| |
Bitkisel ilaçlar
denildiğinde hastaların veya yakınlarının aklına maalesef sadece otlar, kökler,
yapraklar, çaylar, toz haline getirilip kapsüle konulmuş, hap haline getirilmiş
bitkiler, sözde vitaminler, macunlar, mantarlar, pekmezler, kekik suyu gibi
basit damıtık bitki suları vs.
gelmektedir.
Bunlar bitkisel ilaçlar değildirler.Bunlar
sadece basit, koruyucu olabilen bitkisel maddelerdir.Tedavilere güçleri
yetmeyecek ürünlerdir.
Bu doğal bitkisel maddeler,
düzenli kullanılırsa belki insanları bazı hastalıklardan koruyabilirler.Ama
korumak ayrı şeydir, tedavi etmek, kurtarmak ayrı şeydir.Bir hasta için artık
korunmak çok gerilerde kalmıştır.İnsan vücudu ile hastalık arasında büyük bir
savaş başlamıştır.Burada otun çöpün faydası olmaz.Örneğin:
Bir insanda bir tür kanser tümörü tespit edilmiş ise,
büyük bir düşman ordusu sınırımızı aşıp ülkemizin içine girmiş
demektir.Bu büyük ve güçlü orduya karşı savaşacağımız silah, ilaç diye lanse
edip reklamlarla sattıkları ot tabletleri, bitki çayları değildir. Çörek otu,
zencefil, brokoli, havuç, domatesi değildir. Bunlar, bu savaşta sadece birer
basit tabanca kadar etkisiz kalır.Çünkü bunar besleyici ve koruyucu doğal
maddelerdir.İlaç değildir.Bu düşmana karşı, gerçek silahlar ve ustaca, kurmayca
savaş taktikleri gerekir yenmek için.Bu tür bitkisel maddeler yetersiz
silahlardır burada. O düşman ordusunu bunlarla yenemezsiniz ve ezilir
gidersiniz. Büyük düşmanlara karşı büyük, uygun silahlar gerekir.Bu silahları ise
o silahların uzmanları üretirler ve kullanırlar.Yoksa yenilir gidersiniz.
Bitkisel ilaçlar da tıpkı diğer tıbbi ilaçlar gibi ilgili onlarca
bilim adamları tarafından çok uzun yıllar hastalıklar ve binlerce bitki
taranarak, içlerindeki etken maddeler o hastalıklarda çeşitli yöntemlerle ortaya çıkartılmış ve çıkartılmaktadır.
Bunlar, çağdaş, kanıtlanmış ve ilaç
sıfatı almış bitkisel maddelerdir, bitkisel ilaçlardır.Otun çöpün, yani
koca karı ilaçlarının yerine işte bunların kullanılması gereklidir.Ancak bu
şekilde olumlu sonuç alınmaktadır.
Örneğin; Bir aktar veya Herbalist bir kanserliye ot çöp veya ne
olduğu belirsiz bir yığın bitkisel madde satarak ilaç diye verirken ve elbette
tedaviden olumlu sonuç alınmazken, Güveloğlu'nun verdiği, çok ileri
teknolojilerle ilgili bitkilerin etkili maddeleri üretilerek elde edilmiş
ekstrelerin Güveloğlu tarafından kişiye özel olarak formül edilmiş, denenmiş ve
kanıtlanmış kokteyllerinden sabah akşam sadece 20 şer, 30 ar damla içilerek
kanser gibi, lösemi gibi, hepatit-C gibi sedef gibi öldürücü veya çaresi yok
bilinen hastalıklardan, %80 lere varan başarı oranı ile kurtulmak mümkün
olmaktadır.
Özetle:Her bitkisel maddeye ilaç diye sarılmayınız, umut
bağlamayınız.Maddi ve manevi zarar görürsünüz. Her uzmanım diyene aldanmayınız,
ortalık çok profesyonelce örgütlenmiş, sadece çıkar amaçlı umut satan
şarlatanlarla dolmuştur.Kanıtsızlara inanmayınız, güvenmeyiniz. Gerçek kanıt ve
güvence isteyiniz.Bu sizin en doğal hakkınızdır.
Kanser, insan için bir felakettir, can pazarıdır. Mevcut tıbbi tedaviler 60 yıl
öncesinin mantığı ile yapılmaktadır.Onkologlara her kanserliye ölecek bir kişi
olarak bakıyorlar.Tüm tedavileri sadece ömrünü bir süre uzatmak amaçlı sonuçsuz
ilaçlara devam ediyorlar. Maalesef böyle koşullanmışlardır.
Oysa 60 yıl öncesinde değiliz. Bu gün araştırmacı Atabay Güveloğlu'nun
bitkisel ilaç formülleri ile %70 başarı oranı ile tamamen kurtulabiliyorlar.1989 dan bu yana sağlıklı yaşayan
iyileşmiş insanlar mevcuttur.Bu başarı tesadüf değildir.İlaç firmalarının
tekelinden ve doktorların "En iyisini biz biliriz" mantığından kurtulmak
gerekmektedir...
Unutmayınız, hastalıklardan ancak bilinçli, kültürlü insanlar,
gerçek ilaçlarla kurtulabiliyorlar.
Saygılar sunuyor, sağlıklar diliyoruz.
|
|