www.atabayguveloglu.com

 

 
 

Portakal: C Vitamininden Çok Daha Fazla...

Portakalın yararı C vitaminiyle sınırlı değildir. O, içerdiği 20 den fazla cevherlerle,manavlarda değil,eczanelerde satılması gereken gerçek bir ilaçtır,iksirdir...Hem besler,hem korur,hem de pek çok önemli hastalıkta,etken maddeleri bilinçli uygulandığında tedavi eder...

Portakalın kimlik Kartı


Portakal, turunçgiller familyasından bir ağaç. Boyu 2-10 metre arasında değişiyor. Yaprakları sert, dayanıklı ve düz kenarlı. Kabuklarından portakal esansı elde ediliyor. Eczacılıkta ve gıda sanayisinde kullanılıyor. Çiçeklerinden de portakal çiçeği esansı yapılıyor. Portakalın çekirdekli ve çekirdeksiz çeşitleri var. Çekirdeksiz cins olan yafa portakalı Finike, Mersin ve Hatay'da yetişiyor. Kalın kabuklu ve uzunca meyveli. Kabuklarından reçel yapılır. Dörtyol portakalı ise çekirdekli. İnce kabuklu ve sulu. Washington, çekirdeksiz, Güney Anadolu ve Doğu Karadeniz'de Rize çevresinde yetişiyor.


İlaç gibi...

 
Kar, kış, soğuk ve kaçınılmaz olarak peşimizi bırakmayan grip, soğuk algınlığı... Hemen hepimiz portakalı grip tedavisinde kullanırız. C vitamini deposu olduğunu da biliriz. Ama hem C vitaminin yararları, hem de portakalın yararları bildiklerimizle sınırlı değil. Portakal C vitamininin yanı sıra B vitamini, potasyum, kalsiyum, magnezyum da içeriyor. Lifler, organik asitler ve şeker açısından da zengin. Ve tüm bu içerdiklerinin vücudumuza çeşitli yararları var. Portakal,kanseri önlemeden,kanı temizlenmesinden karaciğeri çalıştırmaya, cildi güzelleştirmekten anormal doğumları önlemeye kadar pek çok şeye yarıyor.
 


 

 

 



C vitamini

C ve B vitamini açısından zengin olan portakal, insana dinamizm veriyor. Portakal içindeki C vitamini ince ve kalın damarların yumuşak kalmasını sağlıyor. Damar tıkanıklığını önlüyor. Vücuttaki direnci arttırıyor. Kanın durulmasına ve temizlenmesine yardımcı oluyor. Hazmı kolaylaştırıyor. Enerji veriyor. Portakal
reçeli ise karaciğeri çalıştırıyor. Yapılan araştırmalar, bacaklarda meydana gelen periferik damar hastalığının (Peripheral artery disease-PAD), damarlarda meydana gelen yağ birikmesinden kaynaklandığı ve kalp ile felç riskini de körüklediğini ortaya çıkardı. Araştırmalarda PAD hastalarında, PAD hastalığı olmayan insanlara göre iki kat daha fazla C vitamini eksikliği görüldü.

Bir dizi başka araştırmada da, C, E vitaminleri ve beta-kerotenin,damar tıkanmalarını önleyici etkisi saptandı.


Folik asit

Portakalda B vitamini çeşidi olan folak ve folik asit de bulunuyor. Folik asit, hamilelik boyunca ve özellikle ilk üç ay çok gerekli. Bebekte Spina Bifida gibi anormalliklerin oluşmasını engelliyor. Alyuvarların oluşmasına yardımcı oluyor, aynı zamanda yemeklerdeki besleyici maddelerin vücut tarafından emilmesini sağlıyor. Folik asit, portakal suyunun yanı sıra yeşil yapraklı sebzeler, ciğer, yumurta, tahıllar, portakal suyu, maya ve bira mayasında da bulunuyor. Günlük doz kadınlar ve erkekler için 200 mikro gram olarak saptanmış. Regl döneminde kadınların günlük dozlarını 400 mikro gram kadar yükseltmeleri gerekiyor.


Lifler

Lifler ise, sindirim sistemini düzenliyor, bazı kanser türlerine ve kalp hastalıklarına yakalanma riskini azaltıyor.

