İlaçla Tedavide Bir Reform Yaratan Araştırmacı
![]() |
![]() ![]() |
![]() |
Merhaba Atabay Beydaha önce sizden sedef hastalığı tedavisi için bitkisel karışımlar almıştık. 8 aylık tedavi sonrasında sedef lezyonları tamamen yok oldu. aradan 1 yıl geçti ve şükürler olsun ki hastalık tekrar etmedi.size minnetimizi anlatmakta teşekkür kelimesi kifayetsiz kalmakta... sizden ve yaptığınız karışımlardan faydalanabilmeleri için bunu herkese anlatıyorum.yazık ki şuan için babamın ciddi bir rahatsızlığı var. ve yine sizin yardımınıza ihtiyacımız var. 3 aydır babama sürekli testler yapılıyor hastalığı akciğerinde. 1 ay önce yapılan testlerde sonuçların iyi olduğu söylendi. 10 gün önce tekrarlandı ve kanserden şüphelendiler.ilk etapta doktor % 70 kanser dedi ancak test sonuçlarının sınırda çıktığını kanser olmadığını söylüyorlar. şuan sadece evde ilaç tedavisi görüyor.bu durumda sizin bize önerebileceğiniz bir tedavi olabilir mi ? şuan ilaç kullandığından bitkisel ilaçların yan etkisi olabilir mi ? ilaç tedavisi 10 gün sonra bitiyor.Babam 54 yaşında.teşekkür ederimhoşça kalın
|
Merhaba Atabay bey;
ben İzmir karşı yakadan elmas Tütüncüoğlu. Belki
hatırlamanız zor olabilir ama 1993 yılında (10 yaşında iken) sayenizde
sedef hastalığını yenmiştim. Yıllardır derdine derman arayan kimi
gördüysem kesinlikle size yönlendiriyorum. Her zaman sağlığınıza
duacıyız.. Slm.
|
![]() |
![]() ![]() ![]() |
TIPTA SEDEF HASTALIĞININ ÇARESİ YOKTUR. İŞTE BİR ÖRNEK MAİL DAHA..
----- Original Message -----
From: Vildan ENDAM
To: bilgi@atabayguveloglu.com
Sent: Wednesday, June 14, 2006 10:15 AM
Subject: Sedef hastalığı
Sayın Güveloğlu,
Benim oğlum’un başında yaklaşık 10 sene önce başlayan 10 kuruş büyüklüğünde kafanın kulak üstü bölümünde (3, 4 tane) yaralar oluştu. Teşhis Sedef hastalığı dendi. Muhtelif cilt uzmanlarına ve dermotoloji doktorlara götürmeme rağmen kullandığı hiçbir ilaçlar netice vermemiştir. (Bu yaralar kış aylarında daha çok yaz aylarında da azalma gösteriyor)
Başta Cildiyeci Agop bey daha sonra Adem Köşlü nün tüm tedavileri neticesiz çıktı. (Bu arada ismini hatırlayamadığım muhtelif cildiyeciye de götürdüm)
Oğlum şu an 24 yaşında ve hala bu yaralar yüzünden sosyal yaşantısında içine kapanık bir insan oldu.
En son Alman Hastanesinde Dermotoloji uzmanı Ayşe hanım’ın tedavisi de bir netice vermedi. Bu yaralar önce sulu pis kokulu başlıyor daha sonra kabuk şeklinde döküntüler yapıyor. Takdir edersiniz ki yetişkin bir kişinin başında bu tür yaralar insanlara itici geliyor. Sürekli kafasını kazıtıyor. Benim sizden ricam tüm ilaçları denememize rağmen neticeye ulaşamamış olmamızdan dolayı bize yol göstermeniz. En son aldığımız duyumlarda Puva ışını iyi geliyormuş. Ayşe Hanım bunu henüz uygulamadı. Acaba bu ileride cilt kanserine yol açar mı? Ne tavsiye ediyorsunuz. Gerçekten yardıma çok ihtiyacımız var.
Cevabınızı sabırsızlıkla bekliyoruz.
Saygılarımla,Vildan Endam
TÜM BU MEKTUP SAHİPLERİ VE HASTALARI HERBALİST ATABAY GÜVELOĞLU'NUN BİTKİSEL İLAÇLARI İLE 6 AYDA TAMAMEN VE KALICI OLARAK KURTULACAKLARDIR..
