www.herbalistatabay.com
 
 
  LÖSEMİ VE TEDAVİSİ  
  ÇARESİZ HASTALIK LÖSEMİ TÜRLERİNDEN TAMAMEN KURTULMAK MÜMKÜNDÜR.

HERBALİST ATABAY GÜVELOĞLU'NUN 1985 DE ORTAYA ÇIKARDIĞI ÇOK YÖNLÜ BİTKİSEL REÇETELER İLE YÜZLERCE ÇOCUK VE BÜYÜK LÖSEMİLİ 4-6 AY İÇİNDE TAMAMEN KURTULDULAR...


Mutlaka uygulamanızı öneriyoruz...
 
  KANSER TEDAVİSİNDE HASTALAR EN İYİ TEDAVİYİ BULMAK ZORUNDADIRLAR...  
     
 

LÖSEMİ TÜRLERİ VE KALICI TEDAVİSİ

ALL-AML-KML KLL
LÖSEMİLER VE İŞTE DOĞRU, KALICI TEDAVİLERİ BURADA VERİLMEKTEDİR.ATABAY GÜVELOĞLU'NUN FORMÜLLERİ İLE...

KANSER VE LÖSEMİ TEDAVİLERİNDEKİ BAŞARIMIZ A.B.D DAHİL, TÜM DÜNYA ÜLKELERİNDEN ÇOK DAHA İLERİDİR..BUNUN TÜM DÜNYA İNSANLARINA SUNULMASI GEREKLİDİR. DEVLETİMİZ BU KONUYA EL ATMALIDIR.BU BİR İNSANLIK GÖREVİDİR.

Herbalist Atabay Güveloğlu bu konuda diyor ki:

"Remisyondaki (Kemoterapi ile geçici bir iyileşme dönemine girmiş) tüm lösemili hastalar, verdiğim bitki özleri ile tamamen kurtuldular.1985 den bu yana yüzlerce çocuk, büyük, bayan, bay lösemili insanlar, Klasik tıpta başarı oranı sadece %1 olan bu öldürücü hastalığı özel hazırladığım bitki özleri kokteyllerini kullanarak yendiler ve hayata döndüler. Özel bitki özlerim beyin ile kemik iliği arasındaki bozulmuş koordineyi tekrar sağlayarak kemik iliğinin sağlıklı insanlarda olduğu gibi normal kan üretimine geçmesini temin etmektedir.Kalıcı tedavi sağlamaktadır.

Lösemilerdeki başarım %90 lardadır.Dünyadaki tüm bilim adamlarını davet ediyorum. Bunu, bir grup lösemi hastalarını tarafsız bir bilim kurulu önünde poliklinik uygulamalarla tamamen iyileştirerek ispat edeceğim. Bu özel bir çalışmamdır, başarımdır ve insanlık görevimdir. Başarımı bilmeden ölüp gidenlere çok acıyorum.Bilim adamıyım diyenlerin utanması gerek..."

İŞTE SON GELEN TEŞEKKÜR MAİLLERİNDEN BİRİSİ AŞAĞIDA:

----- Original Message -----

Sent: Friday, December 12, 2008 10:32 PM

Subject: Minnettarız

Sevgili Atabay Güveloğlu,
 
Kardeşimi sizin bana gönderdiğiniz bitki özleri sayesinde hayata döndürdük..
Sizi çok aradım o günlerde biliyorsunuz..Bana ver o özlerden korkma iyi gelecek diyerek cesaret verdiniz.Tıp kardeşim için dakikaları var demişti oysa. 15 GÜNLÜK KULLANIM SONUCU SONUÇLAR KENDİNİ GÖSTERDİ.TEŞEKKÜRLER..
Kardeşim sizinle tanışmak istiyor. Tedavisi nisanda bitti ve şu anda remisyon döneminde..başka tıbbi tedavi önerilmedi. ilaçlardan kullandık..üzerinde dr. elif yazan 3 lü kombinasyon ve meyan kökü çok iyi geldi bize. ama şu sıra kanı 11.6 ve trombositi 158000 . biraz halsizlik var. kansızlık için ne önerirsiniz? Trombosite kapari bitkisi iyi gelir mi? Kan değerlerini toparlamak için ne yapmalıyım? Bağışıklık iyi şuanda. Ne zaman İstanbul da olursunuz, sizi misafir etmek isteriz..Allah sizden razı olsun..Beni çok arayan oluyor, fakat tele ulaşamıyorlar, buna bir çözüm bulsanız diyorum.
SEVGİLER.RABBİM İKİ CİHANDA DA İŞLERİNİZİ AYDINLIK EYLESİN...
Ulaşmak isterseniz gsm: 0535 709 46 73

TIBBİ LÖSEMİ TEDAVİLERİNİN TAMAMINDA MAALESEF DURUM BÖYLE SONLANMAKTADIR.(AŞAĞIDA)

----- Original Message -----

From: Mahmut Küçük

Sent: Wednesday, November 04, 2009 10:32 AM

Subject: Lösemi

Merhaba 

Eşime Ocak 2009 de  AML-4  teşhisi kondu. 

Subat 2009 da  yogun kemoterapi , mart ve nisan aylarındada destek kemoterapi uygulaması

yapıldı.  Kemoterapi tatbikinden  sonra  20-25 gün içeriside kan değerleri

yükselmeye başladı.  Bu seanslardan sonra  taburcu oldu. 

Mayıs Eylul 2009 arasında tedavi almadı ,ara hemogram analizlerinde de kan

degerleri hafifçe yükselmeye devam etti.

Eylul ortalarında yapılan hemogramda  maalesef tekrar  blast görüldü ve

Ekim başında Amerikan hastahanesine tekrar yattı.İlk yoğun  kemoterapi

tedavisi uygulandı. Ancak  aradan 32 gün geçmesine rağmen vücut

bu sefer cevap vermiyor ve kan degerlerinde bir artış yok.

Ayrıca bir infeksiyon sebebi ile  akciger'de mantar gelişiyor ,  her türlü

antibiotik denenmesine ragmen ateş düşmüyor.

Doktorların ifadesi : kan degerlerinde bir gelişme olmayıp , vücut da kendisi

bu infeksiyona karşı antibiotik'lere destek olmaz ise hastanın

kurtulma şansı yok.

Eşim  55 yaşında , kendisine uzun süre önce lupus teşhisi de konmuştu. 

Bu durumda yardımcı olabilme imkanınız var mıdır.

İlginizi rica ediyorum , sizleri ayrıca telefonlada arayacagım.

selamlar , saygılar

Mahmut küçük

İŞTE TÜM TIBBİ LÖSEMİ TEDAVİSİNDE DURUM  AŞAĞIDAKİ SONUÇLAR GİBİ
TEDAVİ DEĞİL TAM BİR REZALETTİR...

----- Original Message -----

From: Nejat Kıratlı

Sent: Saturday, October 31, 2009 10:47 PM

Subject: LÖSEMİ İÇİN YARDIM

Selamlar ,

Ablam lösemi hastası 2008 aralık ayında ALL Lösemi teşhisi kondu ancak bu zaman kadar ki tedavi istediğimiz gibi sonuçlanmadı dönem içerisinde bir ünv. hastanesinde ilik nakli gerçekleştirildi.Esas tedavimizi İstanbul'un büyük bir hastanesinde görüyoruz ancak ilik nakli sonucunda  2 ayda kanser tekrardan nüks etti  bunun üzerine ikinci bir kez  ilik nakli denendi sonuç olarak blast hücre oranı %80 lere çıktı şu anda 3. kez nakil denenecek ve kardeşim nötropenik durumda kemoterapi görüyor bütün kan değerleri düştü tahminen salı veya çarşamba nakil gerçekleştirlecek . Sizi bulmam internet araştırmaları ve hayatlarını kurtardığınız hastalarınızdan birisine ulaşmamız ile oldu ve bu referans üzerine sizinle irtibat kurmaya karar verdim bize yardımcı olur musunuz ?

Şimdiden teşekkür ederim. İyi çalışmalar. 

 

----- Original Message -----

From: Özlem ...

Sent: Tuesday, March 23, 2010 2:43 PM

Subject: ALL Hastasi

Iyi Günler
almanyadan abim icin soruyorum. Abim 30 yasinda ve ALL hastasi.
12.2006 hastalik geldi ve bir yil kemoterapi gördü. bir yilda ayriyeten kontroll altindaydi.. 2-3 ay arasi kemoterpi gördü.
bu aralarda hep remisyondaydi. kasim 2008 malesef hastalik geri geldi.
iki kemotrepi gördü ve 20-25% hastalik varken ilik nakli icin hazirlandi.
nakilden önce agir kemoterpi ve isin tedavisi gördü. nakil allah sükür cok iyi gecti. 4-5 hafta sonra eve geldi.
ama 8 ay sonra yani kasim 2009 hastalik gene geldi.
2 kemoterapi gördü. tam remisyon olmasa da, hastaligin cogu gitmisti, ve prof. Donör lenfosit vermeye karar verdi.
donor lenfositler malesef biraz gecikti. 3-4 hafta sürer dediler ama 2 ay sürdü, subatin sonunda verildi.
ama malesef pek yaramadi. 2-3 kere daha vereceklerdi, ama bu durumda vermeye gerek yok diyorlar.

su an ki kan degerleri söye:
1.760 leukozyt
16.000 trombozyt
900 LDH
14,1 CRP (infekt)

internetde biraz okudum, remisyon olmadan yardim edemiyormussunuz, abimde remissyonda degil
birseyler yapabilirmisiniz?

almanyadan
Özlem

 

Sent: Tuesday, February 23, 2010 1:29 AM

Subject: ALL HASTASI KARDEŞİM VAR İLGİLENİRSENİZ ÇOK SEVİNİRİM...

KARDEŞİMDE 2008 AĞUSTOS AYINDA KANSER TEŞHİSİ KONULDU İZMİR EGE ÜNİ. DE TEDAVİ GÖRMEYE BAĞLADI.AYRICA UFAK KARDEŞİM İLİĞİDE %100 UYUMLU.KARDEŞİM İLK KEMO TERAPİYİ ALIP KASIM AYLARINDA HASTANEDEN ÇIKTI İLK REMİSYON DÖNEMİNE GİRDİ.BU SIRADA BEN ASKERE GİTTİM BEN ASKERDEN GELENE KADAR YAKLAŞIK 6-7 AY BİR SORUN OLMADI EN SON KONTROLÜNDE MAYIS AYI SONLARI 2009 DA TEKRARLADIĞI SÖYLENDİ VE TAKRAR KEMO TERAPİ ALMAYA BAŞLADI.ALL TÜRÜNDE EN İYİ NAKLİN 2. REMİSYON DÖNEMİNDE OLDUĞU SÖYLENDİ BİZE OZAMAN.AMA KARDEŞİM 2. KE ZYATIŞINDA HASTANEDE ENFEKSİYON KAPTI VE ÇOK ZOR GÜNLER GEÇİRDİK AKCİĞERİNDE MANTAR OLDUĞU SÖYLENDİ.BU SRADA BİRDE BUNUNLA UĞRAŞTIK.TEKRAR REMİSYONA GİRDİ EVE GETİRDİK CİĞERİNDEKİ MANTAR İÇİN İLAÇ KULLANIYORDUK MANTAR GEÇİNDE NAKİLE GİDECEKTİKKİ BİR DAHA TEKRARLADI.TEKRAR YATIRDIK VE KEMOTERAPİ BAŞLADI.LAKİN 3. TETKRARLAMASINDA AMANSIZ AĞRILARI OLDU TROMBOSİTİ HİÇ DÜŞMEDİĞİ KADAR DÜŞMÜŞTÜ YİNE TEDAVİMİZİ OLDUK VE ÇIKTIK 8 ŞUBATTA ANKARA GATA YA GÖNDERİLDİK NAKİL İÇİN AMA DAHA ANKARAYA GİDER GİTMEZ AĞRILARI BAŞLADI VE MALUM YİNE TEKRARLAMIŞ BU SEFER REMİSYON DÖNEMİ ÇOK KISA SÜRDÜ.ANKARADAKİ GATADAKİ PROF. BİLE ÇOK ŞAŞIRDI NEYSE NAKİL OLMADAN AYNI GÜN GERİYE DÖNDÜK YOLDA AĞRILARINDAN İNLEYEREK NERDEYSE ÖLECEKTİ.İZMİRE GETİRDİK VE YATIRDIK TEKRAR.BU KADAR TEKRARLAMADAN SONRA REMİSYONE GİRMESİ ZOR DİYORLAR.
 
