İlaç endüstrisinin ‘ne pahasına olursa olsun daha fazla ilaç satma ve daha fazla kâr etme’ hedefiyle yaptıkları oyunlar, gazetelerde sıkça yer alıyor.
Ray Moynihan ve Alan
Cassels tarafından kaleme alınan ve ilaç endüstrisinde dönen
dolapları gözler önüne seren bu eseri tüm doktorlar, eczacılar,
hatta ilaç kullanan herkes mutlaka okumalı.

KİTABI İNCELEMEK VEYA SATIN ALMAK İSTERSENİZ LİNKİ
AŞAĞIDA
http://www.amazon.com/gp/reader/1560256974/ref=sib_dp_pt/002-5767964-2426469#reader-link
|
|
İLAÇ ENDSÜRTİSİNİN İÇ YÜZÜ
Yaklaşık 30 sene önce Ivan İllich isimli bir düşünür,
genişleyen tıbbi yapılanmanın hayatın kendisini "tıbbileştirdiğini",
insanın ölüm ve acı çekme gerçeğiyle başa çıkabilme yetisinin
çökertilmeye çalışıldığını ve gittikçe daha fazla sıradan insanın
hasta sınıfına sokulduğunu söyleyerek dikkatleri bu konuya çekmişti.
"Henüz hastalanmamış ya da iyileşme umudunu kaybetmiş insanlar
üzerinde nüfus kuran kurmaya çalışan" tıp sistemini eleştirmişti.
On yıl önce tıp yazarı Lynn Payer "hastalık
çığırtkanlığı" adını verdiği bir süreci tanımladı: Daha fazla hasta
görebilmek ve daha fazla ilaç satabilmek için hastalık sınırlarını
lüzumsuz bir biçimde genişleten doktorlar ve ilaç şirketleri. Daha
sonraki senelerde bu yazılar daha da geçerli oldu çünkü endüstrinin
pazarlama kükreyişi daha gür, sağlık sistemi üzerindeki pençesi daha
da kuvvetli bir hâle geldi.
Bugün, dünyanın en büyük
ilaç şirketlerinin pazarlama stratejileri saldırgan bir biçimde
sağlıklı ve iyi durumdaki insanları hedefliyor. Günlük hayatın
olağan iniş çıkışları sinir rahatsızlıkları oldu; genel şikayetler
korkutucu hastalıklara dönüştürüldü ve gittikçe daha fazla sağlıklı
insan hastaya çevrildi. İçimizdeki ölüm, yaşlanma ve hastalık
korkularını kaşıyan 500 milyar dolarlık ilaç endüstrisi, yaptığı
promosyon kampanyalarıyla insan olmanın anlamını değiştiriyor. Hayat
kurtarıp acıları azalttıkları için alkışlanabilecek ilaç devleri,
artık sadece hasta insanlara ilaç satmakla tatmin olmuyor.
Bir yanda kuvvetli bir tedaviden fayda görebilecek,
gerçekten ciddi bir biçimde hastalık acısı çeken veya çok yüksek
risk taşıyan insanlar var. Diğer yanda ise göreceli olarak daha
sağlıklı insanlar, kendilerine hastalık damgası vurulup ilaç
yazıldığında büyük sakıncalara, aşırı derecede yüksek maliyetlere ve
zaman zaman ölümcül olabilecek yan etkilere katlanmak zorunda
kalıyorlar. Bu geniş saha, onmilyarlarca insanlık yeni potansiyel
hastalıklar pazarını oluşturuyor. Bu pazar ise, ilaç endüstrisinin
milyar dolarlık promosyon bütçelerinin ana hedefi.
SEVİYELİ İLİŞKİ
Bir araştırmacının açık
yüreklilikle belirttiği gibi, hekimlerle ilaç endüstrisi arasındaki
ilişki artık ‘bir yaşam biçimi’ halini aldı. Bu iç içelik, hastane
çalışanları ve stajyerler için bedava pizzayla başlar, ondan sonra
da hiç bitmez. ABD’li doktorlar eğitim hastanelerinden mezun olup
uzmanlık alanlarında çalışmaya başladıklarında her gün karşılarına
çıkacak seksen bin kişilik güçlü bir ilaç satış temsilcisi ordusu,
yüzlerinde bir gülümseme, ellerinde sıcak çörekler, en yeni ilaçlar
ve en son hastalıklar hakkında dostane tavsiyeler ile kendilerini
beklemektedir. Bu ilişkileri araştıranlara göre bu adımlar, endüstri
ile doktorlar arasında ömür boyu sürecek bir ilişkinin temelleridir.
HERKES OKUMALI
‘’Satılık
Hastalıklar’’ kitabının amacı, adı zaten kirlenmiş ilaç endüstrisini
veya bu endüstrinin birçok değerli ürününü karalamak değil. Amaç,
dışarıdaki saygın meslektaşları gibi güvenilir ve etkin tedavi
yöntemleri bulmaya çalışan, ilaç şirketlerinin dürüst ve prensipli
çalışanlarını kötülemek de değil. Tam tersine, plânımız ilaç
pazarını genişletebilmek adına endüstri tarafından kurulmuş
promosyon makinesinin, olağan hayatı nasıl da hastalıklara
dönüştürdüğünü deşifre etmek.
ahmetrasimk@mynet.com
http://www.amazon.com/gp/reader/1560256974/ref=sib_dp_pt/002-5767964-2426469#reader-link