Kullanımı

Vücudumuz C vitamini üretmiyor, bu nedenle dışarıdan almamız gerekiyor. Günlük C vitamini ihtiyacımız 50-70 miligram. Bir portakalda 90 miligram C vitamini bulunuyor. Sigara içenlerde ve enfeksiyonlar sırasında C vitamini ihtiyacı yaklaşık 2 katına çıkıyor.Sabah kahvaltısında içilen bir bardak portakal suyu, güne dinamik başlamak ve pek çok hastalıktan korumak için idealdir.

Bileşimi:

Yapısında C, B bir, B iki ve PP gibi çok sayıda vitamin, başta kalsiyum ve potasyum olmak üzere çeşitli madensel tuzlar ve oligo-elementler, meyve şekerleri ve karoten bulunan portakalın pekcok yararlan var.
Portakal suyunun pembe ve kırmızısı daha yararlı

Portakal ve greyfurt suyunun pembe renkte olanı sarısından daha yararlıdır! Kırmızısı ise en iyisidir. Greyfurt ve portakalın iç renginin koyu kırmızı olması, bol bol ‘‘Likopen’’ içerdiğinin bir göstergesidir. Domateste de bol miktarda bulunan bu yararlı karotenoid, başta prostat kanseri olmak üzere pek çok kansere karşı koruyucudur. Likopen antioksidan aktivitesi de olan, cilt ve beden yaşlanmasını erteleyen son derece yararlı bir besindir.

Kan basıncı yüksekliği sorununuz varsa, damar tıkanma riskiniz mevcutsa, her gün düzenli olarak düşük dozda aspirin kullanmaya daha çok özen göstermelisiniz. Aspirini özellikle gece yatmadan evvel içmeyi tercih edin. Yeni çalışmalar böyle bir alışkanlığın hem daha iyi uyumanıza hem de daha güvenli bir kan basıncı kontrolüne destek sağlayacağını göstermektedir.

 

 

Cildi güzelleştirir:

Yapısında karoten bulunduğu ve kanı temizlediği için portakal aynı zamanda cildi güzelleştirir  
ve ona tatlı bir pembelik kazandırır. Güney Fransa'da ve İtalya'daki köylü kızları, ciltlerinin parlaklığı ve pembeliğini portakala borçlu olduklarını söylerler. Kabuklarındaki esans sivilcelere sürüldüğünde biraz yanma yapar ama 2 ayda ortadan kaldırır.

Soğuk algınlıklarına karşı doğal ilaçtır:
İçinde bol miktarda C vitamini bulunduğundan organizmayı grip ve nezle gibi kış hastalıklarına,
soğuk algınlıklarına karşı korur.

Diğer yararları:
1. Kanı zehirlerden temizler.
2. Sanlığa ve karaciğer hastalıklarına karşı etkili bir doğal ilaçtır.
3. Bağırsakları yumuşak tutar.
4. Bedene güç ve enerji verir. Organizmanın vitamin ve madensel tuz gereksinimini karşılar.
Özellikle gelişme dönemlerinde çocuklara bol bol portakal yedirmekte yarar vardır.
5. Portakal ağacı çiçeklerinin kaynatılmasıyla elde edilen su spazmı giderir, damar sertliğini ve felci önler.
Portakal kabuk esansında da aynı olumlu etkiler mevcuttur.

 
PORTAKALI ÖZETLERSEK:
 
        
 Bileşimindeki etken maddeler

  • C vitamini
  • Karbonhidrat
  • Potasyum
  • Folik Asit
  • Bioflavin

    Genel faydaları:
     
  • Soğuk algınlığı, grip, kas incinmesi, kalp hastalıkları ve felçten korur,
  • Portakal suyundaki bir antioksidan olan bioflavin damarları ve kılcal damarları güçlendirerek
    kalbin zarar görmesini engeller, ezik ve çürüklerin daha çabuk iyileşmesini sağlar,
  • İçerdiği C vitamini ve folik asit sayesinde öksürüğü azaltır,
  • Kanın pıhtılaşmasını,mide ve pankreas kanserini önleyici etkisi vardır,
  • İçerdiği yüksek potasyum tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur.Aynı zamanda,içerdiği 
    potasyum, cildin kuruyup kırışıklıkların oluşmasını da önler,
  • Çocukların hastalıklardan korunması ve fiziksel gelişiminin tam sağlanması için gerekli olan
    cevherler dolu bir meyvedir.
  • Kabuklarında bulunan uçucu maddenin bazı kanser türlerinin tedavilerinde çok önemli iyileştirici
    bir madde olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
  • Özetle;portakalı ve diğer narenciye ürünlerini birer hayat iksiri olarak görmeli ve bütün yıl boyunca
    mutlaka bol tüketmelisiniz.Portakalın gerçek değeri daha ileri yıllarda anlaşılacaktır.