SİZ SADECE RESMİSYONDAKİ HASTALARAMI İLAÇ VERİYORSUNUZ KARDEŞİM İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELERİNİZİ BİLMEK İSTİYORUM.
NASİP OLURDA HASTANEDEN ÇIKARSAK HEMEN ANKARAYA GİTMEMİZİ İSTEYECEKLER BU DÖNEMDE SİZİN İLAÇLARINIZI ALIP KULLANMALIMIYIZ.
EĞER BU KONUYLA İLGİLİ YORUMLARINIZI BİLDİRİRSENİZ ÇOK SEVİNİRİM.
 
ALLAH ŞİMDİDEN RAZI OLSUN.... 

FATİH RÜŞTÜ KELEŞ

NOT: Atabay Güveloğlu yukarıdaki bu hastaya maalesef  ilaç verememiştir.Doktorlar her hastayı bu şekilde oyalayıp öldürmeden bırakmıyorlar...Oysa hasta veya yakınları birinci veya ikinci remisyon döneminde Güveloğlu'nun ilaçlarını 3 ay kullansalardı bu gün herkes gibi sağlıklı bir insan olarak yaşamını sürdürecekti...


DÜNYANIN HER YERİNDE LÖSEMİ TEDAVİLERİ FİYASKO İLE BİTMEKTEDİR...

----- Original Message -----

Sent: Saturday, January 09, 2010 5:10 AM

Subject: Acil yardimlarinizi bekliyoruz...
 

Merhabalar,

Biz Avustralya'nin Melbourne şehrinde yasıyoruz, 19 yasındaki kardeşim ALL (Akut Lemfoblastik Losemi) hastası. Haziran 2008'de teşhis konmuştu ve 9-10 aylık yoğun kemoterapiden sonra evde hap tedavisine devam etti. Bu aşamalarda kemik iliği biyopsi sonuçlarına dayanarak devamlı emisyonda olduğu söyleniyordu. Nisan 2009'dam itibaren yogun kemoterapiyi tamamlayip evde ilac tedavisine devam ederken Agustos 2009 'da hastaligin tekrar nuks etti. Devamli biyopsilerle kontol edildi ve loseminin aydan aya artis gosterdigi belirtildi, tek kurtulus yolunun kemik iligi nakli oldugu soylenmisti. Donor arastirmalari devam ederken Kasim 2009'da kardesimin tekrar hastaneye yatip kemoterapi almasi gerektigi aksi takdirde loseminin cogalmaya devam edecegi soylendi. Kasim ayinin ortalarinda aldigi en son kemoterapilerden sonra 6 hafta boyunca hastanede kaldi cunku kan degerleri cok dusmustu. Kemoterapinin etkisinden kurtulmayi beklerken vucudunda enfeksiyonlar cikti ve bunun icin antibiyotik tedavisine baslattilar. Yuksek ates uzun bir sure devam etti ve kan degerleri bir turlu yukselmiyordu. 31 Aralik'da tekrar kemik iligi biyopsisi yaptilar ve losemi hucrelerinin kemik iligini buyuk bir olcude sardigini gorduler. Doktorlarin aciklamasina gore verilen kemoterapiler ise yaramamis, losemi hastaligi guclu bir sekilde geri dondugu icin ve biyopside normal saglikli hucrelere rastlamadiklari icin daha fazla kemoterapi veremiyeceklerini soylediler. Ayrica kemik iligi nakli de uygun gorulmuyor cunku losemi hucrelerini bir turlu yok edemiyorlar. Kardesimin kemik iligi nerdeyse tamamen losemi hucreleriyle kapli. Bunu soylemek cok aci ama gunleri sayili ustelik ne kadar vakti var bunu bile belirtemiyorlar. Tibben yapabilecekleri birsey kalmadi ve 6 haftanin sonunda eve yolladilar, haftada iki gun kan tahlili icin hastaneye gidiyoruz ve gerekirse kan/trombosit (platelet) nakli yapiyorlar. Evde antibiyotik tedavisi devam ediyor ama losemi hastaligi icin verilen hic birsey yok. Cok caresiz durumdayiz dua etmekten baska ne yapacagimizi bilemiyoruz, degisik doktorlara da basvurduk ama hepsinin soyledigi seyler ayni. Bir aile dostumuz vasitasiyla sizin internet sitenize yonlendirildik ve bitkisel ilaclariniz sayesinde yillardir bir cok hastayi nasil iyilestirdiginizi okuduk. Lutfen bize en kisa zamanda ulasin yardimlarinizi acilen bekliyoruz. Eger yapabileceginiz birseyler varsa yurtdisina kargo yollayabiliyormusunuz? Bilgilerimizi buraya yaziyorum. Yardimlariniz icin cok cok tesekkur ederiz, Allah razi olsun. Haber bekliyoruz.

Saygilar,

Gozde Filiz ve ailesi

Adres:
14 Keogh Court
Meadow Heights
Victoria, 3048
Melbourne / AUSTRALIA

Email: tweety102@hotmail.com

Tel ev: 00 61 3 93022339
Tel cep: +61403274983
(Güveloğlu bu ağır hastaya ilaç verememiştir)
 

     
 
 
 

---- Original Message -----

Sent: Tuesday, June 16, 2009 9:55 PM

Subject: lösemi m1 m2

1 yıldır lösemi hastasıyım. Gazi hastanesinde tedavi görmekteyim. Hastalık başladıktan sonra kemoterapi tedavisi gördüm.Remisyona girdim ve yurtdışından uyumlu bir ilik bulundu ve nakil oldum.Hastalığım nakil öncesi tekrarlamasına rağmen söz konusu hastane bana nakil uygulamış. Hastalığım tam 1 yıl sonra geri döndü. Şu an hastaneden yeni eve çıktım.1 aydır kemoterapi görüyordum. Yaşım 41 ve bir çocuk annesiyim. Artık hastaneye inancım kalmadı. Bilgi ve görüşlerinizi yazarsanız memnun olurum. Bundan böyle hangi yolu izlemeliyim. Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
 Güner EZİK


AŞAĞIDA BAŞKA BİR LÖSEMİDEN KURTULMA VAKASI

Aşağıda, bir zamanlar son aşamada bir ALL lösemi hastası olan İhsan Kestek'in Güveloğlu tarafından iyileştirdiği ilk günlerdeki fotoğrafını (1990) gazetede görüyorsunuz.

Alttaki renkli fotoğraflar ise 2003 yılında İhsan Kestek'in evli ve iki çocuk babası olarak, hayatını kurtaran araştırmacı Herbalist Atabay Güveloğlu'na teşekkür ziyareti sırasında çekilmiştir.

Yukarıdaki gazete kupürü 1990 da küçük İhsan'ın kurtulduğunun haberidir. Aşağıdaki resimde, İhsan Kestek, iyileştikten 13 yıl sonra, hayatını bitkisel ilaçları ile kurtaran Atabay Güveloğlu'na teşekküre geldiğinde görülüyorlar

----- Original Message -----

Sent: Monday, February 18, 2008 10:42 AM

Subject: ALL LÖSEMİLİ ÇOCUĞUMUZ HK.

Merhabalar Atabey Bey

 Ben geçen hafta telefondan ALL lösemi hastası yeğenim için sizinle görüşmüştüm.Benden  birtakım değerler istemiştiniz .Cuma günü alınan değerleri aşağıya yazacağım.Anımsamanız için tekrar hasta hakkında bilgi vereyim.

 Hastanın adı Mert Karaman.6 yaşında. Almanya 'da yaşıyor.Boyu:1.13cm  kilosu:22,5 Doğum tarihi :19/12/2001 Mert yaklaşık 2.5 yıldır hasta.Ancak lösemi teşhisi hemen hemen 3 ay önce konuldu o tarihten itibaren hastanede ne yazık ki.

Hastalandığında ilk başta Almanya'daki Dr.lar kan değerleri düşük dediler. 2.5 yıldır aralıklı olarak çocuktan kan aldılar, bazen biyopsi için parça aldılar. Bu süreç için de ailem çocuğun sarılık olduğunu düşünüyorlardı. Dr.lar net olarak sarılık dememişlerdi.Bu yaz tatile geldiklerinde karnı şişti.Meğer karaciğer ve dalağı büyüyormuş.

 Aralık 2007 sonuna doğru Mert bayıldığı için hastaneye kaldırıldı.Yine parça ve kan aldılar. Parça alırken bir damarı çok ince olduğu için Dr.lar yanlışlıkla damarını kestiler çelik iple diktiler.Daha sonra eve gönderdiler.Eve geldiğinin ertesi günü çocuk yine bayıldı ancak bu sefer ya burnundan yada ağzından kan gelmiş hava ambulansıyla zor hastaneye yetiştirmişler.Mert'ten en son parça aldıklarından sonra Mert komalık oldu.Yaklaşık 1 aydan fazla yoğun bakımda kaldı.

Verilen kemoterapi ilaçları sonucunda çocuğun iç organları 1 Şubat 2008'de ilaçtan mahvoldu bütün vücudu şişmiş tanınmaz hale gelmiş.Dr.lar 1 şubat akşamı sabaha çıkmaz diye beklemişler.Ancak yaşadı.5 Şubatta artık yapacak bir şey yok diye fişi çekmeye karar vermişler ailem müsaade etmedi Ertesi gün iyiye gittiğini görünce Dr.lar tedavi etme kararını aldılar.Şuan tedavisi devam ediyor.Bütün saçları döküldü.Şu anda ayaklarının üzerinde çok zor duruyor ancak hiç yürüyemiyor.Dr.lar yemek yemeye başlarsa 1 haftalığına eve gitmesine müsaade edeceklerini söylemişler. Ancak yemek yemek istemiyor,  yesede çok az yiyormuş.Sizin ilacınızın iyi geleceğini düşünüyorum.

 Değerler aşağıdaki gibi:

 Loykezitler      : 4100

 Granulozyten  : 2430

 Hb                 :8,7

 Tirombozyten  :60 000

 Crp                 :0,67

 Bilgilerinize

Saygılarımla

 İrtibat: Dilek Arslan
 

GÜVELOĞLU İLE AML LÖSEMİDEN KURTULAN HASTA
 

----- Original Message -----
Sent: Sunday, December 13, 2009 10:09 PM
Subject: cok acilll!
 
Merhabalar, 
Ben Berrin İstanbul'dan size  e mail atıyorum.
Arkadaşım ŞERMİN HANIM sizinle daha evvel kız  kardeşi için, bir çok kez sizinle  konuşmuş ve göndermiş olduğunuz  bitkisel ürünler sayesinde kız kardeşi AML4 cinsi kanserden kurtulmuş.
Sizi aramamı ve onun ismini vermemi söyledi.
 
