| |
Portakal: C
Vitamininden Çok Daha Fazla...
Portakalın
yararı C vitaminiyle sınırlı değildir. O, içerdiği 20 den fazla
cevherlerle,manavlarda değil,eczanelerde satılması gereken gerçek bir
ilaçtır,iksirdir...Hem besler,hem korur,hem de pek çok önemli
hastalıkta,etken maddeleri bilinçli uygulandığında tedavi
eder...
Portakalın kimlik Kartı
Portakal, turunçgiller
familyasından bir ağaç. Boyu 2-10 metre arasında değişiyor. Yaprakları
sert, dayanıklı ve düz kenarlı. Kabuklarından portakal esansı elde
ediliyor. Eczacılıkta ve gıda sanayisinde kullanılıyor. Çiçeklerinden de
portakal çiçeği esansı yapılıyor. Portakalın çekirdekli ve çekirdeksiz
çeşitleri var. Çekirdeksiz cins olan yafa portakalı Finike, Mersin ve
Hatay'da yetişiyor. Kalın kabuklu ve uzunca meyveli. Kabuklarından reçel
yapılır. Dörtyol portakalı ise çekirdekli. İnce kabuklu ve sulu.
Washington, çekirdeksiz, Güney Anadolu ve Doğu Karadeniz'de Rize
çevresinde yetişiyor.
İlaç
gibi...
Kar, kış,
soğuk ve kaçınılmaz olarak peşimizi bırakmayan grip, soğuk algınlığı...
Hemen hepimiz portakalı grip tedavisinde kullanırız. C vitamini deposu
olduğunu da biliriz. Ama hem C vitaminin yararları, hem de portakalın
yararları bildiklerimizle sınırlı değil. Portakal C vitamininin yanı sıra
B vitamini, potasyum, kalsiyum, magnezyum da içeriyor. Lifler, organik
asitler ve şeker açısından da zengin. Ve tüm bu içerdiklerinin vücudumuza
çeşitli yararları var. Portakal,kanseri önlemeden,kanı
temizlenmesinden karaciğeri çalıştırmaya, cildi güzelleştirmekten anormal
doğumları önlemeye kadar pek çok şeye yarıyor.
|
 |
| |

|
|
C vitamini
C ve
B vitamini açısından zengin olan portakal, insana dinamizm veriyor.
Portakal içindeki C vitamini ince ve kalın damarların yumuşak kalmasını
sağlıyor. Damar tıkanıklığını önlüyor. Vücuttaki direnci arttırıyor. Kanın
durulmasına ve temizlenmesine yardımcı oluyor. Hazmı kolaylaştırıyor.
Enerji veriyor. Portakal
reçeli ise karaciğeri çalıştırıyor. Yapılan
araştırmalar, bacaklarda meydana gelen periferik damar hastalığının
(Peripheral artery disease-PAD), damarlarda meydana gelen yağ
birikmesinden kaynaklandığı ve kalp ile felç riskini de körüklediğini
ortaya çıkardı. Araştırmalarda PAD hastalarında, PAD hastalığı olmayan
insanlara göre iki kat daha fazla C vitamini eksikliği görüldü.
Bir
dizi başka araştırmada da, C, E vitaminleri ve beta-kerotenin,damar
tıkanmalarını önleyici etkisi saptandı.
Folik asit
Portakalda B vitamini
çeşidi olan folak ve folik asit de bulunuyor. Folik asit, hamilelik
boyunca ve özellikle ilk üç ay çok gerekli. Bebekte Spina Bifida gibi
anormalliklerin oluşmasını engelliyor. Alyuvarların oluşmasına yardımcı
oluyor, aynı zamanda yemeklerdeki besleyici maddelerin vücut tarafından
emilmesini sağlıyor. Folik asit, portakal suyunun yanı sıra yeşil yapraklı
sebzeler, ciğer, yumurta, tahıllar, portakal suyu, maya ve bira mayasında
da bulunuyor. Günlük doz kadınlar ve erkekler için 200 mikro gram olarak
saptanmış. Regl döneminde kadınların günlük dozlarını 400 mikro gram kadar
yükseltmeleri gerekiyor.
Lifler
Lifler
ise, sindirim sistemini düzenliyor, bazı kanser türlerine ve kalp
hastalıklarına yakalanma riskini azaltıyor.