 

 
 

Sağlık için "olmazsa olmaz" besinler...

  Uzun ve sağlıklı bir yaşamın anahtarının bilinçli ve dengeli beslenmek olduğu belirlenmiştir. 
Sağlıklı yaşam için binlerce gerekli besin varıdr.Ancak bazıları vardır ki bu besinler mutlaka
alınmalıdır.Yumurta, yoğurt, fasulye, portakal, yulaf, domates, mısır gevreği,bal,polen ve som
balığının,yaşam boyunca sofradan eksik edilmemesi gerekmektedir.Bu besinler yıllardır bu
konuda çalışan uzmanların ortaya çıkardığı sonuçlardır.Bu besinleri iyi tanıyalım.
 
-
Yumurta: Bir yumurta, yarım kilo tavuk, balık veya et ile aynı miktarda protein içeriyor. Ayrıca
kan için gerekli olan K vitamini, selenyum ve B vitamini de bulunuyor. Eğer az yağlı bir diyet
uygulanıyorsa, günde 1 tane yumurtanın kandaki kolesterol seviyesi üzerinde olumsuz bir
etkisi olmuyor. Ancak en iyisi rafadan yemek.

 
 

- Fasulye: Yarım kase fasulye, bir kilo tavuk veya et kadar protein, 7 gram lif (günlük
lif gereksiniminin yüzde 30'u), demir ve bir miktar B vitamini içeriyor.
Fasulye gibi az yağ içeren bazı besinler, kasları güçlendirme özelliğine sahip. Ayrıca kalp için
yararlı olan lifleri ve kanda oksijen taşınmasında görev alan hemoglobinin yapısına katılan demiri de içeriyor.

 

- Yoğurt: Protein ve B vitaminin yanı sıra 150 gramlık bir kase yoğurt günlük kalsiyum
gereksiniminin yüzde 25-35'ini içeriyor. Ayrıca sağlık için yararlı olan aktif bakteriler, kültürler de
yoğurtta bulunuyor. Düşük kalorili olması ve az yağlı olanların üretilmesi ile yoğurt diyet listesinde
yer alıyor.Uzun ömür besinidir...100 yaşın üstündeki tüm insanlar her gün düzenli yoğurt yediklerini söylemişlerdir...

 

 

 

 

 

 

İnek ve diğer süt verici hayvanlardan elde ettiğimiz süt ürünleri,yaşamımızın temel
gereksinimlerinden olan pek çok vitamin ve mineralleri taşımaktadır. Ancak burada önemli olan doğallığı bozulmamış şekilde temin edip kullanabilmektir.

 

 

Zayıflamak isteyen yoğurt yesin
 
Erciyes Üniversitesi Atatürk Sağlık Yüksekokulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı
Prof. Dr. Neriman İnanç, kalsiyum ve fosfor içeriğiyle kemikleri koruyan yoğurt ve sütte
yoğun olarak bulunan KLA'nın (Konjuge Linoleik Asit) karın yağlarını eriterek zayıflamayı
sağladığını, kanser ve kalp hastalıklarını da önlediğini açıkladı.

Prof. Dr. İnanç, özellikle kadınların günde yarım kilo yoğurt veya iki su bardağı süt içmesini önerdi.