Teyzem çok rahatsız  acil olarak yardımınıza ihtiyacım var .Kan tahlillerini istedim 14 Aralık Pazartesi elime gececek.Yarın tüm her sey elime gececek sanırım ya AML5 ya da AML4 HASTASI...
Yapılabilecek bir şeyler var ise  yardımınızı rica ediyorum.Acil olarak  çünkü bunları yurt dışına göndermem gerek....
 
Sizi yarın cebinizden arayacağım ama önce kan tahlillerinin gelmesini  bekliyorum...
 
Umarın bu konuda bize yardımcı olursunuz!!!
 
Tesekkürler
Berrin Debatar

 

 

---- Original Message -----

From: süleyman kalay

Sent: Monday, December 08, 2008 11:40 PM

mrh annem 9 aydır kan kanseri ile mücadele ediyor.all veya kll olması gerek 8 kür kemot. aldı.ara ara düzeldi dediler ama şimdiki durumu artık bişey yapılamaz dediler. son defasında gazi hastanesinde 3 ay kaldı.şimdi aldık artık hastaneden. şuanda ayağa kalkamıyor yatağa bağlı yaşıyor neler yapabiliriz. acaba


ALL LÖSEMİ HASTASI İDİ:
Gencin adı: İhsan Kestek. Şu anda 23 yaşında. Adana'da

Lc Waikiki mağazasında tezgahtar olarak çalışıyor.
Telefon numaraları Cep: 0543 298 14 06 Ev:0322 341 09 00

İhsan 1989 da henüz 7 yaşında bir çocuktu. Çok kötü şekilde hastalandı. Çukurova Ün.Tıp Fak.Hastanesinde ALL LÖSEMİ tanısı konularak kemoterapilere geçildi. Ancak aylarca hastanede tedavi görmesine karşın KT yanıt vermediği için remisyona bile (geçici iyileşme dönemi) giremedi ve adım adım ölüme yaklaştı. El parmaklarının tüm tırnaklarına kadar döküldü ve doktorlar ailesine hastalarından ümidin kesildiğini ve evlerine götürmelerini söylediler. Bu sırada Hatay'dan lösemili bir çocuk getirdiler. Durumu çok iyi idi. Çocuğun babası, İhsan'ın babasına, çocuğunun da burada yattığını, çok kötü durumda eve çıkardıklarında umutsuzca Herbalist Atabay Güveloğlu'na başvurduklarını ve onun özel bitkisel kanser ilaçları ile çocuğun kurtulduğunu ve buraya kontrole getirdiklerini söyledi.
Bunun üzerine baba çocuğunu hemen eve çıkardı.
İhsan koma halinde idi ve ölü gibiydi. Yemiyor, içmiyor, sürekli uyuyordu. Başında ağlıyorlardı. Birkaç güne kadar öleceği söyleniyordu. Baba acele olarak Güveloğlu'na telefon açarak başvurdu. Güveloğlu "Anlattığınıza göre çocuğunuzun durumu çok ağırmış. Eğer ilaçları içirebilirseniz bir haftada belirli iyileşmeler görülür"dedi. Çiftçi baba 3500 $ ilaç bedelini zorlanarak temin etti. Bitki özleri geldiğinde baba çocuğa zorlanarak içirmeye çalıştı. İçtikten 1 saat sonra yeşil-sarı kusuyordu. Tekrar veriyorlardı. Böylelikle içindeki zehiri boşalttı çocuk. Bir kaç gün sonra kalktı ve aç olduğunu söyledi. Aile sevince boğuldu. İlaçları ikişer aylık iki dönem kullandırdılar. İhsan bu tamamen öldürücü hastalıktan 4 ayda tamamen kurtuldu. Bir kez kontrole götürdüklerinde doktorlar şaşkınlığa uğradılar. Sonra kontrole bile götürmeye gerek görmediler. O günden bu yana sağlıklı yaşıyor. Olay gazetelere yansıdı. Tüm Türkiye'de tanınır oldu... Aradan 16 yıl geçti. Genç yaşta evlendi, iki oğlu oldu ve şimdi Adana'da bir mağazada tezgahtar olarak çalışıyor. En küçük bir sağlık sorunu bulunmuyor.
Güveloğlu'na minnettarlar...

AZERBEYCAN'DAN BİR MEKTUP

Sayın Atabay Güveloglu!

Merhaba.Ben Sizi Azerbaycandan arıyorum.İnternetde sitenizi gördüm ve çok umutlandım.Ben 35 yaşındayım,okulda öyretmenim.2006 yılının 9-cu ayında ben hastalandım.Hastalıgım-keskin leyhoz,mieloblast M2,yani  lösemi.Kanımda 57 blast hüceyre vardı.Homoterapiden sonra sıfra yendi.Ama kemik iliginde vardı.Saçlarım töküldü o zaman.Sürekli Homoterapi görmeme ragmen 2008yilinin 1-ci ayında yine kanımda 27 blast hüceyre çıkdı.Yine saçlarım tökülüyor ikinçi dafa.Artık homoterapiye dözemiyorum,intiharı bele düşündüm,ama yapamadım.Babam doktor da,hep kendisini suçluyor,"ben nasıl doktorum da,cocuguma yardım edemiyorum "-diyor.Sonuncu ilaçımı 4gün evvel aldim,ayin5.Homoterapi beni öldürüyor,dünyamı karaltiyor.Son umudumsunuz Siz.Lütfen bana yardımçı olun.hasta kabul etmediyinizi biliyorum,ama babam tüm doktorlar kibi bitkisel tedaviye inanmiyor,hala internetle görülecek tedaviye hiç .Acaba Sizinle ve ya başka uzmanınızla görüşmemiz heç mi mümkün deyil,haraya deseniz,ne zaman isterseniz geliriz.Mümçkün deyilse bele yine teşekkür ederim,babam ininmasa bele ben size inanıyorum.Hastalıgımın çaresini sizde bulacagima inanıyorum.Cevabınızı sebirsizlikle bekliyorum.

 Eliyeva Dilşad         8.06.2008


KML LÖSEMİ İDİ GÜVELOĞLU'NUN İLAÇLARI İLE KURTULDU:


Adı: İsmail Balban

25 yaşında, esnaf. Denizli - Çivril ilçesinde oturuyordu.Uşak'a yerleşmiş,ticaret yapıyor. Babası Osman Balban nalburiye dükkanı çalıştırıyorlar.

Hastalık ve iyileşme öyküsü:

İsmail Balban, 1996 yılında ileri derecede hastalanarak Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi' ne kaldırıldı. Burada yapılan tetkikler sonucunda KML LÖSEMİ tanısı konuldu ve 6 kür kemoterapi uygulandı. Kısa remisyon dönemlerinden sonra kanser hücreleri tekrar ortaya çıkıyordu, yani hastalık tekrarlıyordu. Aynı hastanede Herbalist Atabay Güveloğlu'nun tedavi ettiği ve kontrole gelen iyileşmiş bir lösemi hastasının kendisine tavsiyesi ile Güveloğlu' nu aradı. Son remisyon döneminden yine çıkıyor ve hastalık nüksediyor iken, Güveloğlu' nun gönderttiği bitkisel ilaçlara başladı. Güveloğlu'na güvenerek kullandı. Henüz ilk iki aydan itibaren blast hücreler ve diğer kan değerleri tamamen normal düzeye geldi. Kemik iliği tekrar kan üretmeye başladı.Halen de bu stabil durumu devam etmektedir.Bu tedavilerin sonunda tamamen iyileşti ve ilaç kullanmıyor.Kan durumu tamamen normaldir.Hiç bir sağlık sorunu yoktur.Yani her şey normal durumdadır. İsmail bu özel bitkisel ilaçları kullanması idi diğer hastalar gibi ölüp gitmişti.2000 yılında da teşekkür için şahsen Güveloğlu'na gelip elini öptü.

Bu genç insanın da Güveloğlu'nun buluşu olan benzersiz bitki özleri reçeteleri ile hayatı kurtuldu, 8 yıldır sağlıklı şekilde işine gücüne bakıyor.
 

AML LÖSEMİDEN ATABAY GÜVELOĞLU'NUN KURTARDIĞI İLGİNÇ BİR VAKA DAHA...
Adı:Elif Aktürk Dörtyol'da oturuyorlar.  Evli ve bir kız çocuğu var.
Elif hanımın telefonu: 0544 729 66 90
Elif hanım 6 yıl önce kan kanserinin en kötüsü olan AML lösemi hastalığına yakalanmış. Adana ve Kayseri'deki Tıp Fak. Hastanelerinde gördüğü kemoterapiler ve kemik iliği nakli sonucu vermemiş ve  2 yıl öncede  vücudu iflas ettiği için evine gönderilmişti. Daha önce  akciğer kanserinden Atabay Güveloğlu tarafından kurtulan  yakınları  Melek hanım, ona ünlü Herbalist Atabay Güveloğlu'nu önerdi ve birlikte gittiler Güveloğlu'na.
Blast hücreler %50 idi ve lökositi 30.000 idi. Hastanın 2-3 ay ömrü kaldığını söylüyordu yakınları. Güveloğlu özel bitki özleri karışımı hazırlayarak üç aylık bitkisel ilaçlar verdi.  Fakir olukları biliniyordu, Elif hanımdan bir kuruş ücret de aldırmadı şirketine.
İlk üç ayın sonunda yapılan tetkiklerde Lökosit 10.000 e düşmüştü ve blast hücre, yani kanser hücresi sayısı da sıfırdı..Kanser hücreleri kalmamıştı.
Bu mucize bir sonuç ve kalıcı bir tedavi idi.Aradan 3 yıl geçti ve bu ilaçların etkisi ile kemik iliği tekrar kan üretmeye başladığı için tüm kan değerleri normaldir ve hastanın artık  hiç bir sağlık sorunu da yoktur.
Bu vaka gibi Güveloğlu'nun kurtardığı yüzlerce örnek insan vardır.

Aşağıdaki fotoğrafta: Elif Aktürk,
2007 yılında minnettarlığını belirtmek için Güveloğlu'na gelerek elini öptü.


Aşağıda; eşi ve çocuğu ile ikinci hayatını yaşıyor.

   

KLASİK TIBBİ TEDAVİLERLE LÖSEMİLER ASLA İYİLEŞMİYOR, OYALIYORLAR...
İŞTE AŞAĞIDA BİR ÖRNEK MEKTUP:

----- Original Message -----

From: burcu saylam

Sent: Tuesday, October 14, 2008 4:00 PM


merhaba atabay bey,

anneme yaklaşık iki yıl önce AML M2 teşhisi kondu. hemen kemoterapilere başlandı. önceleri iyi cevap verdi,tüm tedaviler başarıyla geçiyordu. tedavilerin bitip tam remisyon elde edildikten sonra yaklaşık 4 ay kan değerleri normal seyrettikten sonra hastalığın nüks ettiğini anladık. tekrar 2 kür kemoterapi aldı ve allojeneik ilik nakli düşünüldü. mayıs 2008de ilik nakli yapıldı. yine herşey çok güzel giderken eylül ayında tekrar nüks ettiğini öğrendik. şimdi hastanede kemoterapi görüyor ve donöründen lökosit infüzyonu yapılacak sanırım. bu arada blastların akciğer zarlarına ulaştığını öğrendik ve tedavi ile bu sorun gerileyecektir dediler. Ama artık doktorların sözlerine.inanmıyorum.Bu güne kadarki tedavileri fiyasko oldu...

sizden ricam şimdi ne yapmamızı önerirsiniz?
lütfen bize de yardımcı olun.

saygılarımla..


KEMOTERAPİ,RADYOTERAPİ VE AMELİYAT NEDİR?