BİR BAŞKA ÖRNEK AŞAĞIDA...
----- Original Message -----
From: "seda kubel"
To:
Sent: Thursday, April 13, 2006 10:55 AM
Subject: lütfen yardım edin
Sizi sedef illetinden kurtardığınız bir yakınım önerdi. Adım seda, iki senedir sedef hastasıyım gitmediğim doktor kalmadı bütün ünlü doktorlara gittim fakat hiçbirisi hastalığımı tam anlamıyla geçirmedi. öncelikle şunu belirtmek istiyorum hastalığım bağırsak hastalığımla aynı sürede başladı kabızlık sorunum vardı daha sonra makattan bir hafta boyunca kan geldi hemoroid değil ve neden kaynaklandığı bulunamadı iki hafta içinde 9 kilo verdim hastalığım geçmeye başladığında sedefimde düzeldi fakat 9 ay sonra yaşadığım bir üzüntüyle bir gecede her tarafım sedef doldu, sedefli bölgelerim; dirseklerim, kafam, kulaklarım bacaklarımın bazı bölümlerinde, göbeğimde ve etrafında sırtımda bikaç bölümde ufak ufak bulunmakta.
şu anda kabuklanma sorunu geçti gibi ama yaraların olduğu yerlerde beyaz lekeler kaldı her ne kadar bunun güneşle geçtiği söylense de ben hiç bir doktora güvenemiyorum o kadar kötü durumdayım ki psikolojk olarak bi çöküntü yaşıyorum günlerim ağlamakla geçiyor geçse bile tekrar çıkmasından ve ilerde çocuk sahibi olursam onda da bu hastalığın olmasından korkuyorum.
henüz 21 yaşındayım ama çaresizim
Hastalığın adı: psoslaris vulgaris.
Bana da yardım ederseniz çok mutu olurum..
Saygılar sunuyorum.
----- Original Message -----
From: "hanife baydar"
To:
Sent: Wednesday, June 21, 2006 7:22 PM
İsminizi bir arkadaşımdan duydum ve bende sizin bitkisel tedavi yönteminizden faydalanmak istiyorum 35 yaşındayım ve çalışıyorum. 1 yıl kadar önce bir düşük yaptım. ve 2 ay kadar sonra el içlerimde ve ayak tabanlarımda döküntüler ve kaşıntılar belirdi. Dermatologa gittim ve bana Sedef hastası olduğumu söyleyerek ilaçlar verdi ve nemli kalması gerektiğini söyledi.Ancak birkaç ay sonra iyileşme belirtisi göstermiş olsa da şuan eskisinden daha büyük ve sert durumdalar. Sayfanızı okurken Karaciğer ve safra kesesi ile ilintisi bulunduğunu okudum.1997 yılında da Sarılık geçirmiştim (Hepatit A) ve 1,5-2 ay kadar uzun sürmüştü. Zaman zaman özellikle bacaklarımda kitleler oluşmaktaydı. Ankara da ve Zonguldak ta onlarca kere doktora gittim yüzlerce tahlil yaptırdım. Sadece Eritema nodeuzum dediler ve başka bir sonuç ta alamadım. Bununda karaciğerle ilgisi olabilir mi?.
Biraz sorunlu bir geçmişim var. Ama sizin önerilerinizle bundan sonrasını sorunsuz geçirmek istiyorum. Bana önerecekleriniz nelerdir. Teşekkürler.
Hanife BAYDAR /ZONGULDAK
----- Original Message -----
From: AKSU
To: bilgi@atabayguveloglu.com
Sent: Tuesday, November 21, 2006 5:15 PM
Subject: sedef hastalığı hakkında
MERHABA. SİZİN GİBİ YOLUNU İNSANLARA ADAMIŞ VE DE BU YOLDAKİ ENGELLERE RAĞMEN YOLUNA DEVAM ETMİŞ BİR BÜYÜĞÜM OLARAK SİZİ SADECE BU ŞEKİLDE TANISAMDA KENDİ PAYIMA MUTLU OLMAKTAYIM
BENİM SORUNUM SEDEF HASTALIĞI ASKERLİK DÖNEMİMDE YAKALANDIĞIM BU RAHATSIZLIKLA 2000 YILINDAN BERİ ÇEŞİTLİ TEDAVİ ŞEKİLLERİYLE MÜCADELE ETMEKTEYİM.ZAMAN ZAMAN GERİLEME OLSADA SIKLIKLA BELİRLİ BÖLGELERDE ÇIKMAKTA VE BANA RAHATSIZLIK VERMEKTE BU KABUKLU YARALAR. HER SEDEF HASTASI GİBİ BENDE ÇEŞİTLİ YÖNTEMLER İÇİNDE ALOE VERA DAHİL OLMAK ÜZERE O BAHSİ GEÇEN MİNE ECZENESİ ŞARLATANI OLMAK ÜZERE DENEDİM.