Prof. Dr. Neriman İnanç, yoğurdu, ilk önce olarak Orta Asya Türkleri'nin kullandığını belirterek şunları söyledi:

"Geleneksel Türk yoğurdunun sağlık açısından sayısız yararları bulunmaktadır. Yoğurtta bulunan
bakterileri keşfeden Rus bilim adamı Metnichef, Nobel ödülü kazanmıştır. Son olarak başkanlığımızda
bir araştırma yaptık. 12 kadın hasta üzerinde, yani, beden kitle endeksine göre şişman olup, bu endekse
göre verileri normalde 20 olması gerekirken 25 olan deneklerle çalışma yaptık. Beden kitle endeksi
sonuçlarına göre yani boy ve kilo karşılaştırmasında şişman oldukları saptanan bu kadınlara,
iki ay boyunca yoğurt ve sütte bol miktarda bulunan ve bir yoğurt asidi olan KLA'yı ikişer gramlık
tablet olarak verildi. Çalışmadaki kadınların, ağırlıklıkları ile bel ve kalça çevre ölçümlerinde ve
kan yağı düzeylerinde azalma olduğu görüldü. Bel ve kalça çevresindeki, karın bölgesindeki
yağlanmanında azaldığı saptandı. Karın bölgesindeki yağlanma, kalp hastalıkları için risktir.
O nedenle yoğurt başta olmak üzere süt ürünlerinde bulunan KLA'dan yararlanmak için şişman
olanların günde yarım kilo yoğurt yemesi gerekmektedir. Yarım litre yani iki su bardağı süt de aynı
etkiyi yapmaktadır. Özellikle, menapoz dönemindeki kadınların hem sağlıkları açısından hem de
şişmanlamamaları açısından günde yarım kilo yoğurt yemesi gerekir.''

‘KANSER VE KALP HASTALIKLARINI ÖNLÜYOR'

Prof. Dr. Neriman İnanç, son yıllarda yapılan çalışmalar yoğurdun kalp hastalıkları ve kanseri de
önlediğini ve bağışıklık sistemini güçlendirdiğini kaydetti. Proteinleri kaliteli olan yoğurtta,
bu proteinlerden elde edilen bioaktif peptidlerin tansiyonu düşürdüğünü, tromboz (pıhtı)
oluşumunu önlediğini ve bağışıklık sistemini koruduğuna vurgulayan Prof. Dr. İnanç söyle devam etti:

"Yoğurda has bir yağ asidi olan KLA ve Spingolipidler Meme'in, bağırsak kanserine karşı koruyucu
özelliği bulunuyor. Bu yağ asidi aynı zamanda yağ dokusun azaltıp, kas dokusunu artırıyor.
Sporcular ve zayıflamak isteyenler için yararlı. Ayrıca, yoğurt yapımında kullanılan ‘probiyotik' adı
verilen bazı bakteriler de bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve ishal gibi yaygın enfeksiyonları önlüyor.
Probiyotikler kanser oluşturan maddeleri açığa çıkaran enzimleri azaltıyor, kolesterolü düşürüyor,
HDL denilen iyi kolesterolü artırıyor, dolayısıyla kalp hastalıklarına karşı koruyucu etki gösteriyor.
'' Prof. Dr. Neriman İnanç, yoğurdun enerjisini sağlayan karbonhidrat kaynağı ‘laktoz'un içerdiği ‘galaktoz'
nedeniyle de beyin ve sinir dokusunun gelişiminde de görev aldığını belirterek, "Laktoz mideden
bağırsağa geçerek burada asit ortamı oluşturup zaralı bakterilerin gelişimini engelliyor. Yoğurdun
içerdiği kalsiyum ve fosforun emilimini artırarak kemiklerimizi ve dişlerimizi güçlendiriyor'' diye konuştu.

 

- Portakal: C vitamini bakımından zengin olan portakalın bir tanesi ile günlük folik asit
gereksiniminin yüzde 10'u karşılanabiliyor. Portakal, bünyesinde lif ve potasyum da barındırıyor.
C vitamini cilde esneklik veren kolajenin yapısına katılıyor ve de demir emilimine yardımcı oluyor.
Portakal suyu, kabukları soyulmuş portakala göre daha az lif içerir.

 

 

- Yulaf: Lif deposu olan bir kase haşlanmış yulaf, 145 kalori ve yüksek enerji verici 25 gram
proteine sahip. Aromalı yulaf ezmesi ise kalsiyum, demir ve diğer besleyicileri de bünyesinde taşıyor.
Bolca lif içeren yulafın kolesterol düşürücü özelliği bulunuyor. Yulaf ezmesi kendinizi suçlu hissetmeden
yiyebileceğiniz yegane besin özelliğini taşıyor. Sindirimi hızlandırdığı için de diyet reçetelerinde tercih ediliyor.