Yukarıda bahsettiğimiz kanser hücrelerini zehirleme yönteminin genel adı "Kemoterapi" dir.Şu an en yaygın uygulanan ilaç da budur.

Diğer klasik tedavi yöntemlerinden birisi de "radyoterapi"dir. Buna halk arasında "Işın,şua tedavisi"de denilmektedir.Bu yöntem,serbest kanser hücrelerinden çok kanser topluluğu olan tümörleri pasifize veya yok etmek amaçlı olarak uygulanır.Kanser tümörünün olduğu bölgeye, radyoaktif ışın verilmek suretiyle tümörü meydana getiren hücreler yakılmaya çalışılır.Bu yöntem de normalde sağlıklı insana bile tehlikeli şekilde zarar veren bir uygulamadır.Kanser hastasına verilen dozun biraz üzerinde ,sağlıklı bir insana uygulandığında kanser hastası yapacak veya sakatlık bırakacak radyasyon ihtiva etmektedir.Bu zararı nedeni ile ancak belli dozlarda verilebildiğinden "Radyoterapi" de kanser tümörünü tamamen yok edememekte, belli bir süre için durdurmaktadır. Kemik metastazları,akciğer kanserleri ve cilt kanserlerinde hastalığı bir süre durdurduğu kanıtlanmış bir uygulamadır.

Klasik,konvansiyonel kanser tedavilerinde diğer ve önemli bir yöntem de "Ameliyat" yani "Tümör alma operasyonudur" Eğer,kitlenin yeri ve büyüklüğü açısından operasyon olanağı var ise,insan bünyesine en az zarar veren tedavi yöntemidir.Özellikle meme ve bağırsak kanserlerinde bu şekilde tümörler opere edilerek alınmakta,kalan serbest hücreler için de akabinde kemoterapi uygulanarak hastanın ömrü uzatılmaktadır.Serbest kanser hücreleri büyük oranda temizlenebilirse,bu yöntemle %40 lara varan oranda iyileşmeler sağlanmaktadır.Kanser veya diğer hastalıklar için tıpta bir kural vardır:Eğer tedaviden sonra,hiç bir yeni tedavi yapılmadan o hastalık 5 yıl içinde nüksetmemiş ise hasta tamamen iyileşmiş demektir.

GÜVELOĞLU KANSERDE NASIL BAŞARI SAĞLIYOR?


Güveloğlu'nun kanser tedavisinde uyguladığı yöntem ve kullandırdığı bitkisel ilaç sisteminin özellikleri şöyledir:

1- Kansere ve tedavilerine yaklaşımda yukarıda da açıklandığı gibi öncelikle şu gerçeği kabul etmek ve buradan işe başlamak gerekir:

Kanser, çeşitli faktörlerin veya insan gen zincirinin etkisi ile ortaya çıkmış, mikrobik vs. olmayan bir sorundur. Vücudun kendi hücre yapısında olan tehlikeli değişikliklerdir. Hücrenin şekil değiştirerek üreme ve gelişme kontrolünden çıkmasıdır. Yani vücudun doğal faaliyetlerinde oluşan anormalliklerdir. Vücudun kendisidir, bir parçasıdır. Bu nedenle kansere "hastalık" demek de yanlıştır. Metabolizmada oluşan bir "Sendrom"dur. Tıpkı "Behçet" hastalığında olduğu gibi, vücudun virüslere vs. karşı korumakla görevli oto ümmin sistemdeki T lenfositlerinin,vücudun bazı dokularındaki dost hücreleri düşman görerek saldırması ve tahribatlar yapması gibi bir durumdur. Bu nedenle, kanser tedavilerinde antibiyotik türleri hiç bir yarar sağlamadığı gibi, bu hücreleri zehirlemeye yönelik sürekli kemoterapi tedavileri de,zaten bu yabanileşen hücrelerle savaşan metabolizmayı zehirlemekten başka işe yaramaz. Nitekim işte sonuç ortadadır...

2-"Kanser madem ki metabolizmanın bir parçasıdır, o zaman yine metabolizmanın kendisi bu sorunu düzeltmelidir." mantığı galip gelmiştir. Güveloğlu bir teorisyendir. Hastalıklara yaklaşımı çok daha değişiktir. Olaylara yüzeysel bakmayan bir mantıkla araştırma yapar. Metabolizmayı bir bütün olarak ele alır ve vücudun tüm işlevlerini göz önüne getirir.

Bu mantıkla 1981 yılında bu sorun için başladığı bitkisel ilaç araştırması sonucunda 1985 yılında Fethiye Yoldaş isimli bir karaciğer kanseri hastanın iyileşmesini, tümörlerin küçülmesini sağlamıştır. Hastanın Adana'daki doktoru olan onkoloji profesörü, Güveloğlu'na bu hastanın iyileşmesi konusunda teşekkür yazısı göndermiştir. Uyguladığı özel bazı bitki özleri ve tıbbi bitkiler, metabolizmayı bu anormallik karşısında uyararak maksimum bir çalışma düzenine sokmakta ve kanser hücrelerinin bölünüp çoğalmasını durdurmaktadır. İkinci aşamasında lenfositlerin desteksiz kalan tümör hücrelerine saldırarak küçültmesini temin etmektediler. Bunu bazı bitki özleri,özellikle narenciye kabuklarında bulunan eterik maddeler sağlamaktadır. Bazı kanser türlerinde ise metabolizmanın tıpkı bir virüse saldırdığı gibi antikorlar üreterek kanser hücrelerine saldırmasını temin etmektedirler. Özellikle adenokarsinom ve küçük hücreli karsinomlarda bu bitki özleri kısa sürede kemoterapiden daha etkili bir savaş vermekte ve bu savaş da hastada günde 2 kez oluşan 15 er dakikalık ateş halinde reoksiyon göstermektedir. İlk iki ayda CA. markırları süratle aşağı çekilmekte,akabinde ki aylarda desteksiz kalan tümörler tıbbi tetkiklerle de görüleceği gibi küçülüp kaybolmaktadırlar. Üstelik ilaçlar sağlıklı hücrelere zarar vermeden kanser mağlup olmaktadır.

Bir kısım kanser tümörlerinde ise, bazı bitki özleri Örneğin beyin tümörlerinde uyguladığı ve kayın ağacı kabuklarından elde ettiği özle (Betulinik asit) kanser hücrelerinin intihar ederek kaybolmasını sağlamaktadır. Yine bazı kanser türlerinde uygulattığı meyve asitleri (oleum aurantii gibi) kanser hücrelerinin şeklini bozarak virüse benzetmekte ve T lenfositlerinin saldırmasını sağlamaktadır. Özetle, Güveloğlu'nun tedavisinde uygulattığı doğal özler, vücudu harekete geçirerek ve sitotoksik etki yaparak belli aşamalara gelmiş kanser vakalarında %50 nin üzerinde kurtulma şansı ve başarısı sağlamaktadır.

Bu kanser tedavi reçeteleri, Güveloğlu tarafından uzun yıllar yılmadan be bilinçli bir şekilde, botanik, tıp ve eczacılık otoriteleri ile birlikte çalışılarak ortaya konulmuş, zararsızlığı bilindiği ve kullanımına Sağlık Bakanlığı tarafından 1985 de izin verildiği için kobaya gerek duyulmadan doğrudan hastalar tarafından 1985 dan bu yana kullanılmış ve halen de kanserde en ileri ilaç yöntemi olarak bilinçli ve kültürlü kesimler tarafından başarı ile uygulanan alternatif konumda tedavi yöntemleridir.Güveloğlu'nun bu alternatif ilaçlarının hastaya olan tedavi etkilerini yine hastaların doktorları takip etmektedirler.

Güveloğlu'nun bu tedavi sistemleri ile 1983 yılından bu yana, normal hastalıklar yanında, en öldürücü hastalıklardan bile çocuk, büyük, erkek, kadın yüzlerce insan tamamen kurtulmuştur ve ikinci hayatlarını yaşamaktadırlar. Elbette bu kadar insanı ne web sitesine sığdırmak mümkün, ne de tek tek burada teşhir etmenin anlamı vardır. Bu web sitesini inceleyen insanlar zaten Herbalist Atabay Güveloğlu'nun bu olağan dışı başarısının gerçekliğini anlayacaklardır.

İşte Güveloğlu'nun kanser reçeteleri ile hayatı kurtulan insanlardan iki örneği burada verelim.

AML LÖSEMİ HASTASI İDİ

Adı: Saadet Yürür 38 yaşında işsiz bir bayan.

Hastalık ve kurtuluş öyküsü:


Saadet hanım, 1993 yılında çok kötü şekilde hastalanmış. Yapılan tetkikler sonucunda AML Lösemi tanısı konularak Cerrahpaşa Tıp Fak. de klasik lösemi tedavileri görmüş ve her lösemi hastasında olduğu gibi ağır, zehirleyici kemoterapi uygulamalarından sonra vücudu iflas etmiş ve bu sözde ilaçlara yanıt veremez olmuş. En çok 5-6 ay ömrü kaldığı söylenmiş.Dul ve iki çocuk annesi olarak maddi ve manevi tamamen çaresiz kalmış.Bu çaresizlik içinde iken İzmit'te bir yakınlarını ALL lösemiden Herbalist Atabay Güveloğlu'nun özel bitkisel ilaçları ile kurtardığını öğrenmiş. Derhal Ankara;ya gelerek Güveloğlu'na başvurup durumunu anlatmış. Güveloğlu Saadet hanımı hem üç gün misafir etmiş, hem de ücretsiz olarak ikişer aylık iki dönem bitkisel ilaçlarını vererek gönderip kullandırmış. İlk aydan itibaren tüm semptomlar kalkmaya başlamış. İki ay sonra durumu stabil (normal) hale gelmiş. 4 ayın sonunda ise bu öldürücü kanser türü tamamıyla ortadan kalkmıştır. O günden itibaren bu gün halen hiç bir sağlık sorunu olmadan yaşıyor. Mersin'de ünlü pop sanatçısı Ozan Orhan' ın bir konserini izlerlerken 13 yıl sonra Saadet hanım Atabay beyi tanıyarak mikrofonu Ozan'ın elinden almış ve özel ilaçları ile hayatını kurtaran Ünlü Herbalist Atabay Güveloğlu'na yüzlerce insan önünde teşekkür etmiştir, sarılmıştır.Güveloğlu "Bu bayan gibi başka yüzlerce hayatını kurtardığım insanı bu başarıma örnek olarak bu gösterebilirim. İnsanlar lösemiden ölmesinler, bana mutlaka başvursunlar." diyor...

Aşağıdaki fotoğrafta Saadet hanım, 1993 de AML Lösemiden özel bitkisel ilaçları ile hayatını kurtaran Herbalist Atabay Güveloğlu'na teşekkür etmek için Mersin bürosuna geldiğinde görülüyor. 2006

LÖSEMİ TİPLERİ

Löseminin akut ve kronik olmak üzere iki ana tipi vardır. Akut lösemi; birden ortaya çıkan, hızla ilerleyen ve hastayı düşkün bırakan lösemi tipi olup, akut lenfoblastik lösemi (ALL) ve akut myelobalstik lösemi (AML) olmak üzere iki ana tipten oluşmaktadır. Kronik lösemi ise, daha yavaş seyirli, hastayı birden kötüleştirmeyen tiptir. Kronik myelositer lösemi (KML) ve kronik lenfositer lösemi (KLL) olmak üzere iki ana tipi içermektedir. Akut lösemide kanda lökosit sayısı düşük, normal ya da yüksek olabilirken, kronik lösemide kanda lökosit sayısı artmıştır. Löseminin hangi tip olduğu, hastanın muayenesinin yanı sıra, kan ve kemik iliğindeki hücrelerin mikroskop altında incelenmesi ve özel boyalar ile boyanarak ileri laboratuar incelemelerinin yapılması ile hematologlar tarafından belirlenir. Her lösemi tipinin kendine özgü birçok alt tipi ve tedavi şekli vardır.