Kullanımı
Vücudumuz
C vitamini üretmiyor, bu nedenle dışarıdan almamız gerekiyor. Günlük C
vitamini ihtiyacımız 50-70 miligram. Bir portakalda 90 miligram C vitamini
bulunuyor. Sigara içenlerde ve enfeksiyonlar sırasında C vitamini ihtiyacı
yaklaşık 2 katına çıkıyor.Sabah kahvaltısında içilen bir bardak portakal
suyu, güne dinamik başlamak ve pek çok hastalıktan korumak için idealdir.
Bileşimi:
Yapısında C, B bir, B iki ve PP
gibi çok sayıda vitamin, başta kalsiyum ve potasyum olmak üzere çeşitli
madensel tuzlar ve oligo-elementler, meyve şekerleri ve karoten bulunan
portakalın pekcok yararlan var. Portakal suyunun
pembe ve kırmızısı daha yararlı
Portakal ve greyfurt suyunun pembe renkte olanı
sarısından daha yararlıdır! Kırmızısı ise en iyisidir. Greyfurt ve
portakalın iç renginin koyu kırmızı olması, bol bol ‘‘Likopen’’
içerdiğinin bir göstergesidir. Domateste de bol miktarda bulunan bu
yararlı karotenoid, başta prostat kanseri olmak üzere pek çok kansere
karşı koruyucudur. Likopen antioksidan aktivitesi de olan, cilt ve beden
yaşlanmasını erteleyen son derece yararlı bir besindir.
Kan basıncı
yüksekliği sorununuz varsa, damar tıkanma riskiniz mevcutsa, her gün
düzenli olarak düşük dozda aspirin kullanmaya daha çok özen
göstermelisiniz. Aspirini özellikle gece yatmadan evvel içmeyi tercih
edin. Yeni çalışmalar böyle bir alışkanlığın hem daha iyi uyumanıza hem de
daha güvenli bir kan basıncı kontrolüne destek sağlayacağını
göstermektedir.
| |

|
Cildi
güzelleştirir:
Yapısında
karoten bulunduğu ve kanı temizlediği için portakal aynı zamanda cildi
güzelleştirir
ve ona tatlı bir pembelik kazandırır. Güney Fransa'da
ve İtalya'daki köylü kızları, ciltlerinin parlaklığı ve pembeliğini
portakala borçlu olduklarını söylerler. Kabuklarındaki esans sivilcelere
sürüldüğünde biraz yanma yapar ama 2 ayda ortadan
kaldırır.
Soğuk algınlıklarına karşı doğal
ilaçtır: İçinde bol miktarda C vitamini bulunduğundan
organizmayı grip ve nezle gibi kış hastalıklarına,
soğuk algınlıklarına
karşı korur.
Diğer
yararları: 1. Kanı
zehirlerden temizler. 2. Sanlığa ve karaciğer hastalıklarına karşı
etkili bir doğal ilaçtır. 3. Bağırsakları yumuşak tutar. 4. Bedene
güç ve enerji verir. Organizmanın vitamin ve madensel tuz gereksinimini
karşılar.
Özellikle gelişme dönemlerinde çocuklara bol bol portakal
yedirmekte yarar vardır. 5. Portakal ağacı çiçeklerinin kaynatılmasıyla
elde edilen su spazmı giderir, damar sertliğini ve felci önler.
Portakal
kabuk esansında da aynı olumlu etkiler
mevcuttur.
PORTAKALI ÖZETLERSEK:
Bileşimindeki etken
maddeler
- C vitamini
- Karbonhidrat
- Potasyum
- Folik Asit
- Bioflavin
Genel faydaları:
- Soğuk algınlığı, grip, kas
incinmesi, kalp hastalıkları ve felçten korur,
- Portakal suyundaki bir antioksidan
olan bioflavin damarları ve kılcal damarları güçlendirerek
kalbin zarar
görmesini engeller, ezik ve çürüklerin daha çabuk
iyileşmesini sağlar,
- İçerdiği C vitamini ve folik asit
sayesinde öksürüğü azaltır,
- Kanın pıhtılaşmasını,mide ve
pankreas kanserini önleyici etkisi vardır,
- İçerdiği yüksek potasyum
tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur.Aynı zamanda,içerdiği
potasyum, cildin kuruyup kırışıklıkların oluşmasını da önler,
- Çocukların hastalıklardan
korunması ve fiziksel gelişiminin tam sağlanması için gerekli olan
cevherler dolu bir meyvedir.
