatı kurtulan yüzlerce insandan bir kaç örnek için tıklayınız
Bize Ulaşmak İçin Tıklayın..
İlaçla Tedavide Bir Reform Yaratan Araştırmacı