AKUT LENFOBLASTİK LÖSEMİ (ALL)

Çoğu ALL vakası 10 yaş ve altındaki çocuklarda görülmektedir, fakat diğer yaş gruplarında da bu hastalığa rastlanmaktadır.
ALL kalıtsal bir hastalık değildir, kemik iliğinde yer alan hücrelerin değişime uğraması nedeniyle ortaya çıkar. Bu değişimin nedeni tam olarak belirlenememiştir. Ancak yüksek dozda radyasyona veya doğum öncesi ya da erken çocukluk dönemlerinde toksinlere maruz kalma gibi çevresel faktörlerin ALL üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir.
Bir ALL hastasının kemik iliği çok sayıda blast üretir. Blastaların lenfositlere dönüşmesi gerekirken bu olmaz ve kemik iliğinde o kadar çok blast birikir ki normal lökosit, eritrosit ve trombosit üretecek yer kalmaz.

Semptomlar: Erken döneme ait belirtiler genelde gözden kaçmaktadır, çünkü bu dönemdeki şikayetler nezle veya diğer sık gözlenen hastalık şikayetlerine benzer.

- halsizlik, nefes darlığı, solgun görünüm-eritrositlerin eksikliğinden kaynaklanan,
- sık sık enfeksiyona yakalanma-lökositlerin eksikliğinden kaynaklanan,
- ciltte sık sık çürükler meydana gelmesi veya kesiklerin çok güç iyileşmesi-trombosit eksikliğinden kaynaklanan,

Tanı:
Hastaya tam bir ALL tanısı, hastadan alınan kan ve kemik iliği örnekleri mikroskop altında inclendiğinde ve çok sayıda blast oluşumu gözlemlendiğinde konur. Hasta ve doktoru tedaviye karar verecekleri zaman ALL alt tiplerini, hastanın yaşını ve hastanın genel sağlık durumunu göz önünde bulundurarak plan yaparlar.

Tedavi:

-Kemoterapi:

Tüm ALL hastalarına, hastalığın teşhisinden itibaren hemen Kemoterapi uygulaması başlatılmalıdır. Kemoterapide amaç normal kan hücrelerinin üretimini onarma ve hastada remisyon elde edilmesidir. Tedavide hangi ilaçların kullanılacağı hastanın yaşı, kanda bulunan lösemi hücrelerinin sayısı ve tipi gibi faktörlere dayanarak belirlenir. Lösemi hücreleri genelde omurilik ve beyin dolaylarında toplandığından, ALL hastalarına kemoterapötik ilaçlar omurilik çevrsindeki boşluğa enjeksiyon yoluyla verilir. Kemoterapötik ilaçlar lösemi hücrelerinin çoğalmasını engelleyerek öldürür. Ne yazık ki kemoterapi sağlıklı hücrelerin de ölümüne yol açar, bu nedenle ALL hastalarında bulantı, halsizlik, yüksek enfeksiyon riski gibi yan etkiler görülür.

Pek çok ALL hastasında, kemoterapi normal kan hücrelerinin üretimini birkaç haftada eski haline getirir ve kan ve kemik iliği örneklerinin mikroskobik incelenmesi sonucunda lösemi hücresine rastlanmaz. Bu durumda hasta remisyonda demektir. Çocuklarda kemoterapi uzun süreli remisyon sağlasa bile ergin bireylerde ALL genellikle geri döner. Hastalığın tekrar nüks etmesi durumunda hasta ve doktoru daha fazla kemoterapi ya da kök hücre transplantasyonuna başvurabilir.

-Hematopoietik Kök Hücre Transplantasyonu:

Kök hücreler üç tip kan hücresine-eritrosit(kırmızı kan hücresi), lökosit(beyaz kan hücresi) ve trombosit(kan pulcuğu)- dönüşecek olan olgunlaşmamış hücrelerdir. Yakın bir zamana kadar kök hücre nakilleri kemik iliği nakli olarak bilinmekteydi, çünkü kemik iliği bu tip hastalıkların tedavisinde kullanılan tek kök hücre kaynağı olarak bilinmekteydi. Şu an nakillerde kullanılan kök hücreler kemik iliği, kordon kanı ve periferik kandan elde edilmektedir.

Kök hücre nakillerinde, hasta, lösemi hücrelerinin ve bağışıklık sisteminin tahribini sağlamak üzere transplantasyon öncesi bir kemoterapi ve / veya radyoterapiye tabi tutulur.

İki tip kök hücre transplantasyonu söz konusudur ve ikisi de ALL tedavisinde kullanılmaktadır:
· Otolog kök hücre transplantasyonunda hastanın kendi kök hücreleri kullanılmaktadır.
· Allojeneik kök hücre nakillerinde ise bir vericiden alınan kök hücreleri kullanılmaktadır.

Otolog kök hücre nakillerinde, hastanın kemik iliğinden kök hücreler toplanır ve dondurulur. Yüksek doz kemoterapi ve/veya radyoterapiden sonra kök hücreler hastaya geri verilir. Her ne kadar bazı ALL hastalarında otolog nakil yapılsa da, allojeneik nakiller tercih edilmektedir, çünkü otolog nakil sonrası relaps görülme sıklığı yüksektir. Otolog nakillerde, allojeneik kök hücre nakillerinin ciddi bir yan etkisi olan GvHH önlenebilmektedir. Allojeneik kök hücre nakillerinde hasta için akrabalar ya da akraba dışı vericiler kullanılır. Akraba vericiler genelde hastanın kardeşleridir. Nakil düşünülen bir hasta için doktorunun yapacağı ilk iş hasta ile ailesinin doku tiplemesini yapmaktadır. Eğer akrabalardan herhangi birinde hasta ile uyum görülmez ise hastanın doktoru Kemik İliği Bankasına ve banka aracılığı ile Dünya Kemik İliği Bankasına uygun verici için başvuruda bulunur.

Akraba ya da akraba dışı verici kullanılmasına bakılmaksızın uygulanan nakil prosesi aynıdır: Kök hücreleri vericinin kanından toplanır ve hastaya akrarılır. Otolog nakillerin aksine allojeneik nakillerde vericilerden alınan kök hücreleri nadiren dondurulur, vericiden alınmasını takiben 24 saat içinde hastaya aktarılır. Bazı allojeneik nakillerin sonrasında hastalarda GvHH görülmektedir. GvHH, hastanın yeniden yapılanan bağışıklık sistemi- vericiden alınan kök hücreler tarafından oluşturulan- hastanın vücuduna saldırır. İki tip GvHH vardır: Akut GvHH, semptomların hemen nakil sonrasında görüldüğü tiptir; semptomların yavaşça oluştuğu ve aylar hatta yıllar boyunca geçmediği tip ise kronik GvHH olarak isimlendirilir. GvHH oluşması durumunda doktorlar ilaç tedavisine gidebilir fakat GvHH bazı durumlarda nakil sonrası ölüme yol açabilir.



BİR HASTA MAİLİ VE GÜVELOĞLU'NUN YANITI:

From: ZAFEROMER
To: info@herbalistatabay.com
Sent: Saturday, April 29, 2006 1:18 PM
Subject: 7 yaşındaki yeğenime lösemi teşhisi kondu

Sayın Atabay Güveloğlu,
Öncelikle sitenizi inceledim ve çok kapsamlı çalışmalarınız için sizi kutlarım. Umarım bu çalışmalarınız daha çok yaygınlaşır ve daha çok hastaya şifa imkanı sağlar.

Dün yeğenimin( 7 yaşında) vücudunda ortaya çıkan toplu iğne başı kadar kızarıkları göstermek için doktora götürdük ve doktor lösemi şüphesiyle bizi hemen İzmir Behçet Uz çocuk hastanesine gönderdi bizde apar topar Muğla'dan İzmir'e adeta uçtuk. Behçet Uz hastanesinde yapılan kan ve kemik iliği testlerine göre yeğenimin lösemi olduğunu söylediler.

Sizden ricam nasıl bir tedavi yöntemi izlememiz gerekiyor, ne zaman sizinle irtibata geçmemiz gerekecek. O bizim her şeyimiz ve parasal olarak bir sıkıntımız yok (çok şükür).

Ben size güveniyorum lütfen bana mümkün olan en kısa zamanda cevap verin.

Saygılarımla
Zafer Ömer


Herbalist ATABAY GÜVELOĞLU'nun yanıtı

Merhaba sayın Zafer bey,

Geçmiş olsun. Gerçekten bir insanın, çocuğun başına gelebilecek en kötü hastalık lösemidir. ALL olduğunu sanıyorum.Bu sorunun başlangıcı tamamen spastiktir.Normalde,tüm insanlarda beyinden kemik iliğine gerektiği zamanlar elektriksel uyarılar gönderilir. Bu uyarılara göre de kemik iliği kan hücrelerini üretir ve yaşam devam eder.Bazı olumsuz faktörlerden dolayı,ki bunların başında korku, şok, sürekli tedirginlik, sevgi eksikliği, kıskançlık, baz istasyonlarının vücut elektriğini bozucu mikro dalgaları, yüksek voltajlı havai hatlarına yakın olmak ve sürekli elektromanyetik dalgalara maruz kalmak, yüksek radyasyona maruz kalmak gelir. Bütün bu olumsuz faktörlerin birisinin etkisi ile beyin elektriğindeki işlevlerde aksaklıklar, nöronlarda spazmlar meydana gelir. Bu spazmın olduğu beyin bölgesinin işlevi hangi göreve bakıyorsa orada aksaklık meydana gelir. Karaciğeri yöneten bölge ise, hiç bir virüs veya alkol olmadığı halde karaciğer parankim hastalığı ve sirozu meydana gelir. Doktorlar uğraşıp dururlar ama bu spazm çözülmediği için hastalık durmaz, ilerler ve öldürür. Böbreğe bakan bölümde ise, yine hiç bir mikrobik veya organik sorun olmadığı halde böbrek çalışmasını durdurur ve kronik böbrek hastalığı ortaya çıkar ve yine böbrekler biter, çalışmaz olur. Barsaklarla ilgili bölümde ise spastik kolon, pankreasa bakan bölümde ise tip 1 şeker hastalığı çıkar. Yani istemimiz dışında beyine bakan beyin bölümünün nöronlarındaki spazmlar o organların işlevlerini durdurur. Sorunlar başlar, kimse de halen bu teorimi bilmediği ve uygulamadığı için de asla tedavi olamaz. İşte çocuklarda ve büyüklerde meydana gelen lösemi vakaları da bu nöron spazmlarının sonucunda oluşmaktadır. Kemik iliği beyinden üretim için gerekli ve yeterli uyarıyı almadığında kemik iliği kan hücrelerini üretmemektedir. Bu durgunlukta ve boşlukta da hemen her insanın geninde bulunan bozulma eğilimi başlıyor ve ortaya blast hücre denilen yabanileşmiş hücreler çıkıyor. yani kanser hücreleri beliriyor. Bu anormalliği fark eden lokosit dediğimiz vücudun savunucusu olan beyaz kan hücreleri tüm güçleri ile bu yabancı hücrelere saldırıyor ama güçleri yetmiyor. Bu durum zaten kanda lokositin anormal yükselmesi ile anlaşılıyor. Normalde mm küpte 8000-9000 olması gerekli beyaz küre 50.000 lere 100.000 le çıkıyor. Hastada, halsizlikler, ateş, vücutta deriden atılmaya başlayan ölü hücre kızarıklıkları vs. gibi semptomlar görülmektedir.
Burada artık vücudun tek başına üstesinden gelemeyeceği öldürücü bir sorun ortaya çıkmıştır.
Adı lösemidir ve öncelikle dışarıdan müdahale yapılarak duruma el konulması gerekmektedir.
Hücrenin aldığı şekil, miktar, yaptığı tahribat durumuna göre ALL, AML, KML, KLL gibi sınıf adları verilmektedir doktorlarca. Olayın özü aynıdır...