- Kabuklarında bulunan uçucu
maddenin bazı kanser türlerinin tedavilerinde çok önemli iyileştirici
bir madde olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
- Özetle;portakalı ve diğer
narenciye ürünlerini birer hayat iksiri olarak görmeli ve bütün yıl
boyunca
mutlaka bol tüketmelisiniz.Portakalın gerçek değeri daha ileri
yıllarda anlaşılacaktır.
|
|
 |
|
| |
Sağlık için "olmazsa olmaz"
besinler... |
| |
Uzun
ve sağlıklı bir yaşamın anahtarının bilinçli ve dengeli beslenmek
olduğu belirlenmiştir.
Sağlıklı yaşam için binlerce gerekli
besin varıdr.Ancak bazıları vardır ki bu besinler mutlaka
alınmalıdır.Yumurta, yoğurt, fasulye, portakal, yulaf, domates,
mısır gevreği,bal,polen ve som
balığının,yaşam boyunca sofradan
eksik edilmemesi gerekmektedir.Bu besinler yıllardır bu
konuda
çalışan uzmanların ortaya çıkardığı sonuçlardır.Bu besinleri iyi
tanıyalım. |
| |
- Yumurta: Bir
yumurta, yarım kilo tavuk, balık veya et ile aynı miktarda protein
içeriyor. Ayrıca
kan için gerekli olan K vitamini, selenyum ve B
vitamini de bulunuyor. Eğer az yağlı bir diyet
uygulanıyorsa, günde
1 tane yumurtanın kandaki kolesterol seviyesi üzerinde olumsuz bir
etkisi olmuyor. Ancak en iyisi rafadan
yemek.
- Fasulye:
Yarım kase fasulye, bir kilo
tavuk veya et kadar protein, 7 gram lif (günlük
lif gereksiniminin
yüzde 30'u), demir ve bir miktar B vitamini içeriyor.
Fasulye gibi
az yağ içeren bazı besinler, kasları güçlendirme özelliğine sahip.
Ayrıca kalp için
yararlı olan lifleri ve kanda oksijen taşınmasında
görev alan hemoglobinin yapısına katılan demiri de
içeriyor.
- Yoğurt:
Protein ve B vitaminin yanı
sıra 150 gramlık bir kase yoğurt günlük kalsiyum
gereksiniminin
yüzde 25-35'ini içeriyor. Ayrıca sağlık için yararlı olan aktif
bakteriler, kültürler de
yoğurtta bulunuyor. Düşük kalorili olması
ve az yağlı olanların üretilmesi ile yoğurt diyet listesinde
yer
alıyor.Uzun ömür besinidir...100 yaşın üstündeki tüm insanlar her
gün düzenli yoğurt yediklerini
söylemişlerdir...
|
 
İnek ve
diğer süt verici hayvanlardan elde ettiğimiz süt
ürünleri,yaşamımızın temel
gereksinimlerinden olan pek çok vitamin ve mineralleri
taşımaktadır. Ancak burada önemli olan doğallığı bozulmamış
şekilde temin edip kullanabilmektir.
|
|
Erciyes Üniversitesi Atatürk Sağlık
Yüksekokulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı
Prof.
Dr. Neriman İnanç, kalsiyum ve fosfor içeriğiyle
kemikleri koruyan yoğurt ve sütte
yoğun olarak bulunan KLA'nın (Konjuge Linoleik Asit) karın yağlarını eriterek
zayıflamayı
sağladığını, kanser ve kalp hastalıklarını
da önlediğini açıkladı.
Prof. Dr. İnanç,
özellikle kadınların günde yarım kilo yoğurt veya iki su
bardağı süt içmesini önerdi.
Prof. Dr. Neriman
İnanç, yoğurdu, ilk önce olarak Orta Asya Türkleri'nin
kullandığını belirterek şunları söyledi:
"Geleneksel Türk yoğurdunun sağlık açısından
sayısız yararları bulunmaktadır. Yoğurtta bulunan
bakterileri keşfeden Rus bilim adamı Metnichef, Nobel
ödülü kazanmıştır. Son olarak başkanlığımızda
bir
araştırma yaptık. 12 kadın hasta üzerinde, yani, beden
kitle endeksine göre şişman olup, bu endekse
göre
verileri normalde 20 olması gerekirken 25 olan
deneklerle çalışma yaptık. Beden kitle endeksi
sonuçlarına göre yani boy ve kilo karşılaştırmasında
şişman oldukları saptanan bu kadınlara,
iki ay boyunca
yoğurt ve sütte bol miktarda bulunan ve bir yoğurt asidi
olan KLA'yı ikişer gramlık
tablet olarak verildi.