 

- Domates: C vitamini bakımdan zengin olan domates A vitamini gereksiniminin
de yüzde 10'unu içeriyor. Ayrıca bünyesinde kanser önleyici antioksidan maddesi bulunuyor.
Yapılan araştırmalara göre bolca domates yiyen kadınlarda göğüs ve yumurtalık kanseri riski azalıyor.
Domatesin kalp krizi riskini düşüren özelliği de bulunuyor. Ancak domatesle hazırlanan bazı soslar çok
fazla yağ içerdiğinden kalorisi de çok yüksek oluyor. Günde bir domates yemek sağlık için vazgeçilmez
bir alışkanlık olmalıdır...Tüm diğer besinlerde olduğu gibi domateste de hormonsuz,doğal ve organik
üretilmiş domatesler tercih edilmelidir.

BİR GAZETE HABERİ:

Kanser düşmanı yiyecekler


 

 
Brokoli ile domatesin prostat kanseriyle mücadelede en yararlı besinler olduğu belirtildi.

17.01.2007 09:04

 Illinois Üniversitesi’nden araştırmacılar, brokoli ile domatesin özellikle
birlikte tüketildiğinde, tümörün gelişmesini engellediğini ortaya çıkardılar.

Prostat kanserinin, erkeklerde en sık görülen kanser türlerinin başında
geldiğine dikkat çeken uzmanlar, bu hastalığa yakalanan kişilerin her gün bir porsiyon brokoli
ile 2-3 adet domatesi birlikte çiğ olarak tüketerek mücadele etmelerini salık verdiler. Brokoli ile
domatesin içerdiği maddelerin birlikte kanser hücrelerine saldırarak büyümelerini engellediği belirtildi.


YÜZDE 40 AZALMA

Illinois Üniversitesi yiyecek bilimi uzmanlarından Prof. John Erdman, "Araştırmalar, her öğünde
taze domates tüketen kişilerin prostat kanserine yakalanma riskini yüzde 40 azalttığını gösteriyor.
Brokolide bulunan sülfür, kanserin gelişmesini geciktiriyor. İki sebze de içerdikleri açısında değişik
ancak birbirini mükemmel bir şekilde tamamlıyor" dedi.

Araştırmacılar, laboratuvarda prostatlı farelerin bir bölümüne, her gün bir miktar domates ve
brokoliyi birlikte yedirdiler. Bir başka grup fareye sadece domates, diğer gruba da sadece
brokoli verildi. 22 hafta sonra, brokoli ve domatesin birlikte verilen fare grubundaki tümörlerin,
diğerlerine oranla daha küçük kaldığı görüldü. Uzmanlar, "Brokoli ile domates birlikte tüketildiğinde, etkisinin güçlü olduğu kesin. Pişmiş domates, belki de çok daha iyi. Burada alınması gereken ders, çeşitli meyve ve sebzeleri değişik şekillerde hazırlayarak tüketmenin gerekliliği" dediler.
  (Hürriyet Gazetesi haberi).

- Mısır gevreği:
Günlük lif gereksiniminin yarısını karşılayabilen mısır gevreğinin bir kasesi 4 gram lif içeriyor. Lif bağırsak kanseri riskini azaltıyor. Aynı zamanda iyi bir demir ve
B vitamini kaynağı olan mısır gevreği günlük kalsiyum ihtiyacı için


- Somon balığı:
  Bir porsiyon somon balığı 19 gram protein ve bolca Omega-3 içeriyor. Omega-3 kalp krizi riskini azaltarak kan basıncını kontrol altına alıyor. Ayrıca tüm balıkların bilinen genel yararlarını da taşımaktadır.Somon balığı alabalık familyasındadır ve solona en yakın balıklar, alabalık türleridir.
    Somon baylığı  bulamazsanız alabalık türlerinden yiyebilirsiniz.Ama elbette soğuk sularda yaşayan doğalları,suni yemle beslenen alabalıklardan her bakımdan üstün değerdedir.Karadeniz ve Erzurum yöresinde bol vardır.

 
 


 

 
 


EKSTRA-EKSTRA DOĞA MUCİZESİ BESİNLER:
POLEN VE BAL..
.

Polen ve bal hakkında geniş bilgi almak için burayı tıklayınız..

Bal hakkında geniş bilgi almak için burayı tıklayınız..

Elma'nın benzersiz yararları hakkında bilgi almak isterseniz...

            

                                      ANA SAYFA