Klasik tedavilere gelince:
Şu anda yapılan klasik tedavinin tek asli ilacı kemoterapi tedavisidir. Kemo, ingilizce "Kimya" demektir. Yani hastaya kimyasal maddelerden elde edilen Bir madde, belli kontrol ve düzen içerisinde damardan verilmektedir. Bu sorun ortaya çıktığında türü tespit edildikten sonra kemik iliğindeki kanser hücrelerini öldürerek aşağı çekmek amacı ile KT uygulamasına geçilir. 20 şer gün ara ile 2 veya üç kez yapılan kemoterapi uygulamaları ile kemik iliğindeki kanser hücreleri sayısı aşağılara çekilir. Büyük oranda öldürülür. Ancak lokosit, hemoglobin gibi gerekli normal kan hücreleri de büyük oranda KT inin etkisi ile ölürler,azalırlar. Vücudun direnci ve savunması çok az kalır. Bu bir zaman kazanma tedavisidir. Kemik iliğini çalıştırmaz. İki üç aylık bir geçici iyileşme, yani remisyon dönemi başlar.Sonra blast hücreler tekrar çoğalırlar. Tekrar KT ler başlar. Bu sözde tedaviler bir kaç kez tekrarlandığında ise hastanın metabolizması çöker ve hastalığın ortaya çıkmasından itibaren en uzun ve istisnalar hariç, bir yıl içinde hasta maalesef ölür... Kemik iliği nakli verelim diye başka bir aldatmaca tedavi önerilir. Bazen gazetelerde de görürsünüz. haberler yapılır, mailler gönderilir, 300-500 milyar para toplanır ve yurt dışına gönderilir hasta. Kemik iliği bulunur ve nakil yapılır. Sanki o kemik iliği hiç bitmeyecekmiş gibi iyileşti, kanseri yendi gibi asparagas haberler yaptırılır bu doktor ve ilaç düzeni devam etsin diye. Tabi ki kemik iliği çalışmadığı için bu nakil ile gelen kemik iliği hücreleri de biter ve kötü sona ulaşılır. Maalesef hasta ölür...



BİR HEMŞİRENİN MEKTUBU


----- Original Message -----

From: "gulcihan solak"

Sent: Thursday, March 29, 2007 2:16 PM

Subject: DAHA ÇOK KİTLEYE ULAŞMALISINIZ

Sayın Atabay,
 Ben ....... ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU  3.SINIF HEMŞİRELİK ÖĞRENCİSİYİM.SU AN .....TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK  HEMATOLOJİ ONKOLOJİ BÖLÜMÜNDE STAJ YAPMAKTAYIM.ÖDEV ARAŞTIRMASI YAPARKEN YAZILARINIZ YAYINLADIKLARINIZ ÇOK ILGIMI ÇEKTİ.NORMAL ŞEKİLDE TEDAVİ GÖREN BİRÇOK ALL HASTASI ÇOCUĞUN ÖLÜMÜNE ŞAHİT OLDUM..HER ZAMANKİ GİBİ 1 YILLIK BİR  REMİSYON VE ARDINDAN DA SEMPATİK SİNİR SİSTEMİ RELAPSI..
SIZIN UYGULADIĞINIZ YÖNTEMDE KI BİTKİSEL İLAÇLARIN İÇERİĞİ NEDİR..NASIL OLDU > DA HERKESİN ÜMİTSİZ DEDİĞİ HASTALIĞA ÇARE BULDUNUZ.YAZILARINIZI ÇIKTI ALIP HASTANEDE DAĞITMAYI DÜŞÜNÜYORUM..VE NEDEN SAYIN ATA BAY DAHA ÇOK KİTLEYE ULAŞAMIYORSUNUZ BU HASTALIKTAN MUZDARİP İNSANLARI NEDEN  HABERDAR ETMİYORSUNUZ.HERKES SİZDEN HABERDAR OSUN
İSTİYORUM. LÖSEMİLİ ÇOCUKLARI KİMSE ÖLÜME TERK ETMEMELİ. İNANIN BU STAJ PSİKOLOJİMİ BOZDU MİNİCİK MASKELİ İNSANLAR...KT-RT-IT VE OLUM... SADECE  ÜZÜNTÜMÜ PAYLAŞMAK İSTEDİM ..BAŞARILARINIZIN DEVAMINI DİLERİM
GÜLCİHAN SOLAK

(Hemşire hanıma tıp kesimlerinden zarar gelmesin diye çalıştığı yerin adını mektuptan kaldırdık.İsmi doğrudur ve mailinin aslı bizdedir.)
 

İŞTE AŞAĞIDA  EN SON GELEN BİR E-MAİL:, HERBALİST ATABAY GÜVELOĞLU"NUN ÖZEL BİTKİSEL İLAÇLARI İLE HAYATI KURTULAN BİR HASTANIN YAKININ YAZDIĞI TEŞEKKÜR MEKTUBUNU VERİYORUZ. BU GERÇEĞİ TÜM DÜNYA ÖĞRENSİN İSTİYORUZ!
 
----- Original Message -----

From: G YILDIRIM

To: info@herbalistatabay.com

Sent: Monday, February 18, 2008 3:44 PM

Subject: MUCİZEVİ İYİLEŞME ÖYKÜSÜ

EFSANEYE GÖRE LOKMAN HEKİM ÖLÜME BİLE ÇAREYİ BULUR. BUNUN ÜZERİNE ÖLÜMÜN DEVASINI KALDIRMAK ÜZERE ALLAH TARAFINDAN GÖREVLENDİRİLEN CEBRAİL (a.s.) LOKMAN HEKİME İNSAN OLARAK GÖRÜNÜR VE KENDİSİNİ TAKİP ETMESİNİ İSTER. BİR KÖPRÜNÜN ÜZERİNDEYKEN BİR ANDA CEBRAİL (a.s.) BİR ANDA KAYBOLUR VE BÜYÜK BİR RÜZGAR ESER. LOKMAN HEKİM ÖLÜME ÇARE OLAN İLACINI VE  BU İLACIN FORMÜLÜNÜ SUYA DÜŞÜRÜR.

 ALLAH  ÇAĞIMIZIN LOKMAN HEKİMİ ATABAY GÜVELOĞLU’NU BAŞIMIZDAN EKSİK ETMESİN.

  MUCİZEVİ İYİLEŞME ÖYKÜSÜ:

 NUR HANIM 32 YAŞINDA VE 2 ÇOCUK ANNESİ.

ANKARA’DA YAŞIYORLAR.

 NUR HANIMA TAM BİR SENE ÖNCE REKTUM KANSERİ TEŞHİSİ KONULDU. YAPILAN MUAYENE VE TETKİKLER SONUCUNDA TÜMÖRÜN ÇOK İLERLEMİŞ OLDUĞU,FİKSE TÜMÖR OLDUĞU,BU DURUMDA AMELİYAT EDİLEMEYECEĞİ SÖYLENDİ.

DOKTORLARIN İSTEĞİ DOĞRULTUSUNDA HEMEN KEMOTERAPİ VE  RADYOTERAPİYE BAŞLANDI. 2 AY SONRA AMELİYATA ALINDI. SONUÇ ÇOK KÖTÜYDÜ. TÜMÖR PELVİS BÖLGESİNİ TAMAMEN DOLDURMUŞ,KEMİĞE VE KARIN DUVARINA TUTUNMUŞ,YAKLAŞIK 10 CM. ÇAPINDAYDI. YAKIN METASTAZ VARDI. VE MAALESEF TÜMÖR ALINAMAMIŞTI.

 AMELİYATTA SADECE KOLOSTOMİ YAPILMIŞTI.

 DOKTORLAR ARTIK YAPILABİLECEK FAZLA BİR ŞEY OLMADIĞINI, TÜMÖRÜN ‘TAŞLI YÜZÜK HÜCRELİ’ OLDUĞUNU , BU TÜMÖRE KEMOTERAPİ VE RADYOTERAPİNİN HİÇ BİR ETKİSİ OLMADIĞINI VE HASTANIN EN FAZLA 1-1.5 SENE ÖMRÜ KALDIĞINI SÖYLEDİLER.

            AİLESİ UMUDUNU HİÇ YİTİRMEDİ. ALLAH DERMANSIZ DERT VERMEZ DİYEREK HEMEN ARAŞTIRMALARA BAŞLADI VE ÇAĞIMIZIN LOKMAN HEKİMİ ATABAY GÜVELOĞLU’NA ULAŞTI. KENDİSİYLE ŞAHSEN GÖRÜŞEREK DURUM ANLATILDI.

 HEMEN TEDAVİYE BAŞLANDI.

 HASTANIN DURUMU ÇOK İYİYE GİDİYORDU.

 7 AY SONUNDA YAPILAN İNCELEMELERDE VE DOKTOR MUAYENESİNDE TÜMÖRÜN KÜÇÜLMÜŞ OLDUĞU,KEMİKTEN VE KARIN DUVARINDAN KURTULDUĞU VE TEKRAR AMELİYAT ŞANSININ OLDUĞU SÖYLENDİ.

 31 OCAK 2008’DE NUR HANIM TEKRAR AMELİYAT OLDU VE TÜMÖR ALINDI.

7 AYDA TÜMÖR 10 CM. DEN 3.5 CM. E KADAR KÜÇÜLMÜŞTÜ.

YENİ PATOLOJİ RAPORUNA GÖRE İSE VÜCUTTA KANSER TAMAMEN BİTMİŞTİ.

İNSANLARI BİLGİSİ İLE ÖLÜMLERDEN KURTARAN HERBALİST ATABAY GÜVELOĞLU NA, İYİLEŞTİRDİĞİ BİNLERCE İNSAN GİBİ BİZ DE TÜM AİLE OLARAK MİNNETTARIZ...



AKUT LÖSEMİLER (AML)
AKUT MYELOİD LÖSEMİ
AML bulaşıcı ya da kalıtsal bir hastalık değildir. AML, kemik iliğindeki olgunlaşmamış hücrelerde bir sorun meydana çıktığında oluşur. Aslında hastalığın tam nedeni bilinmemekle birlikte radyasyon ya da benzene maruz kalma gibi çevresel koşullarla ilişkili olduğu bilinmektedir. AML her yaş grubunda görülür, ancak erginlerde en sık görülen akut lösemi tipi olarak bilinir.

Semptomlar:
AML semptomları vücudun yeterli sayıda sağlıklı kan hücresi üretememesinden kaynaklanmaktadır. Bir AML hastasının kemik iliği çok sayıda blast üretir. Blastların granülositlere dönüşmesi gerekirken bu olmaz. Bu esnada kemik iliği yeterli sayıda normal eritrosit, lökosit ve trombosit üretemez.