Çalışmadaki kadınların, ağırlıklıkları ile bel ve kalça
çevre ölçümlerinde ve
kan yağı düzeylerinde azalma
olduğu görüldü. Bel ve kalça çevresindeki, karın
bölgesindeki
yağlanmanında azaldığı saptandı. Karın
bölgesindeki yağlanma, kalp hastalıkları için risktir.
O
nedenle yoğurt başta olmak üzere süt ürünlerinde bulunan KLA'dan yararlanmak için şişman
olanların günde yarım
kilo yoğurt yemesi gerekmektedir. Yarım litre yani iki
su bardağı süt de aynı
etkiyi yapmaktadır. Özellikle, menapoz dönemindeki kadınların hem sağlıkları açısından
hem de
şişmanlamamaları açısından günde yarım kilo
yoğurt yemesi gerekir.''
‘KANSER VE KALP
HASTALIKLARINI ÖNLÜYOR'
Prof. Dr. Neriman İnanç,
son yıllarda yapılan çalışmalar yoğurdun kalp
hastalıkları ve kanseri de
önlediğini ve bağışıklık
sistemini güçlendirdiğini kaydetti. Proteinleri kaliteli
olan yoğurtta,
bu proteinlerden elde edilen bioaktif
peptidlerin tansiyonu düşürdüğünü, tromboz (pıhtı)
oluşumunu önlediğini ve bağışıklık sistemini koruduğuna
vurgulayan Prof. Dr. İnanç söyle devam etti:
"Yoğurda has bir yağ asidi olan KLA ve
Spingolipidler Meme'in, bağırsak kanserine karşı
koruyucu
özelliği bulunuyor. Bu yağ asidi aynı zamanda
yağ dokusun azaltıp, kas dokusunu artırıyor.
Sporcular
ve zayıflamak isteyenler için yararlı. Ayrıca, yoğurt
yapımında kullanılan ‘probiyotik' adı
verilen bazı
bakteriler de bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve
ishal gibi yaygın enfeksiyonları önlüyor.
Probiyotikler
kanser oluşturan maddeleri açığa çıkaran enzimleri
azaltıyor, kolesterolü düşürüyor,
HDL denilen iyi
kolesterolü artırıyor, dolayısıyla kalp hastalıklarına
karşı koruyucu etki gösteriyor.
'' Prof. Dr. Neriman
İnanç, yoğurdun enerjisini sağlayan karbonhidrat kaynağı
‘laktoz'un içerdiği ‘galaktoz'
nedeniyle de beyin ve
sinir dokusunun gelişiminde de görev aldığını
belirterek, "Laktoz mideden
bağırsağa geçerek burada
asit ortamı oluşturup zaralı bakterilerin gelişimini
engelliyor. Yoğurdun
içerdiği kalsiyum ve fosforun
emilimini artırarak kemiklerimizi ve dişlerimizi
güçlendiriyor'' diye konuştu.
|
|
- Portakal:
C vitamini bakımından zengin olan portakalın bir
tanesi ile günlük folik asit
gereksiniminin yüzde 10'u
karşılanabiliyor. Portakal, bünyesinde lif ve potasyum da
barındırıyor.
C vitamini cilde esneklik veren kolajenin yapısına
katılıyor ve de demir emilimine yardımcı oluyor.
Portakal suyu,
kabukları soyulmuş portakala göre daha az lif
içerir.
-
Yulaf: Lif deposu olan bir kase haşlanmış yulaf, 145 kalori
ve yüksek enerji verici 25 gram
proteine sahip. Aromalı yulaf ezmesi
ise kalsiyum, demir ve diğer besleyicileri de bünyesinde taşıyor.
Bolca lif içeren yulafın kolesterol düşürücü özelliği bulunuyor.