SİZDEN RİCAM MERAK ETTİĞİM BİRKAÇ HUSUSTA TEDAVİ YÖNTEMİNİZ HAKKINDA BENİ BİLGİLENDİRMENİZDİR. İŞLERİNİZDE KOLAYLIKLAR VE BAŞARILAR DİLER VERECEĞİNİZ BİLGİLER İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM
SAYGILARIMLA
ORÇUN AKSU
1 - BU VERDİĞİNİZ KÜRLER NE KADAR SÜRMEKTEDİR.BU SÜRE İÇİNDE VE TEDAVİ TAMAMLANDIĞINDA HANGİ GIDALARA DİKKAT ETMEMİZ GEREKİYOR?
2 - KÜRLERİN FİYATI NEDİR VE KAÇ KÜR ALAMAMIZ GEREKİR TEDAVİNİN KALICI OLMASI AÇISINDAN?
3 - SİZİN BİZE BU TEDAVİ KÜRÜNÜ ULAŞTIRMANIZ KAÇ GÜN SÜRER?
TEŞEKKÜR EDERİM
---- Original Message -----
From: amdi sejfedinov
To: bilgi@atabayguveloglu.com
Sent: Friday, June 09, 2006 1:05 AM
Subject: ben makedonyadan
Merhaba ben Makedonya'dan Hamdi, babam 4 yıldır sedef hastalığından hasta tedavi icin Amerika'ya
gitti ama sonuç ayni çaresiz. sizi internette tanıdım size nasıl ulaşabiliriz, şu an babam Makedonya'da
lütfen bize yazınız. Saygılar sunuyorum.
--- Original Message -----
From: "metin yalın"
To:
Sent: Monday, March 13, 2006 8:47 PM
Subject: marmaris'ten merhbalar...
öncelikle tüm hastalara yardımlarınızdan dolayı size teşekkürü bir borç
biliyorum. web te gezinirken sitenizi gördüm ve direk size ulaşmak istedim. bizim
sorunumuz babamın vücudunun çeşitli yerlerinde sedef olması. kendisi
bilgisayardan fazla anlamadığı için kendisinin isteği üzerine ben
yazıyorum. gerekli tüm bilgileri buradan size yazacağım. umarım herkese olduğu
gibi bize de derman olursunuz...
babam 55 yaşında olup 15 yaşından beri sedef hastalığını taşımaktadır. bu
zamana kadar yaptığı tedavilerin hepsi malesef sonuçsuz kaldı. (90 lı
yıllarda SİVAS-BALIKLI GÖLE de gitti.ama oda sonuçsuz kaldı.)
hastalığın ilk başladığı yıllarda çeşitli hastanelerde ışın tedavisi görmüş
ama yinede değişen bişey olmamış.
şu anda doktorun yazdığı DERMOVATE ve BEKNAZON merhemlerini kullanıyor.
vücudundaki sedef yerleri ise: sırt, bacaklar ve kollarda biraz daha yoğun
diğer yerlerde tek tük.
isterseniz size yaralı yerlerin fotoğraflarını da çekip yollayabiliriz...
umarım eksik veya unuttuğumuz bir bilgi kalmamıştır...
inşallah bu e-mailimizi alırsınız,
sizden en kısa zamanda cevap bekliyoruz.
şimdiden çok teşekkürler, saygılar
SEDEF HASTASI İDİ TAMAMEN İYİLEŞTİ:
Adı:F adime Pikli 28 yaşında bayan. Mersin'de oturuyor, ev hanımı.
Eş, ünlü Söğütlü pınar Balık Restaurant ta çalışıyor.