Eritrosit eksikliğinden kaynaklanan:
- halsizlik, nefes darlığı, solgun görünüm
Trombosit eksikliğinden kaynaklanan:
- sık görülen dişeti ve burun kanamaları, kanamaların durmaması
- ciltte sık sık çürükler meydana gelmesi veya kesiklerin çok güç durması
- deride kızarıklıklar
Lökosit eksikliğinden kaynaklanan:
- hafif ateş
- kemik ve eklemlerde ağrılar
- sık sık enfeksiyona yakalanma

Tanı:
Bazı AML hastlarında yukarıdaki semptomlardan herhangi birine rastlanmaz. Hastalık ancak kan testleri sonucunda ortaya çıkabilir.
Hastaya tam bir AML tanısı, hastadan alınan kan ve kemik iliği örnekleri mikroskop altında incelendiğinde konabilir. Lösemi hücrelerinin şekli incelenerek AML alt tipleri belirlenebilir. AML’nin, hangi kan hücrelerinin etkilendiğine göre farklı alt tipleri vardır; bu alt tipler hastanın tedavi yönteminin seçiminde önemli yer tutar
Tedavi:
-Kemoterapi:
AML hastalarına, hastalığın teşhisinden itibaren hemen kemoterapi uygulanması başlatılmalıdır. Kemoterapi lösemi hücrelerinin öldürülmesinde kullanılır. Kemoterapide ilk basamak indüksiyon tedavisidir. Kemoterapide amaç normal kan hücrelerinin üretimini onarma ve hastada remisyon elde edilmesidir. Bu ilaçlar lösemi hücrelerinin çoğalmasını engelleyerek öldürür. Ne yazık ki kemoterapi normal sağlıklı hücrelerin de ölümüne yol açar, bu nedenle AML hastalarında bulantı, halsizlik, yüksek enfeksiyon riski gibi yan etkiler görülür. Pek çok hasta AML hastasında indüksiyon terapisi kan hücrelerinin üretimini birkaç haftada eski haline getirir ve kan ve kemik iliği hücrelerinin mikroskobik incelenmesi sonucunda lösemi hücrelerine rastlanmaz. Bu durumda hasta remisyonda demektir. Bu noktada, uzun süreli tedavi seçenekleri düşünülmelidir. Bu tedavi daha fazla kemoterapi ya da kök hücre transplantasyonunu içermektedir.Ancak bu güne kadar bu yöntemlerle kalıcı (Radikal) bir tedavi sağlanamamıştır.Hastalar 1-3 yıl içinde kaybedilmektedir.

AMLnin kalıcı tedavisi tıpda yoktur.işte iki örnek mail:

---- Original Message -----
From: "kemal özdemir"
To:
Sent: Sunday, November 27, 2005 11:37 PM
Subject: AML 5

Sayın Güveloğlu,

ÖNCELİKLE İYİ AKŞAMLAR DİLERİM. BENİM SORMAK İSTEDİĞİM BİR TAKIM ŞEYLER VAR 4.5 YAŞINDA LÖSEMİ HASTASI OLAN YEĞENİM VAR GRUBU AML5 1 TEMMUZDA TEŞHİS KONDU VE ŞUNA KADAR 2 SEANS KEMOTERAPİ GÖRMÜŞ BULUNUYOR. TEKRAR KEMOTERAPİ ALIRKEN HAVALE (NÖBET) GEÇİRDİ BİLİNCİNİ KAYBETTİ, MİDE BULANTISI VE KUSMALARI BAŞLADI .VE TEKRAR KEMOTERAPİ ALMASI GEREKİRKEN HAVALE GEÇİRDİ VE YOĞUN BAKIMA ALINDI. BİLİNÇ KAYBI, BOŞLUĞA BAKMA, KONUŞAMAMA GİBİ SORUNLAR ÇIKTI. SİZCE BU TİP HASTALIKLARDA BU GİBİ SORUNLAR NORMAL MİDİR? BU KONUDA BİZLERİ BİLGİLENDİRİRSENİZ SEVİNİRİZ. KEMAL ÖZDEMİR ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM



----- Original Message -----
From:layiko@hotmail.com>
To:
Sent: Tuesday, December 13, 2005 8:38 PM
Subject: MDS zeminli AML

> SELAMUNALEYKÜM,
> İSMİM ZUHAL. 24 YAŞINDAYIM. 1 YIL ONCE MDS TESHISI KONDU. DAHA SONRA AML
> OLDUM. TEDAVİ GÖRDUM ALDIĞIM KEMOTERAPİLERE VE RADYOTERAPİYE VICUDUM CEVAP
> VERMEDİ. %25 KANSERLİ HÜCREYLE YABANCI DONÖR NAKLINE GIRDIM VE 80 GUN
> VUCUDUMDA KOTU HUCRE KALMADI. ANCAK 80.GUN YAPILAN BIOPSIDEN SONRA
> HASTALIGIMIN NUKSETTIGI ANLASILDI. KANSERLI HÜCRELERİM HIZLA ARTMAKTA.

BANA YAPILACAK BİR ŞEYİN KALMADIGINI SÖYLÜYORLAR. 3 İLA 6 AY ÖMÜR BİÇİYORLAR. KÖTÜ HÜCRELERİM YALNIZCA İLİKTE DEĞİL KANDA DA HIZLA ARTMAKTA. YAPABİLECEGİNİZ HERHANGİ BİR TEDAVİ VAR MI? CEVAP VERİRSENİZ MEMNUN OLURUM.


Akut Lösemiler

Akut lösemide, kemik iliğinde olgunlaşmamış kan hücreleri hızlı bir şekilde üretilmekte, ve sonuçta sağlıklı-normal kan hücrelerinden sayıca daha fazla hale gelmektedirler. Bu normal hücreler diğer organlara da yayılarak, organı fonksiyonlarını yapamaz hale getirebilirler. Akut lösemilerin sınıflandırılması temel olarak olgunlaşmayan hücrelerin tiplerine esas alınarak yapılır:

  • Akut Lenfoid Lösemi (ALL) : Normalde lenfosit adı verilen olgun kan hücresi tipine dönüşmesi gereken lenfoblast isimli olgunlaşmamış kan hücrelerin artması ile karakterizedir. Bu lenfoblastlarin sayıları çok miktarda artar ve genelde lenf düğümlerinde birikirek şişliklere neden olurlar. ALL, en sık gözlenen çocukluk çağı kanseridir, ve 15 yaş altındaki çocuklarda gözlenen lösemilern %80 u ALL dir. Bazen yetişkinlerde de görülebilmekle birlikte,50 yaşın üzerinde ALL son derece nadirdir.

  • Akut Myeloid Lösemi (AML) : Myeloblast adı verilen ve normal kan hücrelerine (kırmızı kan hücrelerine, trombositlere) dönüşmesi gereken olgunlaşmamış kan hücrelerlinin üretimi ile karakterizedir. Olgunlaşmamış bu hücreler kemik iliğinde çok yüksek sayılara ulaşırlar ve normal kan hücrelerinin üretimini azaltırlar. Sonuçta anemi (kansızlık - kırmızı kan hücresi üretiminde azalma) ve sık enfeksiyona yakalanma (beyaz kan hücresi üretiminde azalma) durumu ortaya çıkabilir. Ergenlik çağında ve 20 li yaşlarda saptanan lösemilerin %50 sini, yetişkinlerdeki lösemilerin de %20sini AML oluşturur.

 

Kronik Lösemiler

Kronik lösemi, görünüşte olgun ancak normal olgun kan hücrelerinin yaptıklarını yapamayan kan hücrelerinin aşırı üretimi ile karakterizedir. Kronik lösemi daha yavaş ilerler ve sonuçları daha az dramatiktir. Temel olarak iki alt grubu vardır:

  • Kronik Lenfoid Lösemi (KLL) : Olgun görünüşe sahip lenfositlerin kemik iliğinde aşırı üretimi ile kendini gösterir. Bu anormal hücreler tam olarak olgunlaşmış normal lenfositler gibi görülürler, ancak normal lenfositler gibi vücudumuzu enfeksiyonlara karşı koruyamazlar. KLLde, kanser hücreleri kemik iliğinde, kanda ve lenf nodlarında bulunurlar ve lenf düğümlerinde şişmeler meydana gelir. KLL tüm lösemilerin %30unu oluşturur. 30 yaşın altında nadiren görülürler, ancak görülme sıklığı yaşla birlikte artar ve en sık olarak 60-70 yaş arasında gözlenir. Saçlı (Hairy) hücreli lösemi; lenfosit kaynaklı bir kronik lösemidir ancak KLLden farklıdır. KLLden farklı olarak, saçlı hücreli lösemi ilaç tedavisi ile sıklıkla tedavi edilebilmektedir.

  • Kronik Myeloid Lösemi (KML) : Bu lösemi, olgun görünüşlü ancak fonksiyon kaybı bulunan myeloid hücrelerin (beyaz kan hücreleri gibi) aşırı üretimi ile kendini gösterir. Bu aşırı üretim hiç normal hücre kalmayana kadar devam eder. KML hastası olanlarda sıklıkla Philadelphia kromozomu denilen kromozom anomalisi ortaya çıkar. Bu kromozom anomalisinde bu hastalığa neden olan bir enzimin üretilmesine neden olan bir genin olduğu düşünülmektedir. KML yetişkinlerde gözlenen lösemilern %20-30 unu meydana getirir ve 25-60 yaşları arasında gözlenir. Bazı hastalarda kemik iliği nakli ile bu hastalık tedavi edilebilir.

Genel olarak lösemiler tüm kanserlerin %2 sini oluştururlar. Erkeklerde lösemi daha sık gözlenmektedir. Ayrıca beyaz ırkta da daha sıktır. Yetişkinlerde lösemi tanısı konma sıklığı çocuklardan 10 kat daha fazladır ve risk yaşla birlikte artar. Çocuklar arasında ise 4 yaş altında daha sık gözlenir.

Löseminin kısmen de olsa ailevi olabileceğine dair bulgular vardır; özellikle KLL gibi belirli türlerinde, bazı ailelerde yoğunlaşma gözlenmektedir. Belirli genetik hastalıklarda (Down sendromu gibi) da bazı lösemi tiplerinin daha sık gözlendiği bilinmektedir. Bununla birlikte, kesin bir genetik ve ailevi risk henüz saptanmamıştır. Myeloid lösemi olgularında, iyonize edici radyasyona ve benzene (kurşunsuz benzinde bulunur) maruziyetin hastalığın gelişmesinde etkili olduğunu gösteren çalışmalar bulunmaktadır.

 

Belirtiler

İlerleyici bir seyir gösteren hastalığın belirtileri, anormal (habis) hücrelerin, kan yapıcı organlarda normal hücrelerin yapımını engellemesi sonucunda ortaya çıkar. Normal alyuvarların yapımındaki azalma ile kansızlık (anemi); normal akyuvarların yapımındaki azalma neticesinde enfeksiyona yatkınlık, mikrobik hastalıklar ve ateş; kan pıhtılaşmasında rol alan kan pulcuklarının (trombositler) yapımındaki azalma ile çeşitli kanamalar (burun kanaması, diş eti kanamaları, cilt altı kanaması gibi) meydana gelir. Ciltte sık sık çürükler meydana gelir veya kesik oluştuğunda kanama güçlükle durdurulur.

Ayrıca, hastalığın diğer bazı bulguları da habis hücrelerin bazı organları işgal etmesine ve çeşitli kimyevi maddeler salgılamasına bağlanır. Bütün bu hızlı hücre yapım ve yıkımı, kilo kaybı ve terlemeye de yol açar. Hastalarda dalak genellikle büyümüştür ve lenf düğümlerinde de şişlikler tesbit edilir. Karında şişkinlik hissi vardır.

Erken döneme ait belirtiler genelde gözden kaçmaktadır, çünkü bu dönemdeki şikayetler nezle veya diğer sık gözlenen hastalık şikayetlerine benzer.Halsizlik, kemik ve eklemlerde ağrılar, baş ağrıları, deride kızarıklıklar, saç dökülmesi gibi.