Yulaf ezmesi kendinizi suçlu hissetmeden
yiyebileceğiniz yegane
besin özelliğini taşıyor. Sindirimi hızlandırdığı için de diyet
reçetelerinde tercih ediliyor.
  |
|
-
Domates: C vitamini bakımdan zengin
olan domates A vitamini gereksiniminin
de yüzde 10'unu içeriyor.
Ayrıca bünyesinde kanser önleyici antioksidan maddesi bulunuyor.
Yapılan araştırmalara göre bolca domates yiyen kadınlarda göğüs ve
yumurtalık kanseri riski azalıyor.
Domatesin kalp krizi riskini
düşüren özelliği de bulunuyor. Ancak domatesle hazırlanan bazı
soslar çok
fazla yağ içerdiğinden kalorisi de çok yüksek oluyor.
Günde bir domates yemek sağlık için vazgeçilmez
bir alışkanlık
olmalıdır...Tüm diğer besinlerde olduğu gibi domateste de
hormonsuz,doğal ve organik
üretilmiş domatesler tercih
edilmelidir.
BİR GAZETE HABERİ:
|
Kanser düşmanı
yiyecekler
 
|
| |
Brokoli ile
domatesin prostat kanseriyle mücadelede en yararlı besinler
olduğu belirtildi.
17.01.2007 09:04 |
Illinois
Üniversitesi’nden araştırmacılar, brokoli ile domatesin
özellikle
birlikte tüketildiğinde, tümörün gelişmesini engellediğini
ortaya çıkardılar.
Prostat kanserinin, erkeklerde en sık görülen kanser türlerinin
başında
geldiğine dikkat çeken uzmanlar, bu hastalığa yakalanan
kişilerin her gün bir porsiyon brokoli
ile 2-3 adet domatesi birlikte çiğ olarak tüketerek mücadele
etmelerini salık verdiler. Brokoli ile
domatesin içerdiği maddelerin birlikte kanser hücrelerine
saldırarak büyümelerini engellediği belirtildi.
YÜZDE 40 AZALMA
Illinois Üniversitesi yiyecek bilimi
uzmanlarından Prof. John Erdman, "Araştırmalar, her öğünde
taze domates tüketen kişilerin prostat kanserine yakalanma
riskini yüzde 40 azalttığını gösteriyor.
Brokolide bulunan sülfür, kanserin gelişmesini geciktiriyor. İki
sebze de içerdikleri açısında değişik
ancak birbirini mükemmel bir şekilde tamamlıyor" dedi.
Araştırmacılar, laboratuvarda prostatlı farelerin bir bölümüne,
her gün bir miktar domates ve
brokoliyi birlikte yedirdiler. Bir başka grup fareye sadece
domates, diğer gruba da sadece
brokoli verildi. 22 hafta sonra, brokoli ve domatesin birlikte
verilen fare grubundaki tümörlerin,
diğerlerine oranla daha küçük kaldığı görüldü. Uzmanlar, "Brokoli
ile domates birlikte tüketildiğinde, etkisinin güçlü olduğu
kesin. Pişmiş domates, belki de çok daha iyi. Burada alınması
gereken ders, çeşitli meyve ve sebzeleri değişik şekillerde
hazırlayarak tüketmenin gerekliliği" dediler.
(Hürriyet Gazetesi haberi).
 
- Mısır
gevreği: Günlük lif
gereksiniminin yarısını karşılayabilen mısır gevreğinin bir kasesi 4
gram lif içeriyor. Lif bağırsak kanseri riskini azaltıyor. Aynı
zamanda iyi bir demir ve
B vitamini kaynağı olan mısır gevreği
günlük kalsiyum ihtiyacı için

-
Somon balığı:
Bir porsiyon somon
balığı 19 gram protein ve bolca Omega-3 içeriyor. Omega-3
kalp krizi riskini azaltarak kan basıncını kontrol altına
alıyor. Ayrıca tüm balıkların bilinen genel yararlarını da
taşımaktadır.Somon balığı alabalık familyasındadır ve solona
en yakın balıklar, alabalık türleridir.
Somon baylığı bulamazsanız alabalık türlerinden
yiyebilirsiniz.Ama elbette soğuk sularda yaşayan
doğalları,suni yemle beslenen alabalıklardan her bakımdan
üstün değerdedir.Karadeniz ve Erzurum yöresinde bol vardır.
|
 |
|
 |
| |
|
|
|