Hastalık ve iyileşme öyküsü:
Eşi Ömer bey ile evlendikten 3 yıl sonra vücudunda ve başında geçmeyen yaralar çıkmaya başlayan Fadime hanımı eşi çeşitli doktorlara götürdü. Çok çeşitli ilaçlar vs. uygulandı ama iyileşeceğine daha da artarak yüzüne kadar yaralarla doldu vücudu. Tam bir çaresizlik içerisinde 4 yıl bu sorunla mücadele ettiler. Tavsiye ile ünlü Herbalist Atabay Güveloğlu' nu bularak bitkisel ilaçlarına başladılar. Tam iki ay bu bitkisel maddeleri içerek ve sürerek uyguladıktan sonra vücudunda sedef hastalığından eser kalmadı... Diğer iyileşen insanlar fibi bu illet geri gelmemek üzere kayboldu.
Güveloğlu,buna karşın tedaviye 6 ay devam etmelerini istedi. Adeta bir kabustan kurtulmuşlardı... Güveloğlu'na minnet borçlular.
Aşağıda, teşekküre geldiğinde görülüyor.

BİR BAŞKA İYİLEŞME ÖRNEĞİ:
Adı: Selver Yıldızhan- 15 yaşında Öğrenci- Gaziantep-
İslahiye'de oturuyorlar.
Hastalık ve iyileşme öyküsü:
Selver henüz 6 aylıkken vücudunda kızarıklıklar belirmiş ve geçmemiş.Babası
çeşitli doktorlara götürmüşler ve sonunda bu kabuk bağlamaya başlayan
hastalığın teşhisini, patolojik tanıdan sonra SEDEF HASTALIĞI olarak
belirlemişler. Velin ilaçlarla bu sorun bir türlü geçmemiş. Ta ki Selver genç
kız olup 15 yaşına gelinceye kadar tüm vücudunu saran bu hastalık bir türlü
iyileşmemiş. 2007 yılının başında babasına bir arkadaşı, Mersin'de bitki özleri
laboratuarı olan ünlü Herbalist Atabay Güveloğlu' nu önermiş. Çıkıp gelmişler
ve Güveloğlu'nun hazırlayıp verdiği bitki özleri doğal ilaçlarını alarak
içirmeye başlamışlar. Üç ay sonra %90 ı temizlenen sedef hastalığı, son üç
aylık yeni ilaçlardan sonra da vücuttan geri gelmemek üzere temizlenip
kaybolmuş.Aile Güveloğlu'na minnettarlık için Mersin'e gelmiş ve elini
öpmüşler.
YİNE BİR GENÇ KIZIN KURTULMA
ÖYKÜSÜ:
Adı:ÖZLEM FIRAT- 20 yaşında bir genç kız. Elazığ'da kalıyorlar.Tel:
0539 646 12 55
Özlem hanım da çocukluğundan bu yana çektiği ve kullanmadığı ilaç kalmadığı
halde bir türlü geçiremediği sedef hastalığından 6 ayda Hebalist Atabay
Güveloğlu'nun bitki özleri ile kurtulmuş:
----- Original Message -----
From: Aysun COLAK
To: atabay güveloğlu
Sent: Thursday, October 25, 2007 11:46 AM
Subject: RE: TEŞEKKÜR
İyi Çalışmalar Atabay Bey;
14 Haziran 2007 tarihinden bu yana Sedef ilaçlarınızı kullanıyorum. Size yazmak için inanın üç buçuk aydır sabırsızlıkla bekledim.
10 yıldır Sedef hastasıyım. Kullandığım ilaçlar geçiriyordu, fakat bıraktığımda tekrar çıkıyordu.
İnternette sedefle ilgili sitelerinizi inceledim, yazılarınızı okudum,hastalarla irtibat kurdum, iyileşme umuduyla ilaçlarınızı kullanmaya başladım. İkinci ayın sonunda iyileşmeye başladı pürüzsüzleşti tamamen yok oldu.
Atabay Bey; size ve tüm çalışanlarınıza sonsuz kere teşekkür ediyorum..
Mailimin sitenizde yayınlanmasını rica ediyorum.
Her şey gönlünüzce olsun.
Aysun Çolak

BU BİR BULUŞTUR VE BİR OLAYDIR!..
HERBALİST ATABAY GÜVELOĞLU'NA GÖRE SEDEF HASTALIĞININ OLUŞUMU VE TEDAVİSİ NASILDIR?