 

Tanı

Öncelikle hastanın şikayetlerinden ve muayene bulgularından şüphelenilmesi gerekir; ve kan testleri ile tanı netleştirilebilir. Daha sonra kemik iliği biyopsisi, özel kan testleri ve genetik testler yapılabilir.

Genel olarak, kronik lösemi, akut lösemiden daha yavaş ilerler. KML hastaları tipik olarak 3-5 yıl boyunca normaldirler daha sonra AML benzeri bir tablo meydana gelir.

Şu an için lösemiden korunmanın kesin bir yöntemi bilinmemektedir. Ancak ileriki yıllarda genetik testler, lösemi gelişme riski yüksek kişileri belirlemede kullanılabilir. O döneme kadar lösemi hastalarının birinci derece akrabaları düzenli oalrak doktorlarına muayene olmalı ve kan testi yaptırmalıdırlar.

 

Tıbbi tedavi

Hastalığın tedavisinde, son yıllarda oldukça önemli adımlar atılmışsa da sebepler bilinemediği için sebebe yönelik kalıcı tedaviler yapılamamaktadır. Günümüzde tatbik edilen tedavilerin temel amacı, habis hücreleri bir kaç ay ortadan kaldırmaktır. Tedavi şemaları hastalığın tiplerine ve safhalarına göre değişiklik gösterir. Radyasyon (şua) tedavisi; çeşitli kanser ilaçlarının tatbiki; bağışıklama (veya bağışıklık sistemini güçlendirme) tedavisi (immünoterapi), kemik iliği nakli başlıca tedavi şekilleridir. Kemik iliği nakli, kriz (atak) atlatıldığı zamanda kişinin kendi hücrelerinin (ototransplantasyon) veya uygun bir vericinin hücrelerinin (allotransplantasyon) verilmesi ile olabilmektedir. Bu tedavi şekillerine ek olarak birçok yeni metod deneme safhasında olup, müsbet neticeler vermektedir. Hastaların kaybedilmelerinin en önemli sebepleri, aşırı zayıflık, mikrobik hastalıklar, kanama ve işgale bağlı organ yetmezlikleridir.

Tatbik edilen tedavilerle hastalık krizi (atağı) atlatılabilmektedir. Ancak bazan kısa bazan da yıllarca süren aralardan sonra hastalık yeniden ortaya çıkabilmektedir.

  • Akut Lösemiler AML

Akut lösemilerde evreleme yapılmaz (kanserin ne kadar yayıldığına bakılmaz), ve tedavi hastalığın yaygınlığına göre değişmez. Akut lösemilerin tedavisinde hastanın durumu ve yeni tanı konup konmadığına dikakt edilir.

ALL de tedavi genelde fazlar halinde uygulanır ancak tüm fazlar tüm hastalara uygulanmaz:

Faz 1: başlangıç tedavisi; hastayı remisyon dönemine sokabilmek amacı ile hastanede ilaç uygulanır.

Faz 2: konsolidasyon dönemi; faz 1 deki ilaçlara devam edilir, ancak hastalar hastanede kalmazlar.

Faz 3: profilaksi (koruyucu) dönemi; farklı ilaçlar kullanılır ve radyasyon tedavisi de uygulanabilir. Löseminin beyin ve santral sinir sistemine yayılması önlenmeye çalışılır.

Faz 4: lösemi tedavi edildikten sonra, hasta düzenli olarak kontrole çağırılır ve gerekli testler yapılır.

Tekrar eden lösemi: bazı hastalarda tedaviden sonra lösemi tekrar ortaya çıkabilir. Bu hastalara daha yüksek dozlarda ve farklı grup ilaçlarla tedavi verilir. İlaç tedavisinden sonra 4-5 yıl hastanın hastalıksız dönemde kalması gerekir. bazı hastalarda allojenik kemik iliği nakli yapılabilir.

AML tedavisi genelde AML nin tipine, hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna göre yapılır. Genellikle hastaları remisyon (hastalıksız) dönemine sokmak için tedavi uygulanır.

  • Kronik Lösemiler KLL

KLL; tanı konduktan hemen sonra kanserin yaygınlığı saptanmalıdır. KLL nin dört dönemi vardır:

Dönem 0: kanda çok sayıda lenfosit vardır. Genel olarak, başka her hangi bir lösemi bulgusu yoktur.

Dönem 1: Lenf düğümlerinde şişlik

Dönem 2: Lenf düğümlerinde, karaciğer ve dalakta büyüme ve şişlik

Dönem 3: Anemi (kansızlık) gelişmiştir

Dönem 4: trombositler (pıhtılaşmayı sağlayan hücreler) çok azalmıştır. lenf düğümleri, dalak ve karaciğer büyümüş olabilir, kansızlık bulunabilir.

KLL tedavisi, hastalığın dönemine, hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna göre değişir. Dönem-0 da tedavi gerekmeyebilir ve hasta düzenli olarak kontrol edilir. Dönem-1 ve 2 de ilaç tedavisi farklı şekilllerde uygulanabilir. Belirli hastalar kemik iliği nakli ile tedavi edilirler.

KML için, kemik iliği nakli en yaygın tedividir. Belirli ilaçlar da tedavide kullanılır.

Tüm lösemiler için ortalama 5 yıllık hayatta kalma oranı %5 dir, ancak tiplerine göre farlılık gösterir:

ALL LÖSEMİ

ALL — genel olarak ALL li çocukların sadece %10 u iyileşir ve tüm yaşlar için 5 yıllık hayatta kalma oranı %5 dir. Yetişkinlerde durum daha kötüdür, 5 yıllık yaşam oranı sadece %2 dir.

AML — uygun tedavi ile AML hastalarının %7-10 unda iyileşme beklenir. İyileşen hastaların bir kısmında hastalık tekrarlayabilir ve bu durum genel tedavi oranını %5 e düşürür.

KLL — KLL hastaları için ortalama yaşam süresi 2 yıldır, ancak bu sürenin 3 yıl olduğu hastalar vardır. Dönem 1 ve 2 deki hastaların yaklaşık %7 sinde iyileşme dönemleri sağlanabilir.

KML — ortalama sağkalım süresi hastaların yaşına, hastalığın yaygınlığına ve tedaviye göre değişir. 40 yaşın altında, hafif şikayetleri olan hastaların 3 yıl yaşama oranları kemik iliği naklinden sonra %10 civarındadır. Bununla birlikte, kemik iliği nakli yapılmayan hastaların sadece %5 inde 3 yıldan fazla yaşam mümkün olmaktadır. Az sayıdaki hastanın 5 yıl civarında yaşadığı bildirilmiştir.

Herbalist Atabay Güveloğlu diyor ki:

Klasik lösemi tedavilerinde de öncelikle insan vücudunun tümünün işlevleri göz önüne alınarak ilaç uygulanmalıdır. Kemoterapiler ile kanser hücreleri ne kadar azaltılırsa azaltılsın hiç bir şekilde sıfırlanamaz. Yani ana sorun giderilmedikçe tekrar kısa sürede blast hücreler çoğalacaktır. Tekrar tekrar uygulanan zehirleme yöntemi (Kemoterapiler) ile de vücudun tüm organları çökecektir. Nitekim böyle de olmaktadır.Kemik iliği nakli de geçici süre yanıt vermektedir. Özetle, lösemi tedavilerinde halk deyimi ile, taşıma su ile değirmen döndürülmeye çalışılmaktadır.

Lösemilerde ana sorun beyin ile kemik iliğinin koordineli çalışmayı kaybetmesidir. Bunun nedeninde korku, kötü ilaçlar, radyasyon vs. gibi pek çok olumsuz faktörler vardır. Bu bir kan rahatsızlığı olmasına karşın oluşumunda spastik kökenli bir öldürücü hastalıktır. Lösemi benim teorime göre spastik bir sorundur. Tedavide mevcut blast hücreler kemoterapilerle aşağı çekilirken, beyin hürelerindeki bu spazmı çözecek doğal kökenli bitki özlerinin ve yüksek B vitaminlerinin de verilmesi gerekiyor. Ben yıllardır bunu yapıyorum ve insanlar kurtuluyorlar. Özellikle ALL ve AML lösemilerde bu başarım %100 lere ulaşmıştır. Kemoterapi ile birlikte veya remisyon döneminde benim hazırladığım bitki özlerine ve diğer doğal maddelere başlanıldığında 4-6 ayda her şey normal hale gelmektedir. Beyin ile omurilik koordineli olarak çalışmaya başlamakta, kan üretilmekte ve kandaki savunucu cevherler tekrar faaliyete geçtiklerinden bir daha yeniden blast hücre oluşmamaktadır. Dolayısıyla hasta kurtulmaktadır.

LÖSEMİDEN TAMAMEN KURTULMAK İÇİN GEREKENLERİ ÖZETLERSEK :

1- Tanı konulduktan sonra blast hücrelerin aşağı çekilmesi için mutlaka kemoterapilerin uygulanması gerekir. Bu doktorun takibine, dozuna ve programına göre 4 kür veya 6 kür tatbik edilir. Her kürden sonra kemik iliğinden sıvı alınarak blast hücre yüzdesi ölçülür. Kan düşükse verilir. Bir iki ay sonra blast hücre oranı normale yakın indiğinde hafif kemoterapik ilaçlar verilerek REMİSYON döneminde hasta evine gönderilir.

2- Bu dönem geçici bir iyileşme dönemidir. kemik iliği nispeten temizlenmiştir ama kan üretmediği ve kanser hücrelerine karşı lenfositler yaratılmadığı için savunmasız bir ortamda kemoterapinin etkisi geçtiğinde az sayıdaki kanser hücreleri kısa sürede tekrar çoğalarak ortaya çıkacaktır. tekrar tekrar kemoterapilerle hasta kaybedilecektir. Lösemi derneklerinin, ilaç firmalarının lösemililerin bilmem yüzde kaçının kaç yıl yaşadığı iddiaları tamamen yalan ve ticari kaynaklıdır. Lösemiden klasik tedavilerle hiç bir insan kurtulmuyor. zira löseminin kesin tedavisi henüz bulunmamıştır. İstisna vakalar dışında onca kampanyalarla milyarlarca lira toplanıp yurt dışına gönderilen merhum Burçak Çerezci gibi insanlar, çocuklar kemoterapilere dayanamayıp mutlaka ölüyorlar. Bunun aksini iddia eden varsa çıkıp ispat etsin.

3- İşte durum bu iken ilk remisyon döneminde Herbalist Atabay Güveloğlu'nun ortaya çıkardığı antispazmolitik ve kemik iliğini tekrar faaliyete geçirici cevherlerin bulunduğu bitkisel reçeteler üçer aylık dönemler halinde düzgün şekilde kullanılmaya başlanıldığında 6 aydan sonra hasta asla ve asla tekrar remisyondan çıkmıyor. Yani kemik iliği faaliyete geçerek, hemen herkeste her zaman, her gün ortaya çıkan birkaç kanser hücresini yerine oturtarak yok ediyor ve vücut eski sağlıklı işlevine devam ediyor. Güveloğlu bu ilaçlarını bu şekilde ispata her an tarafsız bir bilim kurulu önünde ispata her zaman hazırdır. Her zaman %100 lere varan olumlu sonuçlar alınmaktadır. Yüzlerce canlı örneği vardır. Klasik tanı ve tedaviler yanında bu uygulamaları da yapmak gerekir.



Kanser Sayfası

Atabay Güveloğlu'nun bitkisel kanser reçeteleri ile hayatı kurtulan yüzlerce insandan bir kaç örnek için tıklayınız

Bize Ulaşmak İçin Tıklayın..

Bu sitenin "İyileşen Hastalardan Örnekler" bölümünde görebilirsiniz.)


 

 
 

KANSER SAYFASI

 
 




(