Güveloğlu diyor ki: "Ben bir araştırmacı ve teorisyenim. 20 yılı aşan gözlem, araştırma ve deneyimlerime göre "Psoriazis" yani halk dilindeki adı ile "Sedef hastalığı" kesinlikle bir dermatolojik hastalık, yani deri hastalığı değildir. Vitiligo gibi bu sorunun da dermotolojiden çıkartılması gereklidir. Hastaların yanlış yere yönlendirilmeleri ve oyalanmaları nedeni ile sedefe bu güne kadar çözüm bulamadılar.
Sedef lezyonları, ana sorunun derideki sadece birer semptomlarıdırlar. Yani belirtileridirler. Dıştan bu lezyonlar temizlenmekle bu hastalık geçmiş sayılmaz, kısa sürede tekrarlar.
Sedef, otoümmin, yani bağışıklık sisteminin aksaklığından kaynaklanan bir KARACİĞER ve SİNDİRİM SİSTEMİ yetersizliği sorunudur. Ayrıca sorunun oluşumunda psikosomatik, yani ruhsal, sinirsel bozukluklar etkilidir.
Sedef, "Psikosomatik" ve "Otoümmin sistemi bozukluğu"nun tetikleyici etkisi ile başlar. KARACİĞER çalışmasını yavaşlatır. Ortaya çıkan işlenmemiş maddeler, vücudun bir savunması olarak
bit tür boşaltım organı da olan deriden dışarı gönderilir. Ciltte görülen lezyonlar, bu ana nedenlerin ortaya çıkardığı belirtiler, yani semptomlardır. Sedefin nasıl ortaya çıktığını 22 yıllık araştırmaları ve gözlemlerimin sonucu olarak açıklamak istiyorum. Bu açıklama bu güne kadar dünyanın hiç bir kitap veya belgesinde yayınlanmamıştır. Tamamen kendi çalışma, araştırma ve gözlemlerimin sonucudur. Başarısı binlerce insanda kanıtlanmış bir teorimdir.

ANA NEDENİ STRESTİR : Uzun süreli streslere muhatap olmak, ölüm, ayrılık, ihanet, iflas gibi içinden çıkamayacağı, onur ve gururuna zarar verici düşünsel bunalımlar, beyine bağlı olarak kontrolümüz dışında birbirleri ile koordineli olarak çalışan organlardan bazılarını olumsuz şekilde etkileyerek işlevlerinde aksaklıklar meydana getirmektedir. Bu düşünsel bunalımlar özellikle hassas yaratılışta olan temiz karakterli, duygusal insanların beyin nöron elektriğinin üretimini ve dağıtımını bozmaktadır. Bu aksaklık, bu bozulma ve dalgalanmaların şiddetine göre bezen hipofiz bezesini etkileyerek diyabete, bezen kolonu etkileyerek sinirsel kolit denilen spastik kolon hastalığına, bazen testislere uyarıyı azaltarak oligospermi denilen sperm yokluğunu veya yetersizliğine,bezen da sedef hastalığında görüldüğü gibi karaciğer,safra kesesi ve bağırsaklardan oluşan tüm sindirim sistemini etkileyerek çalışmalarında tenbelleşmeye,yavaşlamaya neden olmaktadır.
SİNDİRİM SİSTEMİ BOZULUYOR: İşte bu yavaşlamanın sonucunda sindirim sistemi, her zaman alınan besinleri, özellikle hayvansal proteinleri, yağları ve toksik maddeleri her zaman olduğu kadar ayrıştırıp değerlendiremiyor. Bu şekilde ortaya çıkan ve kana geçen işlenmemiş ham proteinler ve toksik maddeler, normalde olduğu gibi böbrekler tarafından dışarı atılması gerekirken, vücudun savunma mekanizması olan otoümmin sistem tarafından savunma amaçlı olarak böbreklere gönderilmesi engelleniyor. Bu tehlikeli maddeler eğer böbreklere gönderilse idi, sedef lezyonlarını oluşturan bu kristaller kısa sürede böbreklerin süzme yapan nefron hücrelerinin üzerini ,içini ve üretrayı tıkayarak böbrekleri tamamen çalışmaz hale getireceklerdi. Kanda uzun süreli kalsa idi kısa sürede damarları tıkayarak kalp ve beyin gibi ana merkezleri besleyen arterleri tıkayıp ölüme neden olacaktı.
İnsan vücudunun savunma mekanizması işte bu tehlikeyi bilerek, bu artık maddeleri böbrekler yerine başka bir boşaltım yolu olan deriye yönlendirmektedir. Baştan ikinci şemada da göreceğiniz gibi, derinin bazı bölgelerinde kendisine birer yer açıp bu artık maddeleri derindeki ter gözeneklerinden dışarı atarak hayatiyet taşıyan organlarımız olan böbrekleri, damarları ve bir başka birer artık birikim noktası olabilecek olan eklemleri kurtarmaktadır.
SEDEFİN OLUŞUMUNU VE BU ÖZEL TEDAVİYİ ÖZETLERSEK;
Stres yoğunlaşması sindirim sistemi, karaciğer ve safra kesesinin çalışmalarını yavaşlatıyor. Bunun sonucunda aldığımız besinler, yağlar ve proteinler, sigara alkol vs. gibi toksik maddeler içeren içecekler sindirim sistemi ve karaciğer tarafından tam olarak işlenemiyor. Kana kristal halde işlenmemiş artık maddeler karışıyor. Burada ise vücudumuzun savunma mekanizması devreye giriyor, bu artık maddeler böbreklere gönderildiğinde onların bu kristal artıklar nedeni ile çalışamaz hale gelmesini önlüyor. Bu artık maddeleri de deriye yönlendirerek yine vücuttan atılmasını sağlıyor. Yani, bu ortama girmiş insanın hayatının devamı için iyi ki sedef hastalığı oluyor. Bu artıklar deriden atılmasa idi, sadece böbrekler değil, zamanla tüm damarları tıkar, tüm mafsallarda birikip hareket ettirmez oynatmaz hale getirir, yine beyin damarlarını tıkar ve tüm hayati fonksiyonlarına engel olup insanı kısa sürede öldürürdü. Kısaca, sedef hastalığı, vücudun savunma amaçlı olarak yaptığı bir sorundur. kana geçen artıkların en güvenli organ olan deriden atılarak insanın hayatının kurtarılması olayıdır. Deride görülen lezyonlar hastalık değil ana sorunun birer semptomudur.İçteki kirlilik tamamen temizlenip bittiğinde sedef hastalığı da tamamen bitmektedir. İlaçlarımızın yaptığı da bu temizliktir...
Bu nedenlerle,sedef hastalığı vücudun bir korunma tedbiri olarak ortaya çıkan, hayat kurtaran bir hastalıktır. Bu artık maddeler, yukarıdaki şemada da görüleceği gibi, alt deriden üst deriye doğru bir damar kümelenmesi meydana getirerek zararlı maddelerin derindeki gözeneklerden bir an önce dışarıya atılmasını sağlamaktadır.
Bu şekilde, yani sedef hastalığı olunmakla hem insanların hayatı kurtulmakta, hem de insanlar ciltlerindeki bu sorunu kendi gözleri ile görerek sorununun çaresini araştırmaya girmektedirler."
Güveloğlu; bu teoriden hareketle, bitki özlerinin sonsuz güçlerini kullanarak hazırladığı reçetelerle, sedef hastalığını tamamen gideren içten ana sorunu gideren, dıştan da derideki mevcut lezyonları kaybeden bir doğal tedavi sistemi ortaya çıkartmıştır. bu tedavisi o kadar başarılıdır ki, 1985 den bu yana bu reçetelerini değiştirme, geliştirme gereği bile duymamıştır. Bu reçeteleri ile binlerce sedef hastasını kurtarmıştır. Halen de en çok gönderilen ilaçlar sedef ilaçlarıdır.
| AŞAĞIDAKİ FOTOĞRAFLARDA SEDEFTEN İYİLEŞME ÖRNEKLERİ GÖRÜLMEKTEDİR |
![]() |
![]() ![]() |
![]() ![]() |
![]() ![]() |
![]() ![]() |
![]() ![]() |
![]() ![]() |
![]() ![]() |
![]() ![]() |
![]() ![]() |
![]() ![]() |
![]() ![]() |
| Sedeften kurtulan bayanın önceki ve sonraki hali yukarıdaki resimlerde |
| Tırnaklarda sedef hastalığı aşağıda |
![]() |
![]() |
| Sedef hastası bayanın sırttan görünümü. Herbalist Atabay Güveloğlu'na başvuru için |
Bitkilerin yüzyıllardır çeşitli rahatsızlıklarda kullanıldığını biliyoruz. Bilim ilerledikçe bitkilerin içerisindeki etken maddeler tam olarak ortaya çıkarılmakta ve faydaları daha net anlaşılabilmektedir.